MÜLK O'NUN VARLIK O'NUN

Ziya KESRİKLİOĞLU

16-04-2025 10:44

 Cuma gecesi yurtta bazı illerle birlikte memleketim Malatya'ya da kar yağınca sosyal medyada bazı arkadaşların; "don kayısıyı kötü vurdu; öldük, bittik, mahvolduk. !" gibi paylaşımlarını gördüm. Daha önce de yağan kara, "beyaz kabus! " diye haber yapanları görmüştük.

Bir afete üzülmek insanî bir vasıf.

İlin en önemli geçim kaynağı olan kaysıyı don vurması elbette sevinilecek bir durum değil!

Rabbim beterinden saklasın.

Afetin ekonomik yönü elbette çok önemli

Afetin boyutları en kısa sürede tesbit edilerek Ankara'ya taşınmalı ve destek gecikmemeli!

Lakin üzüntü başka şey, isyan başka!

İnanan bir mümin bunu abartarak; "Nisan ayı ortasında bu soğuk ve kar da neyin nesi? Zaten depremle yıkılan şehir şimdi bu donla daha perişan olacak. Öldük, bittik, mahvolduk.. " dememeli.

Farkında olmadan Alemlerin Rabbini merhametsizlik ya da zulümle itham etmemeli.

Ne yani; sana mı sormalıydı Allah; karı, yağmuru nereye, ne zaman göndereceğini?

Mülk O'nun, varlık O'nun; bizler O'nun mülkünde geçici bir süre nezaret eden bekçileriz!

Şairin ifadesi ile;

"Veren de O, alan da O.

Nedir senden gidecek!

Telaşını gören de mal senin zannedecek...!"

Bakın mülkün asıl sahibi ne buyuruyor;

"Şâyet şükrederseniz, size olan nimetlerimi artırır da artırırım. Nankörlük de ederseniz azabım şiddetlidir. (İbrâhim 14/7)

Ne depremden ne de sel, kar ve don.. gibi diğer afetlerden ne kadar ders aldık. Ne kadar şükrettik de Rabbim nimetlerini arttırmadı?

Acaba hadiselere bir de kerem ve ihsan açısından bakamaz mıyız?

Bir zatın kendi mülkünde tasarrufuna zulüm denemez. Zulüm gayrin hukukuna tecavüzdür. Kerem, ikram ve ihsan salt akıl ve adaletle tartılmaz. Bu nedenle kimsenin Allah'dan bir hak isteme hakkı yoktur. Mülk O'nun. Çiftçinin bir hakkı gasbedilmemiş ki hak dava etsin. Aynen öyle de, O, hiçbir mecburiyeti olmadığı halde tamamen ihsan ve kereminden kiminin rızkını bol eyler kimininkini daraltır. Mülkün tamamen O'nun olduğuna gerçekten inanan bir mümin; 'benimki niye azaldı' diye isyan edemez, hesap soramaz. Sadece Peygamberi'nin de tavsiye ettiği gibi şükrederek ; "daha fazla çalışarak, yoksulu gözeterek, sıla-i rahim yaparak Allah'tan dua ve niyazda bulunarak, rızkının artmasını talep edebilir (Buhari, Buyu, 13)

Malatya'mıza gecmiş olsun diyor. Sözlerimi bir dua ile noktalıyorum.

Rabbim bizleri layıkıyla şükredenlerden eylesin

Nankörlük edenlerden eylemesin

 

 

DİĞER YAZILARI Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan'la Darende 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’la Darende 01-01-1970 03:00 Görünme/ gösterme hastalığı               01-01-1970 03:00 Kur’anın Allah Kelamı olduğunu nereden biliyoruz 01-01-1970 03:00 YENİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI 01-01-1970 03:00 Yavuz Bülent’in gözüyle Malatya… 01-01-1970 03:00 BİR TURGUT ÖZAL VARDI 01-01-1970 03:00 Malatya’da Taziye Evi İhtiyacının Keşfi 01-01-1970 03:00 HANGİNİZ MUHAMMED? 01-01-1970 03:00 BİLGİ TSUNAMİSİ VE ZİHİNSEL OBEZİTE 01-01-1970 03:00 MAHSUNİ ŞERİF : “EDİP, CAN VERDİ TÜRKÜLERİME” 01-01-1970 03:00 YARDIM KOLİSİ İNSANİ DEĞİL! 01-01-1970 03:00 KAR HAVANIN ZEHRİNİ ALIR! 01-01-1970 03:00