Devamı…
Başkan Bozkurt seçim öncesi yapmış olduğu toplantıda Darende için 27 adet proje açıklamıştı. Bunlardan bazı projelerin daha iki yılı dolmadan hayata geçtiğini görmek beni mutlu etti. Bunlardan en önemlisi adeta kangrene dönüşmüş olan ilçenin imar durumuydu. Yargı kararları ile yıllardır kapalı olan imarın açılması gerekiyordu. Vatandaş kendi tapulu imarlı arazisine konut yapamıyordu. Herkes birbirini şikâyet etmiş, birbirleriyle mahkemelik olmuş, şikâyetler sonucunda mahkeme kararı ile imar tıkanmış, kapalı hale gelmişti. Göreve gelir gelmez 6 ay gibi kısa bir sürede kısmi imar uygulamaları yaparak; mahkemelik olan vatandaşları birbirleriyle görüştürüp uzlaştırma yoluyla, ilçeyi imara açtı. Yapılan hizmetlerden önemli bulduğum diğer bazılarını kısaca yazmak istiyorum. Zira hepsini yazmaya bana ayrılan sütun yetmez.
- 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremle birlikte konut ihtiyacı artmasına karşın yukarıda andığım yargısal engel nedeniyle vatandaş kendi arazisine konut yapamıyordu. Başkan Bozkurt bir yandan imarın açılması ile özel teşebbüsler eliyle, diğer yandan yoğun bir diplomasi ile TOKİ marifeti ile yapılan 4. ve 5. Etap deprem konutları tamamlandı ve köy evleri ile birlikte iki yıl içerisinde toplamda yaklaşık 2800 konutun yapımı tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunuldu.
- Doğuda bulunan 12 ili Ankara’ya bağlayan D300 Şehirlerarası kara yolunun transit geçtiği ilçelerden olan Darende’nin bir otobüs terminali yoktu. Kısmen yerel imkânlar kısmen büyükşehir Belediyesi katkılarıyla kısa zamanda yapılarak hizmete açıldı.
· Belediyenin kendi arazisi üzerine 700 megavat lisanslı, toplamda 820 megavat kapasiteli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı hibe projelerinden faydalanılarak yapılan GES projesi hayata geçirildi. Aylık 600.000 ile 800.000 TL arasında gelir getirmesi hedeflenen proje tamamlandı. Enerji izinleri alındı. Bir ay gibi kısa bir süre içerisinde bağlantıları yapılarak faaliyete alınacağı belirtildi.
· Yüz yılı aşkın bir süredir ilçe merkezinde faaliyet gösteren Darende Çarşısı gerek artan nüfus gerekse yaşanan deprem nedeniyle bazı dükkânların riskli hale gelmesi ile ilçeye yakışmıyordu. Çarşının yetersizliği ile deprem nedeniyle adeta bir fırsat yaratan rezerv alan kentsel dönüşüm projesinden yararlanan Alican başkan, içerisinde 400 araçlık otoparkı 300 kişilik konferans salonu bulunan her iş yeri sahibine mevcut yerlerinden metrekare olarak daha büyük dükkânlar planlanarak düşünülen çift katlı bir çarşı projesi hazırlattı. Mevcut çarşının yıkımı ile başlanan proje tamamlandığında ilçe görseline de katkı sağlayacak olan modern bir çarşıya kavuşulmuş, ilçedeki ticaret ve turizme ciddi katkılar sağlanmış olacaktır.
· Hulusi Efendi Vakfı Darende'nin görünen yüzü, yüz akı, hatta lokomotif vitriniydi. Vakıf Darende için sadece dini hizmetler yapan bir vakıf değildi. Vakfın, başta Devlet Hastanesi, eğitim, kültür ve sosyal yardım hizmetleri olmak üzere ‘her canlıya hizmeti’ amaçlayan çok yönlü çağdaş bir yapısı vardı. Bundan 25 yıl önce yayımlanan bir makalemde dediğim gibi, “Vafkın yaptığı yatırım ve hizmetleri çıkarın Darende bir köy hüviyetinde kalır.” Bu nedenle Belediyenin vakıfla uyumlu çalışması son derece önemliydi. Bu önemi bilen Alican Başkan konuya hassasiyetle yaklaşarak teknik nedenlerle yıllardır doğalgazı olmayan vakfın doğalgaza kavuşmasını hem de belediye imkânları ile sağladı. Üstyapısını da belediye yine kendi imkânları ile tamamladı.
Bazı fiziksel hizmetlerini yazmaya çalıştığım başkanın, sosyal ve kültürel belediyecilik adına da başta Tarihi Yusufpaşa Bedesteni restorasyonu ve Darende ile özdeşleşen ‘Aslantaşlar’ın ilçede kalmasının sağlanması olmak üzere birçok önemli hizmetlerine tanık oldum. İmkânları elverdiği kadar anlaşmazlıklar karşısında zaman zaman arabulucu görevi üstlenen, hastası, cenazesi olan her vatandaşın ayrım gözetmeksizin yanı başında olan, daima halkın içinde bir başkan portresi gördüm.
Benim de vaktiyle Av. Cemal Akın başkanımıza vekâleten ödül aldığım bir belediye haber dergisi, Alican Bozkurt’u % 94 vatandaş memnuniyeti ile 2025 yılında en başarılı başkan seçmiş. Ben şahsen genellikle reklam geliri geri dönüşümleri ile varlığını sürdüren böylesi dergilerin ödüllerini fazla inandırıcı bulmam. Geçen iki yılda Darende’ye bu dördüncü gelişim (ikisinde Alican Bey’e uğramadım). Fakat ilçede dostlarım arkadaşlarım var. Bu oranda olmasa da Darende’de Alican başkana olan desteğin seçimde aldığı % 55 oranının çok üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Bunu fevkalade önemsiyorum. Çünkü seçilen Ak Partili başkanların bir kısmının bugünkü halk desteğinin 2024’dekinin gerisinde olduğunu, hatta bugün seçim olsa bazılarının kazanamayacaklarını tahmin etmek zor değil!
Dikkat etmeme rağmen bugün de yazıyı yine uzattığımın farkındayım. İmkân buldukça karayolu ile Malatya’ya her gittiğimde Darende’ye uğramaya çalışacak, Alican başkanı ve yapılanları takibe devam edeceğim. Umarım 5 yılın sonunda vadettiği tüm projeler hayata geçirilerek, bir süredir ihmal edilen Darende hak ettiği hizmetleri alarak, tarihi/turistik kazanımları yanında daha yaşanılabilir bir ilçe hüviyeti kazanır. Sözlerimi tamamlarken sayın başkandan küçük bir rica ile yazıyı noktalamak istiyorum.
BİR RİCA
Darendeli değilim. Artık buraya bin km uzakta yaşıyorum. Alican başkandan kişisel hiçbir talep ve beklentim yoktur. Sadece ondan bir hafta önce vefat eden kendi personeli Sinan Budak isminin Darende veya Ayvalı’da yapılacak olan bir tesise verilmesini rica ediyorum. Bizim geleneğimizde bu var. Çünkü gerçekten de Vefa, sadece İstanbul’da bir semtin adı değil! Hatırlarsa 2012 yılında birlikte çalıştığımız Basın Yayın Müdürümüz Cemal Aslan’ın ani vefatı üzerine ismini Koyunoğlu Mahallesindeki bir Eğitim ve Beceri Merkezine vermiştik. Bunun için Sinan’ın Müdür olması gerekmez. Alican Bey de bu bilinçte bir başkan. Darende’de bu öneriye karşı çıkacak biri olacağını sanmıyorum. Olsa da ona Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi derim:
“… Harabat ehlini hor görme zakir, Defineye malik viraneler var.”