KAR HAVANIN ZEHRİNİ ALIR!

Ziya KESRİKLİOĞLU

27-02-2025 08:50

Kar yağışı, İstanbul başta olmak üzere tüm yurtta etkisini sürdürüyor.

Kış mevsimi gelince bazı haber bültenlerinde şu tür abartılı ifadeler duyuyoruz:
“Beyaz kâbus tüm kenti esir aldı!”
“Dün geceden bu yana aralıksız yağan kar, şehrin üzerine kâbus gibi çöktü!”
“Yollarda mahsur kalan araçlar felaketi yaşadı!”

Ancak temmuz ayı geldiğinde aynı haber siteleri bu kez şöyle manşet atıyor:
“Bu yaz kavrulacağız!”
“Felaket! Yanacağız!”
“Yüzyılın kavurucu sıcakları geliyor!”
“Ekvator sıcakları beş can aldı!”

Olayları abartmada üzerimize yok!

Bir de bazı muhabirler reyting uğruna bu tür haberleri öyle bir ses tonuyla sunuyor ki sanki depremde yıkılan bir binanın önünde konuşuyorlar. Yüksek ve acılı bir sesle yapılan bu sunumlar, halkı paniğe sevk etmekten başka bir işe yaramıyor.

Yaz geliyor, ayrı şikâyet...
Kış geliyor, ayrı şikâyet ve isyan...

Şairin ifadesiyle: “Tanrı da şaşırdı ne yapacağını.”
Ne yapsa yaranamıyor şu sabırsız, had bilmez, şükürsüz insanoğluna...

Nasıl yani?
Kâinatın sahibi Allah, yağmur ya da karı gönderirken sana mı soracaktı?
İyi ki sormuyor!

Eğer bize sorsaydı, işte asıl kâbusu o zaman görürdük! Kâinat hercümerç olur, evrende bir dakika olsun ahenk ve huzur kalmazdı.

Şükür ki Allah, kışın çatısını onarmayan ya da şemsiyesini evde unutan birkaç tedbirsiz kişiyi değil; milyonlarca çiftçinin, hayvanın ve insanın beklediği can suyunu düşünerek gönderiyor yağmuru, karı...

Çünkü O, yalnızca birkaç sabırsız ve bencil insanın değil; âlemlerin Rabbi.

Bu nedenle yağmur ve kar, inanan bir mümin için kâbus değil; rahmettir, berekettir.

Kar, ruhu tedavi eder.
İçimizdeki naif duyguları uyandıran beyazlıktır o.
Deyim yerindeyse, tabiatın inci taneleridir.

Birbirine değmeden,
Değip de dev kütleler gibi bizi yere sermeden,
Başımızı okşarcasına usul usul iner yeryüzüne...

Kar suyu, topraktaki potasyum, kalsiyum ve demir gibi mineralleri çözer, böylece bitkilerin beslenmesini sağlar. Ayrıca yeryüzü ve yeraltı su rezervlerinin en önemli kaynaklarından biridir. Kar yağışı sayesinde barajlar dolar.

Karın bir diğer faydası ise havadaki ve karadaki mikropları yok etmesidir.

Bunun yanı sıra, o minicik kar taneleri sanatın farklı dallarına da ilham kaynağı olur—resim, müzik, edebiyat ve şiir gibi...

Bu nedenledir ki cahil sandığımız büyüklerimiz tıp eğitimi almamış olsalar da şöyle derlerdi:
“Kar, kuru soğuğu kırar, havayı yumuşatır, havanın zehrini alır.”

Ve yine:
“Kar yılı, var yılı; bolluk, bereket yılıdır.”

İnanmayanlara bir sözüm yok!
Herkesin inanmama özgürlüğü var.
Bu özgürlüğü Allah, Kur’an’da da bildiriyor:

“Biz insana yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister inkârcı.”
(İnsan Suresi, 76: 3)

Bu nedenle onlar, cümlenin dışında.

Fakat inandıkları hâlde, küfür ve isyan anlamına gelebilecek ifadeleri nasıl olur da bir mümin düşünmeden kullanır? Bunu hatırlatmadan edemedim.

Rabbim bizleri isyandan, nankörlükten ve manevi körlükten muhafaza buyursun.

DİĞER YAZILARI Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan'la Darende 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’la Darende 01-01-1970 03:00 Görünme/ gösterme hastalığı               01-01-1970 03:00 Kur’anın Allah Kelamı olduğunu nereden biliyoruz 01-01-1970 03:00 YENİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI 01-01-1970 03:00 Yavuz Bülent’in gözüyle Malatya… 01-01-1970 03:00 BİR TURGUT ÖZAL VARDI 01-01-1970 03:00 MÜLK O'NUN VARLIK O'NUN 01-01-1970 03:00 Malatya’da Taziye Evi İhtiyacının Keşfi 01-01-1970 03:00 HANGİNİZ MUHAMMED? 01-01-1970 03:00 BİLGİ TSUNAMİSİ VE ZİHİNSEL OBEZİTE 01-01-1970 03:00 MAHSUNİ ŞERİF : “EDİP, CAN VERDİ TÜRKÜLERİME” 01-01-1970 03:00 YARDIM KOLİSİ İNSANİ DEĞİL! 01-01-1970 03:00