BİR TURGUT ÖZAL VARDI

Ziya KESRİKLİOĞLU

19-04-2025 10:11

Tarih 17 Nisan 2025

Sizi bilmem ama ben On yedi Nisan’larda farklı bir özlem ve hüznü bir arada yaşarım. 65 yıllık yaşamımda yakın/tanık olduğum en sıcak lider, en farklı devlet ve siyaset adamı Turgut Özal’ı kaybetmenin hüznünü yaşarım.

Kısa boyu, tombul bedeni, samimi babacan tavırlarıyla beliriverir karşımda Özal silueti. Hükumet meydanındaki mitigleri, Malatya Malatya türküsüne eşlik edişi ve ardından “Allahınıza gurban!” deyişi gelir gözlerimin önüne..

30 yılı devlet, 10 yılı siyaset adamlığı ile geçen 66 yıllık bir ömründe hataları ile birlikte “hasenat” tarafının ağır bastığına her zaman hüsnü zam ettiğim; On yıllık siyasi hayatında bana göre bana göre uzunca bir zamandan beri hasret kaldığımız “büyük devlet”  imajının yeniden kazandırılması adına ciddi gayretleri olan Özal.

Aramızdan ayrılalı tam 32 yıl geçmiş. Zaman nasıl da çabuk ilerliyor.

İnanılır gibi değil!

…..

Rahmetli Özalla ilgili çok şeyler söylenilebilir. Ardından onlarca kitap ve makale yazıldı. Benim de çok sayıda makalem var.

 Malatya Belediyesinde vefatının ardından çok sayıda anma programı ve etkinlik düzenledik. Bunlardan 2010 yılında düzenlediğimiz “Türk Siyaset Tarihinde Turgut Özal” konulu makale yarışmasında dereceye giren yarışmacılardan kadim dostum, kanaat önderi, yazar Dr. Ali Yalçın (daha sonra aynı isimle yayımladığımız kitapta da yer alan makalesinde) şöyle diyordu:

“ Özal, Türkiye’de köklü değişimleri, siyasi, hukuki, toplumsal ve ekonomik dinamikleri sisteme geri dönüşsüz ve derinlemesine yerleştiren büyük bir reformist, değişim ve dönüşüm lideridir. Attığı her adımla; devleti toleranslı ve bürokrasiden uzak, sistemi şeffaf ve esnek toplumu da açık toplum olmaya zorlayan cesur bir siyasetçidir. Akıllı, adil, halkın acılarına duyarlı, hüzünlü ama yüreğinde kendisine ihanet edenler de dâhil olmak üzere herkese yeteri kadar yer olan büyük bir devlet adamıdır. (Türk Siyaset Tarihinde Turgut Özal, Sh.41 vd.)

….

Her şeyden önce tahkiye yapmayan, inandığı gibi yaşamaya çalışan,  samimi bir mümindi. Bugün bazı siyasi liderlerin yaptıkları gibi Ramazanda ayet okuyan, Cemevinde Hacı Bektaştan, Diyarbakır mitinginde, “Kürtlerin kendilerini eşit yurttaş hissetmesinin devletin görevi.” olduğundan söz eden pragmatist liderlerden değildi.

 Bununla birlikte Özal;

Teşebbüs, düşünce ve vicdan özgürlüğü dediği üç özgürlüğün gelişmesine öncülük etti.

Statüko ile mücadeleyi kalıcı hale getirdi.

Dinin siyaset renklerinden biri olmaması gerektiğini ortaya koydu.

Siyasete sivil derinlik kazandırdı.

Özal iktidarına kadar bir Kürt, Türkiye’de rahatça ben Kürdüm, bir Alevi ben Aleviyim diyemiyordu. Kürtçe şarkı okuyamıyordu. Bugün TRT Kürdi var.

Bugün bu ve benzeri özgürlükleri herkes dibine kadar kullanabiliyorsa bunda vaktiyle Özal’ın başlattığı statüko karşıtı sivilleşmenin payı olduğunu sanıyorum.

Bir anı

Dediğim gibi rahmetli Özal’ın vefatından sonra Malatya Belediyesinde 20 yıla yakın anma /anlama amaçlı konferans, panel, sempozyum, yarışma,  sergi vs. düzenledik. Bu etkinliklere rahmetliyi iyi tanıyan, birlikte çalışmış, milletvekili, bakan, bürokrat, gazeteci, yazarla birlikte aileden bir kişinin de davet edilmesi için çaba gösterdim. Lakin Korkut Özal ve dayıoğlu Hüsnü Doğan dışında kimse katılmadı. Büyük oğlu Ahmet Özal’ı defalarca davet etmeme hele bir defasında yazılı ve sözlü söz vermesine, afişlere ismini yazdırmamıza rağmen gelmedi, katılmadı. Oysa söz verdiği sene (2001) Malatya’dan bağımsız milletvekili idi. Çok kızmıştım. Yine gelmeyince telefon açıp nedenini sordum. Bahaneler uydurdu. “Bakın Ahmet Bey, bundan önce de sizi davet ettim, gelmediniz. Fakat bu defa rahmetli babanızın ismi sayesinde vekili olduğunuz ilde sizi belediye başkanı adına babanızı anma programına davet ettim. Üstelik geleceğinize söz vermiştiniz..” diye sıkıştırınca, “uçak bulamadım..” demişti. Benim aynı zamanda gazeteci olduğumu bilmeden söylenmiş bir cümleydi bu. Ben de; “yapmayın Ahmet bey daha geçen ay ……..iş adamına ait özel uçakla …. Programa gittiniz. Bizim programı önemsemediniz, isteseniz pekâlâ buraya da gelebilirdiniz...” demiş sitemle telefonu kapatmıştım.

…..

Evet, bir Turgut Özal vardı, sağlığında Malatyalıların Ankara’da çat kapı gidip derdini anlatabildiği Malatya aşığı bir Cumhurbaşkanı. Onu yokluğu Türkiye’ye çok şey kaybettirdi. Fakat Malatya ve Malatyalı daha fazla şey kaybetti.

Yazıyı uzattığımın farkındayım. Sadece bir tanesini söyleyeyim. Özal’a kadar Malatya’nın  kayısı ihracatı ile ilgili ciddi bir geliri yoktu. Örneğin 1972 yılında İstanbul ve İzmir üzerinden yurt dışına  sadece 3 bin ton kuru kayısı gönderiliyor. İhracat tutarı 5 milyon dolar civarındaydı. Özal’la birlikte artan ihracat 1986 yılında 21 bin tona,  2000 yılında 100 bin tona ulaşıyor. (*) Günümüze gelindiğinde MTB Kayıtlarına göre 2024 yılında toplamda 76 bin 926 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirilerek, 410 milyon 891 bin dolar gelir elde edildiği ifade ediliyor. (**)

Ülkemizin bugün ulaştığı sosyal, ekonomik, demokrasi ve özgürlük ortamına erişmesinde büyük katkıları bulunan Malatya ve Türkiye’nin yüz akı devlet ve siyaset adamı 8. cumhurbaşkanımız sevgili Turgut Özal’ı vefatının 32. yılında saygı, rahmet ve özlemle anıyorum. Makamı ali, mekânı cennet olsun.

Ziya KESRİKLİOĞLU /17 Nisan 2025

 

 

……………

(*)  Ege İhracat Birlikleri Kayıtları 2003; Katkıları için Prof. Dr. Bayram Murat Asma Hocama teşekkürler.

(**) Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ın açıklaması 17.04.2025

DİĞER YAZILARI Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan'la Darende 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’ın Projeleri, Yaptıkları, Yapacakları 01-01-1970 03:00 Alican Başkan’la Darende 01-01-1970 03:00 Görünme/ gösterme hastalığı               01-01-1970 03:00 Kur’anın Allah Kelamı olduğunu nereden biliyoruz 01-01-1970 03:00 YENİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI 01-01-1970 03:00 Yavuz Bülent’in gözüyle Malatya… 01-01-1970 03:00 MÜLK O'NUN VARLIK O'NUN 01-01-1970 03:00 Malatya’da Taziye Evi İhtiyacının Keşfi 01-01-1970 03:00 HANGİNİZ MUHAMMED? 01-01-1970 03:00 BİLGİ TSUNAMİSİ VE ZİHİNSEL OBEZİTE 01-01-1970 03:00 MAHSUNİ ŞERİF : “EDİP, CAN VERDİ TÜRKÜLERİME” 01-01-1970 03:00 YARDIM KOLİSİ İNSANİ DEĞİL! 01-01-1970 03:00 KAR HAVANIN ZEHRİNİ ALIR! 01-01-1970 03:00