Malatya 2026 Yılı 3. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı ve İl İdaresi Kanunu'nun 24. maddesi gereğince yapılması gereken İl İdare Şube Başkanları Toplantısı birleştirilerek Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Salonunda Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirildi.

Toplantıda Vali Seddar Yavuz,
“Bugün itibariyle bütün şehirlerden öndeyiz. Şu anda sanayi içerisinde 900 tane işyeri teslim ettik. Toplam 1.600 teslim ettik. 2.600 de teslim etmeye başladık. Kentsel dönüşüm başkanıyla görüştük. Ekiplerimizi artıracağız. Hak sahiplerine diyoruz ki lütfen anahtarlarınızı bir an önce teslim alın. Bu dönem normalleşme dönemi. Dolayısıyla konteyner kentler ticari konteyner kentler şehrimizin gündeminden belirli bir süre sonra kalkacaktır. Nasıl yıkımlarda irade gösterdik bu şehirde 1,5 yılda yapılmayanı 3 ayda gerçekleştirdik. 3 ayda biz 39 rezerv alan, 69 rezerv alanda 400 hektar alan boşalttık. Bugün 5 binayı yıkmada zorlanıyorsunuz. Allah'a hamdolsun ki dua kapısı açıldı diye geldiğimiz şehirde biz 3 ayda 400 hektar alan boşalttık Malatya'da. O gün de itirazlar vardı. Ama bugün herkes "Allah razı olsun" diyor. Diyorlar ki "Kışla’nın diğer tarafını niye yıkmadınız?’ Sanki Kışla’nın bu tarafını gönüllü yıktırdılar da herkes bize "Aman gelin rezerve alın" dedi de. Şimdi Kışla’nın karşı tarafının niye yıkılmadığı ile ilgili bizden hesap sorar hale geldiler. Biz o zaman dedik ki, "Kentsel dönüşüm, Malatya için nimet, aman koşun" dedik. Ne dediler? Tezgahçılar, toplumu yanlış yönlendirenler bugün bize hala belediye başkanlarımız burada bakın "Bizim kapımıza gelip bizi rezerv alana alın" diyorlar. Demek ki o gün projemiz doğruydu. İrade gösterdik. Bugün de irade göstereceğiz ve Malatya'yı normalleştireceğiz. Artık biz bugünden sonra turizmi, ticareti, sanayiyi, üretimi, istihdamı, ihracatı konuşacağız. Gündemimiz değişti. Dolayısıyla daha temiz bir Malatya, daha huzurlu bir Malatya hep beraber inşa edeceğiz. Dün dünde kaldı. Artık bugün yeni bir şey söylemek lazım. Yeni bir şey söylemekten de kastım turizm, ticaret, sanayi, artık eğitim, kültür, sanat gündemimiz değişti. Bu gündeme hepimiz odaklanacağız. Tekrar söylüyorum. Tedbir yapmaya gerek yok. Mağdur mu olacaklar? Kimseyi mağdur etmiyoruz. Şimdiye kadar 3 yıldır bu mağdur etmeyen devlet şimdi mağdur ediyor. Ama benim işyerlerim boş ve bu işyerleri dolduracağız biz. Dolayısıyla biz bu kadar 13 bin 178 işyerini niye yaptık biz? Herkes konteynerde devam edecekse neden inşa ettik o zaman? İnşa etmeyelim. Biz niye bu kadar para harcadık madem? Gerek var mıydı? O zaman gerek yoktu. Dolayısıyla herkes tedbirini alacak, çalışmalarını yürütecek, uygun lokasyonlarda kendi ticari imkanlarına, potansiyeline göre uygun yerleri bulmaya devam edecek”
şeklinde konuştu.
“AĞIR HASARLI YAPILARI DESTEKLEMEKTEN VAZGEÇİN”
Küçük Sanayi Sitesi’nin taşınma durumuna yönelik de çarpıcı sözlere yer veren Vali Yavuz son olarak şunları kaydetti:
“Küçük sanayiciler ilgili bir cümle daha söylüyorum. Ağır hasarlı yapılarda hala ‘Ben ticaret yapacağım. Gelen müşterimin de can güvenliği benim için önemli değil." diyenlere diyorum ki kusura bakmayın. Benim için sizin saçınızın teli çok önemlidir. Dolayısıyla siz kendinizi düşünmeseniz bile biz sizi düşünmek zorundayız. Çünkü ben Türkiye Cumhuriyeti Valisi olarak önce bu şehirdeki her bir insanın can güvenliğinden sorumluyum. Sizin için canınız önemli olmayabilir. Kendinizi önemsemeyebilirsiniz. Müşterinizi önemsemeyebilirsiniz. Ama ben Türkiye Cumhuriyeti Valisi olarak bu şehirde yaşayan 755.000 kişinin can güvenini sağlamakla mükellefim. Dünya kadar işlerimiz var. Buyurun gelin. Olmadı mı? Organize Sanayi Bölgesi'nde ben yer vereceğim size gelin. Kimseyi sokağa bırakmıyoruz. Ama ‘Ben ağır hasarlı yapıyı boşaltmam. Burada direnirim’ diyorsanız kusura bakmayın. Depremden 6 Şubat ve sonrası depremlerden hiç ders almamışsınız demektir. Buna müsaade etmeniz mümkün değil. Bak, açık açık söylüyorum ben bu şehrin valisi olarak, mahalle babası olarak sizin orada bulunmanıza ben müsaade edemem. Bunu istismar edenlere de söylüyorum. İstismar etmeyin. Yarın bir gün orada hayatını kaybedenler olursa toplumun karşısına çıkacak gücü bile bulamazsınız. Nitekim orada birisi hayatını kaybederse o insanları önce çocukları, sonra eşleri, yakınlarının valilik kapısına geleceğinden hiç şüpheniz olmasın. O gün hesap verecek misiniz? Vermeyecekseniz susun. Çekin şu milletin yakasından ellerinizi. Hangi sahib ile yapıyorsanız yapmayın bunu. Medyada söylüyorum. İnsanlar mağdur. Nasıl mağdur oluyor insanlar? Peki biz Kışla’ da ticaret yapanların her birinin içlerini boşalttık mı? Yıktık mı? Yıktık değil mi? Onlar mağdur olmadılar mı? Şimdi Küçük Sanayi Sitesi'ndeki 8 blok mu mağdur oluyor? Böyle bu bakış açısıyla biz Malatya'yı ileriye taşıyamayız. Herkesi sorumluluğa davet ediyorum. Bu şehirde Malatya'nın valisi olarak bugüne kadar ben hiçbir sorumluluktan kaçmadım. Herkesin gözünün içine baka baka ne düşünüyorsam doğru söyledim. Hiç size rol yapmadım. Yalan söylemedim. İlk geldiğim gün dedim ki doğru iş yapacağız, doğru söz söyleyeceğiz. Yanlış iş yapan varsa ki yakalarına yapışıp zaten adalete teslim ediyorum her kim olursa olsun. Yetimin malına el uzatan kim varsa alçaktır. Bu alçakları da adalete teslim etmek bu şehrin valisi olarak benim vazifem ve görevimdir. Bu şehirde istismar ederek, insanları kışkırtarak netice almak isteyenler kendilerine kişisel ikbal elde edemezler, buna müsaade etmem, bu şehirde vali olduğum sürece. Makamı, mevkiyi, rütbesi, her ne olursa olsun. Açıkça söylüyorum ağır hasarlı yapıları desteklemekten vazgeçin. Bu insanlığa ihanettir. O insanlara iyilik yapmıyorsunuz. O insanları siz ölüme teşvik ediyorsunuz. Bu aklı başında, rasyonel düşünceye sahip hiç kimsenin savunabileceği bir husus değildir. Yeteri kadar iş yeri mevcut. Lütfen bu yoldan vazgeçin. Ben vazgeçmeyeceğim, size söylüyorum. Ağır hasarlı yapıda hala depremin 3. yılında ‘Ben kalacağım’ kimse demesin. Şehrimizde son birkaç yüz bina kaldı artık. Mahkemeden dönen, özel yıkım gerektiren çok az sayıda. Gördüğünüz bazı binalar az hasarlı olup soyulmuş binalar. Bunları da ilçe belediye başkanlarımız metruk bina kapsamında tebligatlar yaptılar. Bazı binalar görüyorsunuz niye yıkılmıyor diye merak ediyor olabilirsiniz. Bu binalar ağır hasarlı veya orta hasarlı değil. Az hasarlı binalar. Az hasarlı binalarda yıkım olarak biz yıkamıyoruz. İlçe belediyelerimiz veya hangi belediye ise yıkabiliyorlar. Bunu hatırlatmak istiyorum. Ama eksik bilgi, yanlış bilgi üzerinden vatandaşlarımızın yanlış yönlendirmeyelim diye bunları hatırlatmak istedim özellikle.”
HANİFE SARI

