5 yıl süren zorlu bir eğitimin ardından mesleğini icra edemeyen binlerce genç eczacı, işsizlik gerçeğiyle yüzleşiyor. Eczacılık fakültelerinin sayısındaki hızlı artışa rağmen istihdam alanlarının aynı oranda genişlememesi, mesleğin geleceğini ve genç eczacıların kariyer umutlarını derinden sarsıyor. Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya’da da tablo giderek ağırlaşıyor. Artan mezun sayısı karşısında daralan iş imkanları, eczacıları işsizlikle karşı karşıya bırakıyor. Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez, bu tablonun ciddiyetini gözler önüne sererek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Sönmez, kentteki işsiz eczacı sayısına ilişkin çarpıcı verileri paylaşarak sorunun boyutunu net bir şekilde ortaya koydu.

Sönmez, üniversite sayısının da Türkiye’de çok fazla olduğunu ifade ederek, dolayısıyla mezun olduklarında eczacıların hemen iş bulamadıklarını söyledi.

“FAKÜLTELERDE CİDDİ EKSİKLİKLER VAR”

Türkiye’de eczacılık fakültesinin çok fazla olduğuna dikkat çeken Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez,

“Fakülte sayımız çok ciddi oranda arttı. Ben 2013 mezunuyum. Mezun olduğumda 22 eczacılık fakültemiz vardı. Şu an 64 fakülte olduğunu biliyorum. Maalesef bu 64 fakülteden sadece 19 tanesi akredite; yani tam teşekküllü, eczacılık eğitimi verebilecek donanıma sahip. Diğer fakültelerde ise ciddi eksiklikler var. Laboratuvarı olmayanlar var, öğretim üyesi yetersiz olanlar var. Bu nedenle bazı üniversitelerden mezun olan gençlerimiz tam donanımlı eczacı olarak mezun olamıyor. Çünkü bir hocayı bir ay görüyorlar, diğer ay göremiyorlar. Bu nedenle devletimizin önce fakültelerin altyapısını oluşturması, akademisyen sayısını güçlendirmesi ve bunlar tamamlandıktan sonra yeni fakülte açması gerekiyor. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla maalesef olmuyor. Hem orada okuyan gençlere yazık oluyor hem de mezuniyet sonrası istihdam alanı çok dar olduğu için ciddi sıkıntılar yaşanıyor”

diye konuştu.

“KONTENJANLAR BUNA GÖRE BELİRLENMELİ”

İstihdamı karşılayabilecek şekilde fakülte açılması gerektiğini savunan Sönmez,

“Doktor, diş hekimi ve eczacı gibi meslek grupları gerçekten yüzde 1’lik, yüzde 2’lik dilime giren, çok ciddi emek harcayan öğrencilerden oluşuyor. Ancak mezun olduktan sonra iş bulamayan, asgari ücretle çalışmak zorunda kalan, hatta kimi zaman bir lise mezunundan daha düşük maaşlara razı olan gençlerimiz var. Bu durum onların değer görmemesine ve gençlerde ciddi bir motivasyon kaybına yol açıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: İstihdamı planlı bir şekilde karşılayabilecek ölçüde üniversite ve fakülte açılmalı, kontenjanlar da buna göre belirlenmeli. Eczacılık eğitimi 5 yıl olduğu için, 5 yıl sonrasını görerek planlama yapılması gerekir. Bugün alınan öğrencilerin mezun olduklarında iş bulabilecekleri sayıda kontenjan açılmalı. Aksi halde binlerce eczacılık öğrencisini mezun edip iş bulamayan bir tablo ortaya çıkıyor. Biz bakanlık ve YÖK’e de bunu iletiyoruz. Kalitesiz fakülteler açmak yerine mevcut fakültelerin kalitesini artırmak, planlı bir öğrenci ve mezuniyet süreci oluşturmak gerekir. Mevcut eczacıların niteliğini artırarak sağlık hizmetini güçlendirmek gerekir. Sonrasında ihtiyaç oldukça kontenjanlar artırılabilir”

İfadelerine yer verdi.

“İMKANLAR SINIRLI”

Sorunları devlet ve YÖK’e iletmeye çalıştıklarını belirten Sönmez,

“Şu an sadece Malatya’da her yıl yaklaşık 120 öğrenci mezun oluyor. Türkiye genelinde ise yaklaşık 25 bin eczacılık öğrencisi bulunuyor. Sahada ise yaklaşık 55 bin eczacı var. 5 yıl içinde mevcut sayının neredeyse yarısı kadar yeni mezun gelecek. Bu çok ciddi bir planlama sorunudur. Bizler gençlerimiz için üzülüyoruz. Ben oda başkanı olarak mezun olup istihdam bulamayan gençler için gerçekten vicdan azabı çekiyorum. Çünkü ben de o süreçlerden geçtim. Onları çok iyi anlıyorum ve yardımcı olmaya çalışıyorum. Ancak imkânlar sınırlı. Bu nedenle devletimize ve YÖK’e bu durumu iletmeye çalışıyoruz. Malatya’da şu an yardımcı eczacılık yapan yaklaşık 40-45 eczacımız var. Bunun dışında son beş yıl içinde mezun olup iş bekleyenlerle birlikte toplamda yaklaşık 100 civarında işsiz eczacı olduğu tahmin ediliyor”

şeklinde konuştu.

“BU DURUM BİZİ ÜZÜYOR”

Eczacılık dışında başka mesleklere yönelen mezunlar olduğunu ifade eden Sönmez,

“Eczane açma konusunda da sınırlama var. 2013 yılında çıkan yasa ile 2018 ve sonrası mezunlar için 3 bin 500 kişiye bir eczane açılabiliyor. Malatya’da ise tüm ilçeler büyük oranda bu sayıya ulaşmış durumda. Sadece Akçadağ ve Kale ilçelerinde birer kontenjan kaldığını biliyorum. Eczacılık dışında başka mesleklere yönelenler de var ve bu durum bizi üzüyor. Tekrar sınava girip başka bölümlere geçenler oluyor. Avukat olan eczacılarımız var, hekim olanlar var, diyetisyen olanlar var, mimarlık okuyanlar var. Çünkü gençler büyük umutlarla başladıkları bu eğitim sürecinin sonunda ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Eczane açamıyorlar, kamuya atanamıyorlar; istihdam alanı çok dar”

açıklamasında bulundu.

“UMARIM DEVLETİMİZ BU KONUDA KAYITSIZ KALMAZ”

Sorunun çözümünü de dile getiren Sönmez,

“Aslında yapılması gereken, bu gençler için istihdam alanlarını genişletmektir. Evde bakım eczacılığı gündeme geldi. Artık evde bakımda hekim, hemşire ve eczacı birlikte yer alacak. Biz cezaevlerinde eczacı olmasını istiyoruz, gümrüklerde ilaç kontrolünde eczacı olmasını istiyoruz, spor il müdürlüklerinde, il milli eğitim müdürlüklerinde ve huzurevlerinde eczacı olmasını istiyoruz. Çünkü bu alanlarda çok fazla ilaç kullanımı var ve ciddi ihtiyaç bulunmakta. Aslında devletimiz bu konuda bizimle bir planlama yaparsa, kamu kurumlarında ciddi bir istihdam açığı olduğunu görecek. Belki bu sayede mevcut ve gelecek eczacıların önemli bir kısmı istihdam edilebilir. Umarım devletimiz bu konuda kayıtsız kalmaz”

diye konuştu.

SİNEM HATUN DAVUT