BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan, BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun sunduğu “Gündem Malatya” programının konuğu olan AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, yapılan yeni çarşıyı ve 19. PTT Bölge Müdürlüğünün Malatya’ya kazandırılmasını ele alarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“MALATYALILAR İÇİN BÜYÜK BİR YENİLENME, DÖNÜŞÜM OLACAK”

Öncelikle Malatya çarşısını değerlendiren Ali Bakan,

“Çok açık ve net söyleyeyim benim içime sindi. Çarşımız gerçekten Malatya'nın ruhunu, kişiliğini, rengini, kokusunu yani bir şeyi yansıtıyordu, eski çarşı dediğim 6 Şubat öncesini söylüyorum. Ama ila nihayet de böyle gitmesi mümkün değildi. Yani sizler de biliyorsunuz o çarşının hali bir yeni değişimi, bir dönüşümü de gerekli kılıyordu aslındaki Bakırçılar içerisinde olsun, Şirepazar'ında olsun hep bunun bir çalışması vardı. Buralar bir değişim, bir dönüşüm yaşasın, yenilensin diye. Bakın o Niyazi Mısri'yi hatırlayın SS diye geçerdi, araçların park etmekte ve geçmekte yol bulamadığı yani yılan gibi bir yol ve kaldırım olmayan yani üç tane insanın kaldırımda yan yana yürüyeceği olmayan bir caddemizdi. Şimdi baktığımızda orada 20 metre 30 metrelik caddeler açıldı. Çarşı dediğimizde bir tek Yeni Cami ve civarı akla geliyordu. Bu arada çok iddialı söyleyeyim, Şirepazarı’nın olduğu yer, Akpınar Saray Mahallesi, Niyazi Misri ayrı bir merkez haline geldi. Yani eski çarşının yerinde bizim çarşı olarak görmediğiniz yeni merkezler oldu. Bizim en meşhur caddemiz Kışla Caddesi’ne paralel açılan ve Fuzuli'ye çıkan cadde var şimdi, üstelik araç trafiği de olmayacak. Oradaki dükkan sahipleri o Kışla Caddesi üzerindeki dükkanlardan daha kıymetli olacak diğer cadde. Malatyalılar için büyük bir yenilenme dönüşüm olacak. Çarşı inşallah teslim olunup tam faaliyete geçtiğinde diğer şehirler de Malatya'daki çarşıyı görmek için İnsanlar burayı ziyarete gelecek. Bizim eski çarşının muhakkak ki bir değeri vardı. Bir kültürümüzü, tarihimizi, Malatya'nın, hepimizin hafızasıydı. Ama şu anda yapılan çok modern, Avrupa'yı ve şehircilik açısından çok güzel caddeleri olan, geniş kaldırımları olan, altlarında kapalı otoparkları olan modern, güzel çarşılar oldu.  Eski çarşıdan çok çok güzel olacak inşallah”

ifadelerine yer verdi.

“MALATYA MUHAKKAK HAK ETTİĞİ YERİ BULACAK”

Akabinde Malatya PTT Başmüdürlüğüne yönelik bir takım bilgilendirmelerde bulunan ve Malatya’nın gelişim noktasında mevcut potansiyeline dikkat çeken Ali Bakan,

“Aylardır bunun takipçisiyiz. Bu hususla ilgili basına yansıyan var yansımayanlar var. Vekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve il başkanı olarak biz Abdulkadir Uraloğlu Ulaştırma Bakanımızla, Cevdet Yılmaz Bakanımızla, Cumhurbaşkanı, Başkanımızla şifahi, değişik şekliyle ve diğer ilgililerle yani bu konuyla ilgili olanlarla vekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İl Başkanı olarak görüşme yaptık. Dolayısıyla o çalışmaların neticesi ortaya çıkmadan da çıkıp biz şunu bunu yaptık, bunu yaptık böyle bir söyleme girmedik. Basında da zaten biz bunu servis ettik. Yaptığımız bu gayretli çalışmalarla ben burada bir kez daha teşekkür ediyorum sayın vekillerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, hep birlikte biz yaptığımız görüşmelerin neticesinde Malatya 19. Bölge haline geldi. Bunu gerçek olarak söylüyorum, çok zor bir hadiseydi, çünkü kriterler ortaya konmuştu. Dolayısıyla da bu gayretlerin neticesinde listeye baktığınızda zaten en alt 19. olarak Malatya'ya geçiyor. Bölge İdare Mahkemesini de Malatya'ya kazandırdık. Bölge Adliye Mahkemesi, Malatya'ya geldi. Yine Adli Tıp, Malatya'ya geldi. Bakın şu anda belki de birkaç şehrin dışında hukuki yani adli olarak hiçbir eksiği olmayan ender vilayetlerden bir tanesiyiz biz. Ama Malatya emin olun şu depremden sonra bundan sonraki süreçte bir başka Malatya olacak. Malatya muhakkak hak ettiği yeri bulacak. Burada insanımızı provoke etmenin, Malatya'ya zarar verici konuşmaları yapmanın yani bunların Malatya'mıza hiçbir faydası yok. Malatya'da siyasetçiler görevini yapacak. Herkes kendi görevini yapacak. Ama sadece siyasetçileri de bu işi yüklemek haksızlık olur. Basının da yapıcı olması lazım.  Marifet iltifata tabiidir. Bakın niye söylüyorum? Belki bir 5 yıl 10 yılı bulmadan Malatya bölgenin yıldızı, markası haline gelecek. Ben geçmişte 2014'te 19'da aday adaylığın sürecinde de söylemiştim. Malatya'da siyaset yapanlar Malatya'yı bilmemiz lazım. Bakın Malatya şu anda işte 750- 800 bin diye geçiyordu, biraz düştü nüfusu. Biz Malatya'yı bu şekliyle görmememiz lazım. Bunu açık, net olarak söylüyorum. Biz kendimiz Malatya'nın farkında olmamız lazım. Malatya nedir, nüfusu nedir, bölgedeki önemi nedir, bizim bunu bilmemiz lazım. Bakın Malatya Cumhuriyetin kurulduğu günlerden ilk 1940'larda 50'lerde tekelin,  şeker fabrikasının, Devlet Demiryolları Başmüdürlüğünün olduğu tek vilayet. Bu yatırımların yani sanayinin hepsinin tamamının olduğu tek vilayet. Demiryollarının Başmüdürlüğünün olduğu bir yer, kavşak noktası burası. Yani İstanbul'dan batıdan gelen tren ekspres iki tane gelir. Birisi Van Gölü, biri Kurtalan, buradan ayrılır. Yine 17-18 vilayetin içinden geçtiği bir şehir Malatya. Malatya sadece 700- 800 bin nüfus değil. Bakın Kemaliye'si, Ağını, Keban'ı, Baskil’i, Palosu, Malatya'da. Bingöl'ün birçoğu Bingöl'ün yani yaklaşık 50-60 bin  Bingöl'lü kardeşimiz burada. Yine aynı şekilde Divriği burada, yani arkasından Çelikhan, Adıyaman'ın büyük bir çoğunluğu Malatya'da, Elbistan'ı burada. Şimdi bunları saydığımızda şu anda aslında Malatya'da yapılacak her çalışma yaklaşık en az 1.5 milyon nüfusa hitap ediyor. Biz ne yapıyorsak işte bu 1.5 milyon nüfusa hitap edecek vizyonla yapmamız lazım. Biz çekim merkeziyiz.  Biz bunun değerini kıymetini bilmemiz lazım. Biz bunu bildiğimizde bakın, bir Maraş'ı, bir Kayseri'yi geçeriz. Ama bizim kendi bakış açımızı değiştirmemiz lazım. Ben bazen söylüyorum, tarihi, turistik güzellikler açısından Malatya şu bölgede en üst seviyede olan bir şehir. Bizim Battalgazi'deki Ulu Cami Selçuklu döneminin en eski ve türünün tek örneği. Bize Allah bütün güzellikleri vermiş. Bizim yapmamız gereken bunları hayata geçirebilmek, yansıtabilmek, ortaya çıkarabilmek. Yemek kültürü diyoruz değil mi? Bugün Urfa'yı bir kenara bırakalım veya Hatay'ı. Antep'in yemek kültürü dediğimizde sayılan birkaç kalem. Bizim o kadar güzel bir yemek kültürümüz var ki biz bunları ortaya çıkarmamız lazım”

şeklinde konuştu.

Muhabir: HANİFE SARI