Şeker-İş Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, 1950'li yıllarda kurulan ve o günden bugüne gerek Malatya’ya gerek ülke ekonomisine büyük katkılar sunan Malatya Şeker Fabrikası önemli değerlendirmelerde bulundu.  

“MALATYA EKONOMİSİNİN CAN DAMARI”

Yaptığı açıklamada Şeker-İş Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, öncelikle şeker fabrikasının önemi için şu ifadelere yer verdi: “Malatya Şeker Fabrikası kamuoyunun en büyük iktisadi kurumudur burada, bu bölgede, yani bundan başka Malatya'da kamuya ait bir işletme yok. Çok geniş bir istihdam kaynağı yaratıyor. Çok büyük bir katma değer yaratıyor Malatya için, biz bunu hep iddia ederiz. Bu sene rakamlar aklımda değil ama yani kayısıdan sonra en büyük girdi Malatya'ya şeker pancarıdır. Yaklaşık bu fabrikada 50- 60 bin insan dolaylı ekmek yiyor. Belki dışarıdan bakıldığında çalışmayan, köhne, kendi haline bırakılmış gibi bir şey gibi görünse de buranın yarattığı katma değer, yarattığı istihdam Malatya'da küçümsenmeyecek derecede. Yani gerçekten Malatya'nın ekonomisinin can damarı diyebiliriz.”

“8 DAİRELİ BİR APARTMANIN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARARDAN DAHA AZ ZARAR VERİYORUZ”

Fabrikanın hem Malatya'nın ekonomisine hem de sosyal hayatta bir lokomotif görevi gördüğünü söyleyen Başkan Nuri Murat daha sonra, “Malatya Şeker Fabrikası 1950'li yıllarda kurulmuş. O günden bugüne hem Malatya'nın ekonomisine hem de sosyal hayatta bir lokomotif görevi görmüştür. Fabrikanın şehrin içerisinde kaldığı gibi bazı söylemler söyleniyor.  Fabrika şehrin içerisinde kalmasına rağmen biz şunu hep iddia ederiz, 8 daireli bir apartmanın çevreye verdiği zarardan daha az zarar veriyoruz. Yani bizim burada kazan dairesi doğal gaz dönüşümü gerçekleştirilmiş,  biyolojik artma tesisimiz var, çamur suyu açma ünitemiz var. Hiçbir kimyasal atık kullanmıyoruz. Şunu da söyleyeyim, dünyada ve kimyada yüzde 100 saf olan tek şey pancar şekeridir. Hiçbir katkı madde kabul etmez, bunu da burada belirtmiş olalım. Dediğim gibi pancar doğa dostu, 3 dekar yani o çam ormanına eş değerde oksijen veriyor. 1 dekar pancar 3 dekar çam ormanına eş değerde oksijen veriyor. Yani böyle bir çevre dostu bir bitki. Kaldı ki fabrika şehrin içerisinde belki de Malatya'ya baktığımızda şehrin akciğeri konumunda olan tek yer burası” şeklinde konuştu.

“YAKLAŞIK 15 BİN İNSANI 7 AY BOYUNCA BURADA MİSAFİR ETTİK”

Depremde fabrikanın kente olumlu katkı sunduğunu da belirten Başkan Nuri Murat, “Depremde bu fabrikayı gördük. Yani Malatya'da biz yaklaşık 15 bin insanı 7 ay boyunca burada misafir ettik. Biz depremin ilk dakikasından itibaren çadırları kurduk, çadırlara elektrik verdik. Bin tane çadır kurulmuştu. Bin çadırın binine de hemen enerjiyi verdik. İlk dakikadan itibaren insanlar sıcak bir yerde barınabildiler. Diğer tarafta fabrikanın kısımlarında her kısımda üçer beşer aile barındırdık. Öbür tarafta tüm depolarımız lojistik merkezi olarak kullanıldı. Yani bu Malatya Şeker Fabrikası için yıllardır ‘kapatılsın, satılsın’ gibi söylemler vardı. Ama geldiğimiz noktada herkes bize dua ediyor.  ‘İyi ki de bu fabrika kalmış. İyi ki de sattırmamışsınız. İyi ki de satılmamış. İyi ki de kapanmamış’ diyor, herkes buraya sahip çıkıyor. Hem bu Malatya'nın akciğeri konumunda yani buradan başka yeşil alan bu ölçekte kalmadı. Hem de dediğim gibi kamuya ait olması tüm işte böyle bir zor sıkıntılı bir durumda halka açık olması gerçekten çok önemli bir unsur burası. Dediğim gibi Malatya Şeker Fabrikası üretimine en iyi şekilde devam ediyor. Geçen iki yıl içerisinde yaklaşık 130-140 tane gencecik insan aldık işe. Bunlar hepsi iş sahibi oldu, ev, yuva kuracaklar. Ülkede bu kadar işsizlik, bu kadar ekonomi kötüyken bu fabrika üretim sezonunda yaklaşık bin tane insan sadece fabrikanın içerisinde çalışıp ekmek yiyecek insan var. Yani bu da küçümsenmeyecek bir rakamdır” sözlerine yer verdi.

Muhabir: HANİFE SARI