Mısır Çarşısı'nda dükkân sorunu yaşayan esnafların büyük bölümü için çözüm sağlandı. Yapılan görüşmeler sonucunda yaklaşık 43 esnafa talep ettikleri bölgelerden iş yeri temin edildiği belirtilirken Malatya Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Yusuf Küçer Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Küçer, Mısır Çarşısı'nda eksik olan dükkânlarla ilgili yaptıkları görüşmeler sonucunda esnaflara yer temin edildiğini dile getirdi.

“O ZAMAN GERÇEKTEN BİR MAĞDURİYET OLURDU”

Esnafların talep ettiği yerlerden dükkanların sağlandığını söyleyen Küçer,

“Valimiz, Belediye Başkanımız ve TOKİ Daire Başkanımız, çeşitli noktalarda dükkân çıkmayan esnaf arkadaşlarımıza dükkân temin ettiler. Nasıl söyleyeyim, yaklaşık kırk üç dükkânımız eksikti. Hemen hemen hepsine, esnaflarımızın talep ettiği bölgelerden dükkânlar sağlandı. Şimdi şöyle bir durum var. Gerçekler bazen farklı olabiliyor. Ortada olmayan bir dükkânı vermek mümkün değil. Eğer dükkân yapılmış olsaydı da teslim edilmeseydi, o zaman gerçekten bir mağduriyet olurdu. Ancak ortada henüz olmayan bir dükkân için yapılabilecek bir şey yoktu. Buna rağmen devletimiz, Valimiz ve Belediye Başkanımızla birlikte esnafımızı mağdur etmemek adına üç farklı seçenek sundular. Esnaflarımız da bu seçenekleri değerlendirerek uzlaşmaya vardı. Dolayısıyla burada farklı bir durum söz konusu olmadı”

şeklinde konuştu.

“OYSA BİZİM ANLATMAK İSTEDİĞİMİZ KONSEPT ÇOK FARKLIYDI”

“Bizim bir diğer hedefimiz de tüm esnafımızı yeniden bir araya toplamaktı” diyen Küçer, şunları kaydetti:

“Bunun için de gerçekten çok mücadele verdik. Sağ olsun Sami Başkanımız da Valimizle görüştü. Belediye Başkanımız Bayram Başkan ile yaptığımız görüşmelerde de bu konuyu ayrıntılı şekilde değerlendirdik. Ancak şu an itibarıyla böyle bir yapının kurulabileceği uygun bir alan bulunmadığı için istediğimiz sonucu alamadık. Kasap Pazarı denildiğinde birçok kişi yalnızca kasapların ya da balıkçıların bulunduğu bir yer düşündü. Oysa bizim anlatmak istediğimiz konsept çok farklıydı. Bizim önerdiğimiz proje; kasabı, balıkçısı, manavı, peynircisi, şarküterisi, kuruyemişçisi ve benzeri esnafın bir arada bulunduğu, eski çarşı kültürünü yaşatacak bir ticaret alanıydı. Belediye Başkanımızla yaptığımız görüşmelerde de yeni yapılan bloklarda bazı iş yerlerinin kasaplara, bazılarının balıkçılara, bazılarının manav ve şarküterilere verilmesiyle eski çarşı kültürünün yeniden oluşturulmasını önerdik. Bu doğrultuda hazırladığımız proje hâlâ gündemimizde. İnanın bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız dâhil ilgili tüm yetkililerle görüştük. Dilekçelerimizi sunduk, projelerimizi anlattık ve taleplerimizi ilettik. Ancak çarşının içinde uygun bir alan bulunmayınca yapılabilecek fazla bir şey kalmadı. Bu nedenle esnaflarımız farklı noktalara dağılmak zorunda kaldı.”

“İYİ VE EKSİK TARAFLARI BULUNAN KARMA BİR TABLO ÇIKTI”

Bugün yapılan işerin başarılı olan ve başarısız olan yönlerinin bulunduğunu ileri süren Küçer,

“Açık konuşmak gerekirse, bu durum biraz da en başta yapılan planlamadan kaynaklandı. Öncelikle Bakırcılar Çarşısı oluşturulup diğer esnafın farklı bölgelere dağıtılması çok doğru bir yaklaşım olmadı. Tabii o dönem depremin hemen sonrasındaydık. Hepimiz çok zor şartlar içindeydik ve birçok konu sağlıklı şekilde değerlendirilemedi. Devletin de zaman içerisinde tecrübeyle geliştirdiği uygulamalar oldu. Bugün yapılan işlerin çok başarılı olan yönleri de var, eksik kalan yönleri de var. Her şey kötü diyemeyiz, her şey mükemmel de diyemeyiz. Ortaya, iyi ve eksik tarafları bulunan karma bir tablo çıktı”

diye konuştu.

“KEŞKE AYNI KONSEPTTE YENİDEN KURULABİLSEYDİ”

“Bizim için en önemli konu, mağdur olan esnaflarımızın mağduriyetinin giderilmesiydi” diyen Küçer,

“Verdiğimiz mücadelenin sonucunda ilgili kurumlar bizimle yakından ilgilendi ve gerekli düzenlemeler yapılarak esnaflarımızın büyük ölçüde mağduriyeti giderildi. Ancak en büyük kaybımız Kasap Pazarı oldu. Bugün artık o eski Kasap Pazarı yok. Keşke aynı konseptte yeniden kurulabilseydi. Balıkçısı, kasabı, tavukçusu, şarküterisi ve manavıyla insanların hem alışveriş yaptığı hem de görsel anlamda keyif aldığı o çarşı kültürü yeniden yaşatılsaydı çok daha güzel olurdu. Maalesef bu konuda biraz geç kalındı. Elbette her konuda devleti ya da yöneticileri suçlamak doğru olmaz. Bizim de eksiklerimiz vardı. Açıkça söylemek gerekir ki biz de birlik olma konusunda geç kaldık. İlk dönemlerde herkes kendi derdine düştü, ne olacağını bilemedi ve kendi kabuğuna çekildi. Daha sonra birlikte hareket etmenin önemini anladık ama o noktada da maalesef iş işten geçmişti”

ifadelerine yer verdi.

TÜRKAN YILDIZ KAYA