Gazeteci Nejdet Akboğa’nın sunduğu programda Malatya Olay Haber İmtiyaz Sahibi Ali Aladağ, Malatya Flaş Haber İmtiyaz Sahibi Remzi Hayta ve BuSabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu, deprem sonrası toparlanmaya çalışan Malatya’da kurumların kör, sağır ve topalı oynadığını detaylarıyla kamuoyunun gündemine taşıdı.

Kamu binalarındaki disiplinsizlikten fırın ve gıda denetimlerinin sıfırlanmasına, belediye şirketlerindeki zararlardan kontrolsüzleşen kafeleşme projelerine kadar pek çok konunun ele alındığı programda; liyakat, denetim ve şeffaflık eksikliğinin Malatya’daki sosyal ve kurumsal çöküşü derinleştirdiğine dikkat çekildi.

“DEVLET OYUNCAK DEĞİLDİR, KURUMLARDA CİDDİYET KALMADI”

Kamu kurumlarındaki disiplinsizlik ve ciddiyetsizliğe tepki gösteren Ali Aladağ, “Bir kuruma gidiyorsunuz; vatandaş karşısında muhatap ararken görevlinin elinde telefon, mesai saatinde ne izlediği camdan yansıyor. Dışarıda kıyafet disiplini kalmamış, elinde kahve kupası, TikTok, sohbet, muhabbet… Devlet oyuncak değildir, bizim köklü bir devlet geleneğimiz var. Bu durum sadece Malatya Valisi’nin değil, tüm yetkililerin el atması gereken bir meseledir. O makamlarda oturanlar insanlara hizmet etmek zorundadır. Hizmet vermeyecekseniz o koltukları işgal etmeyeceksiniz. Millet yaşat ki Devlet yaşasın!” ifadelerini kullandı.

“BÜROKRATLAR ŞAH KURNAZLIĞI YAPIP KAFALARINI KUMA GÖMÜYOR”

Kurum müdürlerinin sorumluluktan kaçmak için prosedürlerin arkasına saklandığını belirten Remzi Hayta, “Eskiden bir olay olduğunda gazeteci mikrofonu alır, kuruma girer ve hesabını sorardı. Şimdi ise ‘içişleri bakanlığından izin alacağız, validen yazı gelecek’ diyerek şah kurnazlığı yapıyorlar. Kafalarını kuma gömüyorlar çünkü işlerine geliyor. Siyaset, ehli insanları kurumlara getirmediği sürece bu sorun çözülmez. Koltuğa oturana kadar 40 kapı çalanlar, oturduktan sonra arkalarındaki siyasi güce güvenip millete tepeden bakıyor. Gerçek gazeteciliği engellemek için sadece 20-30 fotoğraflı hazır bültenler atıyorlar. Biz sizin gönderdiğiniz süslü bültenleri değil, kendi gördüğümüz gerçekleri yazmak zorundayız. Ayrıca Sayın Vali hariç Malatya’da maalesef kimse şeffaf bir yönetim sergilemiyor” dedi.

“LİYAKATSİZLİK HER YERİ SARDI, ŞİRKETLER SİYASETÇİLERİN ÇARKINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

Liyakatsizlik ve kontrolsüz personel istihdamının kamu iştiraklerini bitirme noktasına getirdiğini vurgulayan Umut Bozkurtoğlu ise, “Fırınlarda ekmek gramajı tartan zabıtaları hatırlarsınız; fırıncıların korkulu rüyasıydı. Şimdi belediyeler tıka basa insan dolu ama sokakta denetim sıfır. Katlar Türkçe konuşmayı dahi bilmeyen liyakatsiz personelle doldurulmuş. Yerel medyayı ve kent kültürünü desteklemek için kurulan Esenlik gibi şirketler, ‘seçim paramı, düğün paramı nereden çıkarayım’ diyen anlayış yüzünden mahvedildi. Malatyalı sırf memleket milliyetçiliği yüzünden gidiyor ama bugün en pahalı market haline gelmiş durumda. Öte yandan kanunlara harfiyen uyan Meston gibi profesyonel yönetilen istisnaları görünce anlıyoruz ki sorun sistemde değil, liyakatsiz yöneticilerde. Ayrıca her yere kafe açarak işsizliği çözemezsiniz; bu şehrin betona ve kafeye değil, üretime ve istihdama ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.

“TOPLUMU MANEVİ SÖYLEMLER DEĞİL, EŞİT VE BAĞLAYICI KANUNLAR TERBİYE EDER”

Sorumsuzlukların sadece vicdana bırakılarak çözülemeyeceğini belirten Nejdet Akboğa, “Sistemdeki bozulmayı soyut kavramlarla düzeltemezsiniz. Eksi 15 derecede kaloriferi sonuna kadar yakıp, aynı odada klimayı soğuk modda çalıştırarak israf eden ama ardından ‘namaza gidiyorum’ diyen bir anlayışı vicdan terbiye edememiş demektir. Bunu ancak tavizsiz uygulanan kanunlar ve kurallar terbiye eder. Avrupa bunu başardı çünkü hukuk herkese eşit işliyor. Devlet ciddiyeti, caydırıcı yaptırımlar ve somut denetimler geri gelmediği sürece kurumların bu vurdumduymazlığını bitiremezsiniz” şeklinde konuştu.

“HALK KENDİSİNE HİZMET ETMEYEN YÖNETİCİLERDEN HESAP SORMUYOR”

Malatya halkının ve kamuoyunun yaşananlara karşı sessiz kalmasını eleştiren gazeteciler, “Bu şehirde 25 bin işsiz varken üretken projeler yerine kafe yarışına giriliyorsa, belediye şirketleri zarara uğratılıp halkın parası heba ediliyorsa burada en büyük sorumlulardan biri de ses çıkarmayan halktır. Şikayet ediyoruz ama sandıkta veya toplumsal tepkide hesap sormuyoruz. Kendi ellerimizle getirdiğimiz yöneticilerin bu kenti kapalı kutular arkasından yönetmesine izin vermemeliyiz” diyerek sözlerini tamamladılar.

ROJBİN ASTEKİN