Yeni eğitim ve öğretim yılının tam olarak başlamasına az bir süre kala sınıflar yeniden çocuk sesleriyle dolmaya hazırlanırken, geleceği şekillendirecek öğretmenlerin yıllardır gündeme gelen sorunları da çözüm bekliyor. Norm fazlası atamalar, re’sen yer değiştirme, ekonomik kayıplar ve çalışma koşullarındaki sıkıntıların yeni eğitim-öğretim yılında da yaşanmasını istemeyen eğitimcilerin taleplerini yeniden gündeme taşıyan Anadolu Eksen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Kenan Akdoğan, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Öğretmenlerin sesini, eğitimin nefesi olarak gördüklerini dile getiren Anadolu Eksen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Kenan Akdoğan, öğretmenlerin geleceğin mimarı olduğunu ve eğitim ortamının ise onun inşa ettiği yapının temeli durumunda olduğunu söyledi.

EN TEMEL BEKLENTİ MESLEKİ SAYGINLIĞIN KORUNMASI

Öğretmenlerin beklentilerinin bireysel çıkar olmadığını belirten Akdoğan, “Bugün eğitim ortamlarında yaşanan sorunların çözümünü, öğretmenlerin haklarının korunması ve beklentilerinin karşılanmasıyla mümkün olduğu kanaatindeyiz. Bugün öğretmenlerimizin beklentileri yalnızca bireysel çıkar değil, toplumsal bir gerekliliktir. Çünkü öğretmen yalnızca bilgi aktaran değil, aynı zamanda geleceği inşa eden, öğrenciye geleceği inşa etmede rehberlik eden bir yol göstericidir. Öğretmenlerimizin en temel beklentisi, mesleki saygınlığının korunmasıdır. Bu saygınlık, adil ücret politikalarıyla, güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarıyla, mesleki gelişim fırsatlarının artırılmasıyla güçlenir. Eğitim ortamları ise ancak öğretmenin emeğine değer verildiğinde nitelikli hale gelebilir” şeklinde konuştu.

“Bugün sınıflarımızda yaşanan kalabalık ortamlar, sosyal destek yetersizlikleri, neredeyse her gün çıkan ve öğretmeni huzursuz eden genelgeler, öğretmenin yükünü artırmaktadır” diyen Akdoğan, oysa öğretmenlerin bu yükü tek başına taşımak zorunda olmadığını ifade etti.

“TOPLUMSAL BİR SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ”

Öğretmenin hakkının öğrencinin geleceği ve dolayısıyla ülke geleceğinin teminatı olduğunu kaydeden Akdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Eğitim politikaları, öğretmeni merkeze almalı; karar süreçlerinde öğretmenin görüşü dikkate alınmalıdır. Biz öğretmenlerin haklarını savunmayı yalnızca bir görev değil, toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz ve buna göre reaksiyon alıyoruz. Çünkü öğretmenin hakkı, öğrencinin geleceği ve dolayısıyla ülke geleceğinin teminatıdır. Eğitim ortamlarını iyileştirmek, öğretmenin sesini duyulur hale getirmek, yarının güçlü Türkiye'sini inşa etmektir. Unutulmamalıdır ki: Öğretmenin emeği, ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Öğretmenleri norm fazlası olmasından dolayı bunu sürekli bir sopa gibi kullanıp yılda en az 3-4 defa bu sopayı kullanıp öğretmeni huzursuz etmenin bir anlamı yoktur. Norm kadro fazlası öğretmeler eskiden olduğu gibi yılda bir kere atamaya tabi tutulmalıdır. Bu atamalarda Danıştay'ın iptal ettiği ‘ilçe grupları’ uygulamasına son verilmelidir. Yine bu atamalarda il içi re’sen atama yapılması uygulamasından da vazgeçilmelidir. Bu atamalarda aile birliği gözetilmeli, telafisi mümkün olmayan durumlara mahal verilmemelidir.”

“ÖNLÜK’ KARARINDAN VAZGEÇİLMELİ”

Kıyafet konusunda çok sınırlayıcı olunmamasını talep eden Akdoğan, “Kıyafet konusunda çok sınırlayıcı, zorlayıcı uygulamalardan ve anlamsız ‘önlük’ kararından vazgeçilmeli, isteğe bağlı hale getirilmelidir. Zaten Sayın Bakan Tekin'in de dediği öğretmelerimiz genel itibariyle öğretmen vakarına uygun giyinmektedir. Bir başka talebimiz de eğitimcilerimize eylül ayında ödenen eğitim-öğretim ödeneğinin bu mali koşullar altında 8 bin TL gibi komik bir rakam yerine en az bir asgari ücret tutarında ödenmesidir. Anadolu Eksen Sendikası olarak enflasyon farklarının 6 aylık dönemler yerine enflasyon farkının oluştuğu ay ödenmesi memurların ekonomik kayıplarını bir nebze de olsa azaltacaktır. Bu nedenle öğretmenlerin haklarını savunmak, eğitim ortamlarını iyileştirmek ve öğretmenin mesleki saygınlığı korumak toplumsal bir sorumluluk değil tarihî bir zorunluluktur” söylemlerine yer verdi.

MUTLU SARIGÜL