1987 yılında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından kurulan Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) ile Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği (MATEK-DER), Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) iş birliğiyle "ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler" paneli düzenlendi.
TABA-AmCham hakkında genel bilgiler paylaşarak açılış konuşmasını gerçekleştiren TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı,
“Bugün ele alacağımız konu yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ne ihracat yapmak için değil, aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi olan sürdürülebilir ticari varlık oluşturabilmektir. Amerika Birleşik Devletleri yüksek satın alma gücü, gelişmiş yatırım ortamı ve güçlü tüketim yapısıyla Türk firmaları için büyük fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu büyük pazarın doğru analiz edilmesi ve stratejik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aslında dünya tek kutupluluktan yeniden çok kutuplulara dönüyor. Dünyanın en büyük tüketici pazarı olan yani dünyanın yüzde 33'ünü tüketen bir pazardan bahsediyoruz. Her üretilen üç maldan birisini tüketen Amerika pazarıyla dünyada üretilen her üç üründen birini üreten dünyanın en büyük üreticisi Çin'in arasında sıkışan bir dünyada ticaret erbabımız nasıl bir yol haritası izleyecek? Esas bu konularda da mimarlık etmeye gayret ediyoruz. Amerika biliyorsunuz 50 eyaletten müteşekkildir. Bazı eyaletler üretim ve sanayi yatırımları için önemli avantajlar sunarken bazı eyaletler de teknoloji, lojistik, finans, sağlık, tarım ve dış ticaret alanlarında öne çıkmaktadır. Bizim Türkiye olarak ürettiğimiz bu kadar çalışkanlıkla toplam gayri safi hasılamız New Jersey kadardır. Florida, Teksas, Teksas Kanada'dan büyüktür. Baktığımızda Los Angeles da Fransa'dan büyüktür. Yani Kaliforniya ekonomisi Fransa'dan büyük ve totalde Amerikan pazarı tam 8,5 Avrupa Birliği büyüklüğündedir. O yüzden büyük bir kütlesel hareket geçmekteyiz. Şimdi yeni dönemde yeni sınama döneminde Türk iş insanı artık yakın coğrafya büyük bir ihracat ve üretim maceramız oldu. Buna Malatya da eşlik etti. Antep, Kayseri, Konya, Trakya, Tekirdağ hemen her ilimiz ihracatta güzel işler yaptık. Ancak artık yakın coğrafyamız neredeyse bir ateş çemberi. Geçmişte en büyük pazarımız Irak, Suriye, Ukrayna, Rusya yakınımıza mal satabilme kabiliyetimiz günden güne azalıyor. Öyleyse dünyaya artık biz bir gözümüz Amerika pazarında, bir gözümüz Çin'deki tehditlerde olmalı. Aslında artık dünyaya şaşı bakmamız gereken bir döneme doğru evrildik. Malatya'da bulunmanın bizler için ayrıca güçlü bir manevi anlamı da bulunuyor. Çünkü bu kadim şehir iki Cumhurbaşkanı çıkarmış olan Malatya, rahmetlik İsmet İnönü ve Cumhuriyetimizin 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın memleketidir. Geleneksel ticaretin ve üretimin yanı sıra hizmet sektörlerine açılmamız gerek. Türkiye şu anda bu yeni yüzyılda teknoloji ve hizmet sektörlerinde de inanılmaz harika işler yapmaya başladı. Maliye Bakanımız da geçen söylemişti ‘hizmet ihracatı, hizmet ihracatı, hizmet ihracatı.’ Çünkü bugün üretim sektörlerimiz hala ithalata bağımlı. İnanıyoruz ki Türkiye'nin üretim gücü, girişimcilik ruhu ve ihracat kapasitesi doğru stratejilerle güçlü uluslararası iş birlikleriyle çok daha büyük başarılara da ulaşabiliriz”
ifadelerine yer verdi.
“ABD TÜRK İHRACATÇISI İÇİN ÇOK BÜYÜK FIRSATLAR BARINDIRIYOR”
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ise,
“Dünya ticaretinde artık sadece kaliteli üretmek yeterli değil. Aynı zamanda doğru pazara, doğru ürünle, doğru zamanda ve doğru stratejiyle ulaşabilmek de çok önemli bir kavram. Bugün ürettiğiniz ürünü satamıyorsanız, pazar bulamıyorsanız bu noktada farklı ülkelerde pazar arayışı içerisinde olanlar sizden daha öne geçmiş oluyor. Amerika Birleşik Devletleri, ABD yaklaşık 340 milyon nüfusu olan, 30 trilyon doları aşan ekonomisi, dünyanın en büyük ihracatlarından birini yapabileceğimiz güçlü bir ülke. Türk ihracatçısı için çok büyük fırsatlar barındırıyor. Dünyanın kaysı başkenti olan Malatya'mızda en büyük pazarımız, ihracat yaptığımız zaten Amerika Birleşik Devletleri. Bu anlamda Malatya olarak yıllık 500 milyon doları bulan kayısı ihracatımız ve 350 milyon doları aşan diğer sektörlerdeki ihracatçılar ihracatlarımız güçlü üretim altyapısı olan Malatya'mızda daha iyi fırsatlar oluşturabilmek için bizim Amerika'yı bir noktada diğer fırsatları da analiz ederek güçlü bir şekilde hedef planımızın içerisinde almamız gerektiğine inanıyorum. Ancak hepinizin bildiği gibi son yıllarda çok ağır sınavlardan geçti Malatya. 6 Şubat depremi ile üretim altyapımızın ciddi anlamda hasar gördüğünü ve bu noktada depremin etkileriyle gerek sektörel bazda gerek psikolojik olarak da yıprandığımızı ifade etmek istiyorum. Sanayicimizin, tüccarımızın ve esnafımızın çok zor şartlarda üretimi sürdürmeye çalıştığı aşikârdır. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız zirai don felaketi ise özellikle kayısı başta olmak üzere tarım ürünlerimizin birçoğunu ciddi anlamda üretimden men etti ve ihracatımızı ciddi bir sıkıntıya ve zarara uğrattı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Malatya iş dünyası olarak üretmekten, ihracat yapmaktan ve yeni pazarlara ulaşma hedefinden hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü biz biliyoruz ki üretimin olduğu yerde umut var. İhracatın olduğu yerde kalkınma var. Yeni pazarların olduğu yerde ise güçlü bir gelecek var. Dünya ticareti yeni bir yola doğru ilerliyor. Pazar çeşitliliği sürdürülebilir büyümenin en önemli şartlarındandır. Özellikle son yıllarda küresel ticarette yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler, ticari savaşlar, lojistik maliyetlerinin artması, değişen gümrük politikaları bizleri yeni pazarlara açılmanın ne kadar önemli öyle olduğunu bir kez daha göstermiştir. ABD pazarı da bu anlamda Türk firmaları için stratejik fırsatlar barındırıyor. Elbette bu pazara girmek kolay değil. Ancak doğru hazırlıklar yapan, kaliteyi sürdüren, markalaşan ve kuralları iyi okuyan firmalarımız ABD için çok önemli fırsatlar sunulduğu pazarlara erişimle ilgili sıkıntılarının olmayacağına inanıyorum. Malatya'nın geleceği üretimde, uluslararası ticaret yapmakta. Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın memleketi olan Malatya'da da bu güçlü yapının içerisinde yer alması gerektiğini düşünüyoruz”
şeklinde konuştu.
“DEV PAZARDA KALICI OLMAK FIRSATLARI VE TEHDİTLERİ DOĞRU OKUMAKTAN GEÇİYOR”
Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği (MATEK-DER) Başkanı Mehmet Tüm de burada yaptığı konuşmada,
“Bu anlamlı buluşmanın temellerini geçtiğimiz günlerde Denizli çalıştayında atmıştık. ABD pazarı özellikle tekil ve üretim sektörümüz için devasa fırsatlar barındırıyor. Tam da bu noktada Türkiye ihracat vizyonunu kazandıran, ABD ile ticaret küfrünün mimari ve tabanın kurulmasına öncülük eden hemşerimiz merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın vizyonunu almamak imkansızdır. Onun yıllar önce açtığı bu yolda bugün bu dev pazarda kalıcı olmak eyalet bazında fırsatları ve tehditleri doğru okumaktan geçiyor”
diye konuştu.
“MALATYA'NIN ADINI TİCARETTE DE ORADA AYAĞA KALDIRALIM”
Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit ise
“Malatya iki tane cumhurbaşkanı çıkarmış bir şehir. Bu çok önemli. Birincisi rahmetli İsmet İnönü. O Türkiye'yi çok partili hayatla tanıştırdı. İkincisi ise Turgut Özal. Özal'da Türkiye'yi evrensel demokrasi ve evrensel ticaretle tanıştırdı. Bunlar Türkiye'de adeta kendi dönemleri için çağ aşmış liderler. Türkiye'nin gerçek anlamda ihracatla tanışması da Turgut Özal gibi bir lider sayesi olmuştur. Ama hepinizin bildiği gibi 6 Şubat'ta bu şehir büyük bir yıkım yaşadı. Ama çok bu şehrimiz artık ayağa kalkıyor. Ben burada iş adamlarımıza, yatırımcılara seslenmek istiyorum. Zaman kaybetmeyelim. Malatya'nın adını tarihteki misyonuna uygun bir şekilde ticarette de orada ayağa kaldıralım”
cümlelerine yer verdi.
Yapılan konuşmalar sonrası panele geçildi. Malatya’ya ABD pazarının kapılarını aralayacak olan panelin moderatörlüğünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve ekonomi yazarı Vahap Munyar üstlendi. Panelde TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi Peter Eyüp Ulu, TABA-AmCham Tekstil-Hammadde Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu ile TABA-AmCham üyeleri Zeynep Sönmez İhtiyar ve Av. İlhan Kubilay Geçkil konuşmacı olarak yer aldı. Programda ABD'nin farklı eyaletlerindeki yatırım ve ticaret fırsatları, sektörel avantajlar, yatırım teşvikleri, şirket kuruluş süreçleri ve hukuki altyapı kapsamlı şekilde ele alındı. Panelde ayrıca üretim, tekstil, gıda, tarım, makine, otomotiv yan sanayi, teknoloji, enerji, lojistik, hizmet ve dış ticaret sektörlerine ilişkin güncel veriler, pazar analizleri ve yatırım fırsatları paylaşıldı. ABD ile ticaretini geliştirmek, yeni pazarlara açılmak ve uluslararası rekabet gücünü artırmak isteyen sanayici, yatırımcı ve ihracatçılar için önemli bir bilgi ve iş birliği platformu niteliği taşıyan panelin, bölge ekonomisine yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları kazandırması hedefleniyor.
HANİFE SARI
