Malatya kayısısında gözler artık sadece iklim ve rekolteye değil, kalıntı riskine çevrildi. Organik kayısı partilerinde, küf mantarlarının ürettiği aflatoksin ve okratoksin maddelerine rastlanmasının ardından bazı Avrupa ülkelerinin alarma geçmesi kayısı ihracatını tehlikeye sokarken, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.
Bu durumun Malatya kayısısına münhasır bir olay olmadığını dile getiren ZMO Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, bu sorunun kayısının saklama ve muhafaza şartlarıyla ilgili bir durum olduğunu söyledi.
“İNSAN VÜCUDUNDA CİDDİ ZARARLARA YOL AÇABİLİR”
“Bunun sadece kayısıya mahsus değil; bütün meyvelerde veya saklanmış ürünlerde görülebilecek bir durum” diyen Fevzi Çiçek sözlerine şöyle devam etti:
“Bu tür sorunlar daha ziyade işleme, depolama ve muhafaza ortamlarında oluşabilecek şartlardan kaynaklanıyor. Nakil esnasında da benzer sorunlar meydana gelebiliyor. Normal şartlarda belirli dozların üzerinde olduğu veya gerekli şartlara uyulmadığı durumlarda bu maddeler insan vücudunda ciddi zararlara yol açabilir. Ancak her görülmesi, hemen insan sağlığını çok olumsuz etkileyeceği anlamına gelmiyor.”
“ÜLKEYE GİRİŞİNİN YASAKLANMASI SÖZ KONUSU OLABİLİYOR”
Geçmişte buna benzer bir, 2 sıkıntı yaşandığını anımsatan Çiçek, “Burada özellikle Almanya'dan geri çevrildiği belirtilen ürünün organik kuru kayısı değil, gün kurusu olduğunu ayırt etmek gerekiyor. Gün kurusunda aflatoksin ve okratoksin maddelerine rastlandığı yönünde bilgiler var. Bunlar tamamen saklama, muhafaza veya nakil şartlarından kaynaklanabilen mantar oluşumlarıyla ilgili. Geçmişte de buna benzer bir, 2 sıkıntı yaşanmıştı. Bu maddeler tespit edildiğinde insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri nedeniyle ürünlerin iade edilmesi veya ülkeye girişinin yasaklanması söz konusu olabiliyor” diye konuştu.
“MALATYA KAYISISI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR TEHDİT”
Hasada yakın dönemde ilaç kullanılmaması, kullanılacaksa da kalıntı bırakmayacak ilaçların tercih edilmesi gerektiğini birçok kez dile getirdiklerini hatırlatan Çiçek, “Pestisit ve ilaç kalıntıları da Malatya kayısısı açısından önemli bir tehdit. Avrupa bu konuda ciddi hassasiyet gösteriyor. Bundan iki-üç yıl önce yaptığımız panellerde ve konuşmalarda, bundan sonraki risklerin kalıntı riskleri olacağını ifade etmiştik. Hasada yakın dönemde ilaç kullanılmaması, kullanılacaksa da kalıntı bırakmayacak ilaçların tercih edilmesi gerektiğini birçok kez dile getirdik. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı da ciddi bir uygulama başlattı. 1 Temmuz'dan itibaren ilimizde de uygulanmaya başlayan B-reçete sistemiyle, zirai ilaçların reçeteye tabi olması ve Bakanlık talimatları kapsamında uygun dozda ve uygun zamanda tavsiye edilmesi hedefleniyor” ifadelerini kullandı.
“AKSİ HALDE PAZAR BULAMAYABİLİRİZ”
İlaçlama yapılacaksa eğer kalıntı bırakmayacak ilaçların kullanılması gerektiğine dikkat çeken Çiçek, “Bu durum sadece kayısıya mahsus değil, bütün tarım ürünleri için geçerli. Özellikle sofralık olarak, yaş veya kuru şekilde ihraç edilen ve tüketilen sebze ve meyvelerin tamamında ciddi bir risk söz konusu. Üreticilerimizin özellikle B-reçete sistemine uymaları, hasada yakın dönemde çok mecbur kalmadıkça ilaçlama yapmamaları gerekiyor. İlaçlama yapılması zorunluysa da uygun ilaçların kalıntı bırakmayacak ilaçların uygulanması büyük önem taşıyor. Aksi halde ürettiğimiz ürünlerin tamamı pazar bulamayabilir” söylemlerine yer verdi.
“ÜRÜNÜNÜZ VAR AMA KALINTI NEDENİYLE SATAMIYORSUNUZ”
Bu sorunun ülke tarımını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren Çiçek, “Bu durum zirai dondan daha tehlikeli bir noktaya ulaşabilir. Zirai don, iklim faktörüyle ilgili bir durumdur. Ürününüz olmaz ve satamazsınız. Burada ise ürününüz var ama kalıntı nedeniyle satamıyorsunuz. Dolayısıyla ülke tarımını olumsuz etkileyebilir. Daha ileri bir boyuta ulaşması halinde uluslararası düzeyde Türkiye açısından başka riskler ve alarmlar gündeme gelebilir. Hatta Türkiye'den ürün alınmaması gibi çok daha ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir” ifadelerini kullanarak sözlerini tamamladı.
MUTLU SARIGÜL
