ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI

Mehmet Ali Köroğlu

29-06-2025 18:03

“Son ümîdim de bitti!” diyen bir şairin haykırışı bugün yalnızca bireysel bir isyan değil, iki buçuk milyar Müslüman’ın susturulmuş sesidir. Artık dualar göğe değil, çıkar ilişkilerine gönderiliyor. Kalpler Kâbe’ye dönmek yerine Pentagon’a, Kremlin’e, Çin Seddi’ne yöneliyor. Ne acı ki, ümmetin yönü Allah’tan uzaklaşıp güç sahiplerine çevrilmiş durumda. Diplomasi adı altında zillet, strateji diye sunulan ise teslimiyetin ta kendisidir.

Ümmetin haline bakıldığında; Afganistan’da yanmış köyler, Yemen’de açlıktan ölen çocuklar, Irak’ta bombalanan camiler, Suriye’de paramparça bedenler… Ve Gazze’de toprağa gömülmüş bebekler… Ama yöneticilerde ne bir kıpırtı, ne de bir hayâ duygusu. Bu acıların üzerine kurulmuş saraylar, gökdelenler ve sessizliğiyle suç ortaklığı yapan medya düzeni…

Tüm bu karanlık tablo içinde bir “kurtarıcı” bekleniyor. Ancak bu kurtarıcı, ümmetin cellatlarından birine dönüştü. Irak ve Suriye’de Müslüman kanı döken bir ülkenin ümmete lider olacağına inanmak, denize düşüp yılana sarılmak değil de nedir? Oysa Rabbimiz buyuruyor: “Zalimlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur…” (Hud Suresi, 113). Biz ise bırakın meyletmeyi, ümmetin yüreğine ateşi bizzat taşıyanları baş tacı ettik.

KANDIRILMA KISIRDÖNGÜSÜ VE MÜSLÜMAN LİDERLİK YANILGISI

Ümmetin düşmanını tanıyamaması değil, zalimleri tekrar tekrar lider seçmesi en büyük faciadır. Dindar görünüp dünya tutkunu olan liderler; sözde ümmet sevdalısı olup aslında kendi saltanatını inşa eden yöneticiler...

Zirveler yapılıyor, toplantılar düzenleniyor, kameralar önünde etkileyici konuşmalar yapılıyor. Ama mesele Gazze’ye fiilen yardım etmek olunca herkes kör, sağır ve dilsiz. Medya şovlarıyla halkın duyguları okşanıyor, ama zihinler uyuşturuluyor. Üç gün sonra unutuluyor her şey, çünkü bu liderler unutmayı strateji, susmayı siyaset zannediyor.

Ümmet, zalimin karşısında dimdik duran Hz. Ömer gibi liderler bekliyor; ama ne yazık ki gösterişi ibadet, sessizliği sabır, teslimiyeti tevekkül diye yutturan yöneticilerle karşı karşıya. Oysa Peygamber Efendimiz buyuruyor: “Sizden kim bir kötülük görürse eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman, 78). Kalplerden buğz da çekilince, ümmetin dili mühürlendi.

HİCRÎ YIL: TENCERE VAR, HELVA YOK

Dün gece yeni bir Hicrî yıla girdik. Hicrî 1446 bitti, şimdi 1447… Ancak bu başlangıç sadece takvim yapraklarının değişimi. Ne bir hicret ufku var, ne de hicret edecek bir irade. Ümmet, helva için gereken tüm malzemelere sahip: un var, yağ var, tencere var. Ama o tencereyi ateşe koyacak, yüreği Allah’a yaslanmış bir el yok.

Kalplerdeki iman, protokollere rehin düşmüş durumda. Bireysel hayatlarımızda bile irade felç olmuş. Komşusunun aç olduğunu bile bile israf eden Müslümanlar, Filistin için birkaç kuru gözyaşını yeterli zannediyor. Gazze’de katledilen çocukların çığlıkları, akşam dizisinin müziğiyle bastırılıyor. Çünkü yürekler ekran ışığında karardı.

“Yeni yıl” deyince tebessüm etmek ne kadar da kolay geliyor bazılarına. Oysa ümmet için bu yılbaşı bir tebrik değil, bir matemdir. Bir muhasebe gecesidir. Zira Resûlullah (s.a.v.) buyurur: “Bugün, kendine zulmedenlerin mazereti kalmamıştır. Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Tirmizî, Kıyâme, 25). Biz nefsimize hâkim olmayı bırakın, zalimlerin nefsine oyuncak olduk.

KENDİSİNE İHANET EDEN ÜMMETİN TEBRİĞİ

Zalimi alkışlayan, mazlumu susturan bir ümmet neyin yılbaşını kutlar? Bağdat yanarken, Şam susarken, Gazze ağlarken neyin mutluluğudur bu? Bu yeni yıl; bir kutlama değil, bir uyarıdır. Mahşer çığlığıdır. Çünkü bu ümmet ne strateji sahibi, ne birlik içinde, ne de bir hedef yolunda.

Kalpler paramparça, kafalar karışık, yönler belirsiz. Artık düşmanlarımız bile bizden utanmıyor. Çünkü biz, bize verilen emaneti bile taşıyamıyoruz. Allah, yeryüzüne halife tayin ettiği kulların bu hâlini izlerken meleklerine ne der? Hangi amelimizle Allah’ın rızasını kazandığımızı iddia edebiliriz?

Bir aile bireyin hasta olduğunda dünyayı ayağa kaldıran bizler, Gazze’de paramparça olan çocukların görüntüsünü görünce televizyonu değiştiriyoruz. Çünkü yüreklerimizi ekranın karşısına değil, doların karşısına koyduk. Çünkü imanlarımız tatile çıktı, vicdanlarımız ise mezara girdi.

YENİ BİR YIL, YENİ BİR YAKARIŞ

Artık bütün diplomatik yollar tıkandı. Bütün küresel projeler, bütün stratejik planlar iflas etti. Amerika sustu, Avrupa kör oldu, İslam ülkeleri dilsizleşti. Zalim hâlâ öldürüyor, hâlâ yıkıyor. Demek ki sıra Allah’a geldi. Ve aslında işin başında da orada olmalıydık. Çünkü “Allah dilerse olur; dilemezse asla olmaz.” (Yâsîn, 82)

Rabbimiz! Bu ümmete, tıpkı Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hicretiyle başladığı gibi, yeni bir hicret ruhu nasip eyle! Bu ümmete imanını önceleyen liderler, gözyaşıyla değil direnişle hareket eden halklar nasip eyle. Çünkü bugün ümmetin en büyük eksiği ne silah, ne para, ne de liderliktir. Bugün ümmetin en büyük eksiği; “ateşi yakacak yürek”tir.

Ey Rabbimiz! Eğer biz helva yapamıyorsak, un, yağ ve tenceremizi başkasına ver. Yeni yıla, eski gafletle değil, yeni bir dirilişle girme lütfunu bahşet. Çünkü bu ümmet artık denize düşmüş, yılana sarılmış durumda. Bizi kurtaracak olan ne yılan ne çakıl taşıdır; sadece Senin rahmetindir.

UNUTMAYIN,

“Un, yağ ve tencere vardı… Ama ateşi yakacak yürek eksikti. Artık o yüreği yak Allah’ım!”

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00