SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ

Mehmet Ali Köroğlu

24-07-2025 18:21

Türkiye’de muhalefet adına konuşanların, özellikle CHP çatısı altındaki birçok belediyenin artık neredeyse sistematik hale gelmiş bir yolsuzluk düzeni içerisinde faaliyet gösterdiğini görmekteyiz. Gerek yerel idarelerde gerek iştirak şirketlerinde gerekse kooperatifler veya arsa tahsisleri üzerinden dönen skandallar; artık münferit değil, yapısal bir çürümenin işaretidir. İsim, şehir ya da rakam vermek bu saatten sonra fayda etmiyor. Zira mesele artık sadece “kaç kişi dolandırıldı?” ya da “kaç milyon iç edildi?” soruları değil; bu zihniyetin kurumsallaşmış olmasıdır.

CHP’nin kirli siyaset anlayışı, sadece maddi yolsuzlukla sınırlı da değil. Aynı zamanda ahlaki ve siyasi bir yolsuzlukla, karalama, iftira ve algı operasyonlarıyla karşı karşıyayız. Suçluyu masum, masumu suçlu göstermek artık muhalefet için bir refleks hâline geldi. Millî Eğitim Bakanı’na, Turizm Bakanı’na, hatta doğrudan Cumhurbaşkanı’na yönelik asılsız ve delilsiz ithamlar bunun göstergesidir. Ama asıl mesele başka bir yerde düğümleniyor…

AK PARTİ’DEKİ SUSKUNLUK: BİR DURUŞ EROZYONUNUN HABERCİSİ Mİ?

Bütün bu yalanlara, bu ahlaki saldırılara rağmen AK Parti’nin sessiz kalması, hele ki kendi bakanlarını dahi yalnız bırakması, benim gibi yıllardır bu davaya gönül vermiş insanlarda ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. Şahsen 21 yılı aşkın meslek hayatımda, hiçbir zaman yolsuzluğun, haksızlığın ve kirli siyasetin karşısında susanlardan olmadım. Adalet dedik, mertlik dedik, hakkaniyet dedik. Bugün de aynı yerde duruyorum. Ancak gördüğüm kadarıyla, AK Parti’de artık birçok isim aynı çizgide durmuyor.

Bu bir korkaklık değil belki. Ama bir tür konfor alanına çekilme hâli. Sanki sorumluluk yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, parti sözcüsüne veya birkaç güçlü bakana yüklenmiş gibi… Oysa AK Parti, bir “tek adam partisi” olarak değil, bir kadro hareketi olarak kuruldu. Bu kadroların sustuğu yerde artık bir dava ruhundan bahsetmek ne yazık ki mümkün değildir.

BİZ BU YOLA MAKAM İÇİN DEĞİL, MAZLUM İÇİN ÇIKTIK

Ben hiçbir zaman siyaseti bir rant ya da kariyer alanı olarak görmedim. Siyaset, benim için her zaman haklının yanında, haksızın karşısında durma sorumluluğunun adıdır. Bu yüzden, hangi partide olursa olsun, bir yolsuzluk varsa onun karşısında durdum. Bu yüzden, bu milletin iradesini hiçe sayan vesayet odaklarına karşı her zaman dik durdum. Ve yine bu yüzden, bugün AK Parti içinde yaşanan sessizliği de eleştiriyor, yanlış buluyorum.

Bakınız, bu sessizlik sadece ahlaki bir boşluk değil, stratejik bir hatadır da. Çünkü sahada mücadele eden, teşkilatın yükünü omuzlayan insanlar, yukarıdan gelen bu suskunlukla yalnızlaşmakta, umudunu ve heyecanını kaybetmektedir. Dava, sadece sandıkta kazanılan zaferlerle değil, sokakta ve vicdanlarda kazanılan güvenle yaşatılır.

KİR KARŞISINDA SESSİZ KALANLAR, ZAMANI GELİNCE KİRİN PARÇASI OLUR

Bugün karşımızda yalanı, iftirayı, algıyı ve yolsuzluğu kendine düstur edinmiş bir muhalefet var. Ve buna karşı gereken mücadeleyi vermeyen, vermekten çekinen ya da sadece “Cumhurbaşkanımız konuşsun” diyen bir AK Parti teşkilatı var. Bu denge, uzun vadede sadece AK Parti’ye değil, memlekete de zarar verecektir. Çünkü insanlar hakikatle mücadele eden değil, sessizliği tercih eden bir yapı gördükçe güvenlerini yitirirler.

Ben kendi adıma şunu net olarak ifade etmek istiyorum: Biz bu yola susmak için çıkmadık. Hakikati söylemekten geri durursak, o zaman karşı çıktığımız her şeyi biz de içselleştirmiş oluruz. Eğer biz de yolsuzluğu görüp ses etmeyenlerden olursak, hangi yüzle haktan, hukuktan, adaletten söz edebiliriz? Eğer biz de yalanla savaşmayıp rahatımızı bozmuyorsak, ne farkımız kalır karşı taraftan?

YOLUN BAŞINDAKİ SAFİYET, BUGÜNKÜ GAFLETE TERK EDİLMEMELİ

Ben AK Parti’ye gönül vermiş bir hukukçu olarak söylüyorum: Bu parti bir dava partisidir, ama o dava yalnızca Erdoğan’ın omuzlarında taşınamaz. Teşkilat da konuşmalı, vekiller de susmamalı, bürokratlar da mücadeleye omuz vermelidir. “Reis nasılsa bir açıklama yapar” anlayışı; sorumluluğu paylaşmayan, yükten kaçan bir zihniyetin dışavurumudur.

Bugün susanlar, yarın hakikate ihtiyaç duyduklarında yalnız kalabilirler. Çünkü hakikat, sadece ihtiyaç duyunca hatırlanacak bir kavram değildir. Onu her gün, her fırsatta, her baskı karşısında dile getirmediğinizde anlamını yitirir.

AK Parti eğer eski ruhunu, yolun başındaki safiyetini yeniden hatırlamak istiyorsa, önce bu suskunluğu kırmalıdır. Aksi takdirde bu suskunluk, sadece bir stratejik hata değil; ahlaki bir çöküşün de habercisi olacaktır.

Ben sustum demesin kimse; çünkü sustuğu zaman, o günkü yanlışı onayladığını da tarih yazar.

UNUTMAYIN:

“Susmak, her zaman sükûnetin değil, bazen ihanetin de dili olur. Ve hakikat, ancak onu yüksek sesle savunanların omuzlarında ayakta kalır.”

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00