SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ

Mehmet Ali Köroğlu

20-03-2025 11:39

TÜRK SİYASETİNİN MEVSİMLERİ VE GÜÇ DENGELERİ

Türk siyasetinin de tıpkı doğa gibi mevsimleri vardır. Kimi zaman kış hüküm sürer, rüzgârlar sert eser; diller, gönüller ve zihinler buz tutar. Kimi zaman bahar gelir, umutlar yeşerir, yeni başlangıçlar konuşulur. Ancak bu mevsimler doğal döngülerin değil, güç dengelerinin, siyasal mühendisliklerin ve tarihsel kırılmaların eseridir. Bugün, bu uzun ve sancılı sürecin yeni bir aşamasına tanıklık ediyoruz.

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” çağrısı, sadece bir terör örgütünün kaderini değil, Türkiye siyasetinin yönünü de derinden etkileyecek nitelikte. Bu çağrının yankıları, hem içeride hem de uluslararası alanda farklı hesapları, planları ve stratejileri harekete geçirdi.

Peki, bu çağrı Türkiye’deki siyasi dengeleri nasıl değiştirecek? Öcalan’ın mesajı kime ne söylüyor? Kandil nasıl bir yanıt verecek? Ve en önemlisi, bu cemre siyasetin buzlarını gerçekten eritebilecek mi?

KIRILMA ANI: BAHÇELİ’NİN UZATTIĞI EL

Bu sürecin fitili, 1 Ekim 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile tokalaşmasıyla ateşlendi. Bu sıradan bir nezaket anı gibi görülebilirdi, ancak kısa sürede bunun çok daha büyük bir planın parçası olduğu anlaşıldı.

O gün Bahçeli’ye bu tokalaşmanın anlamı sorulduğunda, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım” dedi. Bu sözler, bugüne kadar terörle mücadelede en sert tutumu benimseyen bir liderin ağzından çıktığı için büyük yankı uyandırdı. Bahçeli’nin bu sözleri sadece bir mesaj değil, bir sürecin işaret fişeğiydi.

MGK TOPLANTISI VE ERDOĞAN-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ

Bahçeli’nin açıklamalarından yalnızca iki gün sonra, 3 Ekim 2024’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli’nin konutuna giderek 45 dakikalık kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Aynı gün Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısından şu sert bildiri yayımlandı:

“Suriye topraklarında yuvalanan terör örgütlerinin etkisiz kılınmasına yönelik faaliyetlerin aralıksız süreceği ve milli güvenliğimize halel getirebilecek herhangi bir plana müsaade edilmeyeceği vurgulanmıştır.”

Bir yanda Bahçeli’nin “Türkiye partisi olun” çağrısı, diğer yanda devletin güvenlik bürokrasisinin sert mesajları… Bu çelişki, sürecin içindeki çok yönlü hesapları gösteriyordu.

TECRİDİN KALDIRILMASI VE İMRALI GÖRÜŞMELERİ

Bahçeli, 15 Ekim 2024’te yaptığı bir açıklamada dikkat çeken bir çıkış yaptı:

“Teröristbaşı buyursun, örgütün bittiğini, PKK’nın tasfiye edileceğini ilan etsin!”

Bu sözler, DEM Parti içinde de yankı buldu. DEM Parti lideri Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın böyle bir çağrı yapabilmesi için tecrit şartlarının kaldırılması gerektiğini söyledi.

Beklenen adım 28 Aralık 2024’te geldi. Adalet Bakanlığı, Öcalan’la görüşme talebine onay verdi. DEM Parti’den bir heyet, İmralı’ya gitti ve Öcalan’la görüştü. Artık bir zamanlar “kırmızı çizgi” olarak görülen İmralı görüşmeleri, devlet eliyle resmîleşmişti.

ÖCALAN’IN TARİHİ ÇAĞRISI

Öcalan, 27 Şubat 2025’te yapılan üçüncü İmralı görüşmesinin ardından şu açıklamayı yaptı:

“Soğuk savaş döneminin sona ermesi ve fikir özgürlüğü alanında sağlanan ilerlemeler, PKK’nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır. Kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”

Bu çağrının mesajı netti: PKK’nın silahlı mücadele dönemi sona erdi.

Ancak bu çağrı sadece bir örgütü bağlamıyor. Öcalan’ın sözleri dört ana adrese yönelmişti:

1- Kandil ve PKK

2- Suriye’deki PKK-YPG yapılanması

3- DEM Parti

4- Avrupa’daki PKK yapılanması

Şimdi en kritik soru şuydu: Kandil bu çağrıya nasıl yanıt verecekti?

KANDİL KONGREYİ TOPLAYACAK MI?

Öcalan’ın çağrısından sonra gözler Kandil’e çevrildi. Örgütün lider kadrosundan Murat Karayılan, böyle bir kararın ancak örgüt kongresinde alınabileceğini söyledi.

Bu, “Öcalan’ın çağrısı yeterli değil, örgüt içinde ikna süreci gerekiyor” anlamına geliyordu. Yani PKK’nın silah bırakması için Kandil’in de bu çağrıya uyması gerekiyordu.

SİYASETE ETKİSİ: DEM PARTİ VE ERDOĞAN’IN HAMLESİ

DEM Parti, sürecin artık devlet tarafından yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “top sizde” mesajı verdi.

Bu gelişme, AK Parti’nin Kürt seçmen üzerindeki etkisini artırabilir, DEM Parti’nin ise siyasi varlığını yeniden tanımlamasına yol açabilir. CHP’nin de süreç karşısında nasıl bir tavır alacağı merak konusu.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreci yönetmek zorunda. Zira bir yanda Bahçeli ve milliyetçi taban, diğer yanda Kürt seçmenin beklentileri var. AK Parti’nin nasıl bir yol izleyeceği, bu sürecin geleceğini belirleyecek.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE YENİ PARADİGMA

Bugün gelinen nokta, sadece Türkiye siyaseti için değil, bölge ve dünya siyaseti açısından da yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Yıllardır süren çatışmalar, acılar ve belirsizlikler, artık yerini terörsüz, daha güçlü ve daha birleşik bir Türkiye idealine bırakıyor. Bu süreç, yalnızca silahların susması değil; aynı zamanda toplumsal kardeşliği yeniden inşa etme, ekonomik kalkınmayı hızlandırma ve bölgeyi huzura kavuşturma amacını taşıyor. Artık zaman, birbirimizden kuşkulanma değil, ortak bir gelecek inşa etme zamanı. Türkiye, Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Lazıyla, Boşnağıyla, Arabıyla ve tüm halklarıyla birlikte, büyük medeniyet yürüyüşüne devam ediyor. Bu yeni dönemin, iç barışı güçlendirdiği gibi uluslararası arenada da Türkiye’nin elini kuvvetlendireceği aşikâr. Bölgesinde oyun kurucu bir güç olarak yükselen Türkiye, kendi içindeki birlikteliği pekiştirdikçe, dünyaya da ihtiyaç duyduğu yeni eksen ruhunu sunacaktır.

BU CEMRE SİYASETİN BUZLARINI ERİTECEK Mİ?

Bu çağrı, Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak bunun gerçek bir bahara dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek.

Kandil’in vereceği yanıt, devletin atacağı adımlar, DEM Parti’nin yeni pozisyonu ve uluslararası konjonktür, bu sürecin yönünü belirleyecek.

Bekleyip göreceğiz. Bu bir bahar mı, yoksa yeni bir aldatmaca mı?

Şunu unutmayalım:

“Cemre düşmekle bahar gelmez, ama bahar cemresiz de gelmez.”

Saygılarımla,

 

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00