NE ETTİM, NE BULDUM?

Mehmet Ali Köroğlu

22-06-2025 16:17

“Ben, Sen, O, Biz, Siz, Onlar…”

Dil bilgisi açısından yalnızca şahıs zamirleri gibi görünse de bu kelimeler, insanlığın bütün tarihini içine alabilecek birer semboldür. Savaşlar, barışlar, keşifler, felaketler; hepsi bir “Ben” ile başladı. “Ben dedim, o olmadı.” “Biz istedik, onlar karşı çıktı.” “Sen ettin, ben çektim.” Öyle ki, zamirlerin arasındaki mesafe, bazen milletlerin, bazen medeniyetlerin, bazen de savaşların kaynağı oldu.

Bu dilbilgisel varlıklar sadece cümle içinde özne değildir; hayatın her alanında özneleşmiş, özdeşleşmiş gerçekliklerdir. Günümüz dünyasında devletler, şirketler, sivil toplumlar, bireyler hep bu zamirlerin temsil ettiği psikolojik ve sosyolojik kimlikler üzerinden hareket etmektedir. “Ben merkezli” yaşamak insanı yalnızlaştırırken, “Biz merkezli” yaşamak da çoğu zaman bireyin yok sayılmasına yol açabiliyor. Bu çelişki, insanlığın tüm zamanlara yayılan buhranının temelini oluşturuyor.

TARİHİN YÜKÜ: İNSAN ETTİĞİNİ ÇEKİYOR

İnsanlık tarihi; yıkımların, inşaların, ihanetlerin ve kahramanlıkların toplamıdır. Ne zaman ki insan bir hayal kurdu, onun bedelini ödemeye de hazır olmak zorunda kaldı. Çin Seddi’ni sormuştuk: Neden yapıldı? Bir duvarı bu kadar uzun kılan sadece düşman korkusu değil, aynı zamanda insanın insana duyduğu güvensizlikti. Güçlünün haklı, haklının çaresiz olduğu dönemlerde barikatlar yükseldi, surlar örüldü.

Bugünün teknolojik dünyasında da durum pek farklı değil. İnsanoğlu, yapay zekâyı da önce savaşta kullanmak için geliştirdi. Hangi gelişmiş ülkenin savunma sanayii, kendi halkının refahından daha düşük bütçeye sahiptir? Barış, sadece silahların sustuğu an değil; insanların birbirine duyduğu güvenin yeniden inşa edilmesidir. Fakat bu güven duygusu, tarih boyunca hep yara aldı. İnsan, önce ettiğini, sonra unuttuğunu, sonra da aynısını tekrar ettiğini gördü.

RAKİP Mİ, DÜŞMAN MI? DÜALİTENİN TUZAĞINDA İNSAN

Tez – antitez meselesi sadece Hegel’in ya da Marksist felsefenin konusu değil, bizzat hayatın kendisidir. İki insan bir araya gelse, üçüncüsü mutlaka bir fikir ayrılığıdır. İş dünyasında rekabet, siyaset arenasında iktidar-muhalefet çekişmesi, aile içinde kuşak çatışması… Hepsi, bir “ben” ile “sen”in, “biz” ile “onlar”ın ayrımından doğuyor.

Oysa bu düalite, insanı sadece tüketen bir ikilik değil; aynı zamanda üretici bir gerilim de olabilir. Lakin ne zaman bu gerilim “düşmanlık” sınırını aşar, işte o zaman çatışmalar kaçınılmaz olur. Günümüz toplumlarında sosyal medya dahi bu kutuplaşmayı körüklüyor. Bir tweet, bir paylaşım; anında insanları “bizden” ve “onlardan” ayırabiliyor. Tartışmaların zemininden çok, tarafların kimliği belirleyici hale geliyor.

RAHATLIK: ARADIĞIMIZ MI, KAÇTIĞIMIZ MI?

“Rahat” kelimesi kulağa hoş gelir. Huzur, konfor, istikrar… Fakat rahatlık her zaman saadet demek değildir. Bazen insan, mücadele etmeden gelen rahatlıktan korkar. Kimi zaman konfor alanı kişiyi köreltir. Kimi zaman da rahatlık; şükürle değil, şımarıklıkla sonuçlanır. Toplumlar da bu döngüyü yaşar: Refah arttıkça ahlak azalır, kolaylık arttıkça emek küçülür.

Günlük yaşamımızda da durum aynıdır. Her şeyin otomatikleştiği, yapay zekânın işlerimizi kolaylaştırdığı bir çağda yaşıyoruz. Ama bu kolaylık, bizi daha mutlu, daha huzurlu, daha merhametli kılmadı. Daha fazla imkan, daha az anlam getirdi. “Ne ettim, ne buldum?” diye soran insan, bazen bulduğu şeyin aradığı şey olmadığını anlar. Aslında her konfor, gizli bir mücadele barındırır. Bu yüzden rahatlık arayışı, çoğu zaman başka bir çilenin başlangıcıdır.

GÜNCEL ÖRNEKLER: BİZDEN BİR GÜN

Sabah işe geç kalan bir memur, trafikte öfkelenir, kornaya basar. Oysa kendisi de başkasının geç kalmasına neden olan zincirin bir halkasıdır. Öğrencisine bağıran bir öğretmen, dün kendi hocasından azar işitmişti. Sokakta yardım isteyen birine yüz çeviren adam, o gün sosyal medyada “insanlık ölüyor” diye paylaşım yapacaktır. Bunların hepsi birer “ne ettim, ne buldum” hikâyesidir.

Siyaset arenasında da tablo farklı değil. Yolsuzluk yapanın yanında duranlar, bir gün adalet ister. Hukuksuzluğa sessiz kalanlar, bir gün haksızlığa uğrar. Kendi çıkarı için sessiz kalan kalabalıklar, zulüm döngüsünün devam etmesine neden olur. Günümüzün en temel sorunlarından biri de “sorumsuzlukla donatılmış bireylerin toplumsal etki yaratmasıdır.” Herkes rahatlık ister ama kimse bedel ödemek istemez. Herkes adalet ister ama kimse kendi adaletsizliğini görmek istemez.

KENDİMİZLE YÜZLEŞMEDEN DÜZELME YOK

İnsanlık ne yaptıysa onu buldu. Nice filozoflar, nice peygamberler, nice devrimciler insanlığa yön vermeye çalıştı ama bir gerçek değişmedi: İnsan, ne ettiğini görmek istemez. Hatayı karşıda arar, faturayı başkasına keser. Oysa çözüm, önce aynaya bakmakla başlar. “Ben” olmadan “biz” olunmaz. “Sen”in hakkını tanımadan, “bizim” hukukundan söz edilemez.

Bugün bireyden devlete kadar herkes bir şeylerin yolunda gitmediğini söylüyor. Ekonomi kötü, toplum yoz, ahlak zayıf, adalet yetersiz. Fakat kimse “bunun içinde benim de payım var” demiyor. Bir çocuğun okulda gördüğü baskı, evde babasından kaynaklı olabilir. Bir memurun ihmali, sistemin değil, bireyin ihmalkârlığından doğabilir. Bu yüzden değişim; yukarıdan değil, içerden başlamalı.

Ve nihayetinde şu soruyla baş başa kalıyoruz: “Ne ettim, ne buldum?”

Eğer bugün şikâyet ettiğimiz şeyleri biz ettikse, bulduğumuz şeyden şikâyet etmeye ne hakkımız var?

UNUTULMAMALIDIR Kİ,

“İnsan, ne zaman ki ettiğiyle yüzleşmeyi öğrenir, işte o zaman bulduğu da anlam kazanır.”

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00