İSTANBUL DEPREMİ

Mehmet Ali Köroğlu

25-04-2025 12:15

Gün geldi, korkulan oldu.

Yıllardır yazıldı, çizildi, söylendi: “İstanbul büyük bir depreme hazırlanmalı.”

Ama ne oldu?

Kentsel dönüşüm lafta kaldı, icraatlar yandaşa aktı.

Ve şimdi… İstanbul’da binalar değil ama umutlar yıkıldı.

Ve şimdi… Yüreğimiz yıkıldı.

BU DEPREM, SADECE YERİ DEĞİL, VİCDANLARI DA SALLADI

İstanbul’da beklenen büyük deprem gerçekleşti.

Dualarımız bir ağızdan yükseldi: Allah beterinden saklasın, geçmiş olsun Türkiye’m, İstanbul’um.

Evet, belki büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Belki hasar düşündüğümüzden az, belki can kaybı yok…

Ama bu “şükür” hali, ihmalleri perdeleyemez.

Bu “ucuz atlattık” sevinci, yıllardır süregelen vurdumduymazlığı aklayamaz.

Çünkü İstanbul bu hale göz göre göre geldi.

Çünkü bu ülke 6 Şubat 2023’te iki büyük deprem yaşadı ve hâlâ tedbir almadıysa, bu kader değil, ihmaldir.

Çünkü aynı şeyleri tekrar yaşamak zorunda kalan bir milletin suçu, sadece yönetenlerde değil, sessiz kalanlardadır da.

KENTSEL DÖNÜŞÜM DEDİLER, YANDAŞ DÖNÜŞTÜ

Dile kolay: 560 milyar Türk Lirası.

Bu para, İstanbul’un en az yarısını yeniden ayağa kaldıracak güçteydi.

Ama o para, birilerinin ceplerinde kayboldu.

İhaleler hep aynı adreslere, hep aynı “dost” şirketlere gitti.

Kentsel dönüşüm, rantsal dönüşüme evrildi.

Evler sağlamlaşmadı, betonlar şişti.

Depreme dayanıklı konutlar değil, reklam panoları üretildi.

Ve bu şehir, belki de son uyarısını yaşadı.

HER BURNUN KANAMASI, BİZİM VİCDANIMIZA SAPLANAN BİR BIÇAK

Bugün İstanbul’da bir tek kişinin bile burnu kanadıysa, sorumlusu biziz.

Bir tek çocuk çadırda sabahladıysa, biz suçluyuz.

Bir tek yaşlı kadın, hasar gören evinin yanı başında gözyaşı döktüyse, bunun vebali hepimizin omuzundadır.

Ben bir Malatyalı olarak, 6 Şubat’ı en ağır yaşayanlardan biri olarak biliyorum o çaresizliği…

Bir gecede evsiz kalmanın ne demek olduğunu…

Bir çadırın içinde geleceği düşünmenin nasıl bir acı olduğunu…

Şimdi İstanbul için de içim yanıyor, yüreğim titriyor.

Ve diyorum ki: Yapmamalıydık.

Onlar da biliyordu, biz de biliyorduk.

Ama bilmek yetmedi, uygulamadık.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” DEDİLER, AMA İSTANBUL O GÜZELLİĞİ GÖREMEDİ

“Her şey çok güzel olacak” cümlesi, bir dönemin umut cümlesi olarak sunuldu İstanbullulara; yorgun zihinlere serin bir esinti, kalplere yeniden bir diriliş sözüydü belki. Ama bugün İstanbul’a bakan gözler, bu sözü doğrulayacak bir güzellik göremedi. Depremin kol gezdiği sokaklarda umut değil, korku ve endişe vardı. Çocukların gözünde güven değil, korku; yaşlıların dilinde minnet değil, kırgınlık vardı. Bugün İstanbullu, “Her şey güzel olacak” vaadinin içinin ne kadar boş bırakıldığını fark etti. Bu şehir, yalnız bırakıldığını, verilen sözlerin sadece birer seçim cümlesi olduğunu anladı. Güzellik, temele dürüstlükle, samimiyetle, liyakatle örülmeden gelmiyor. Ve İstanbullu, artık göz boyamaya değil, gerçek dönüşüme inandığını yüksek sesle söylüyor.

ARTIK BAHANE YOK: YAŞAMAK İSTİYORSAK, DÖNÜŞMELİYİZ

İstanbul için hâlâ geç değilse, bu son şanstır.

Siyaseti, partiyi, yandaşı, ihaleyi bir kenara bırakıp insanı merkeze almazsak;

Deprem değil, ihmal öldürmeye devam edecek.

Yeni bir şehir inşa etmek, sadece beton yığını dikmek değil;

Adaleti, merhameti, planı ve liyakati bir araya getirmekle mümkündür.

Bu ülkenin insanı, bir gecede çadırda sabahlamayı hak etmiyor.

Hiçbir çocuk, idarecilerin beceriksizliğini sırtında taşımamalı.

Hiçbir yaşlı, “keşke ölseydim de bu günü görmeseydim” dememeli.

Bu millet sabırlı ama sabrın da bir sınırı var.

İstanbul’un bir daha aynı acıyı ve korkuyu yaşamaya gücü yok.

İHMAL EDİLEN HER GERÇEK, BİR GÜN FELAKETE DÖNÜŞÜR

Artık bahane üretme devri sona erdi. “Kaynak yoktu”, “haberimiz olmadı”, “beklemiyorduk” gibi cümleler, yaşanan acıları telafi etmeye yetmez. Çünkü herkes biliyordu. İstanbul’un altında dev bir saatli bombanın tik taklarını yıllardır duyuyorduk. Bilim insanları, deprem uzmanları, yerel yöneticiler, halk — herkes bu gerçekle yüzleşmişti. Ama yüzleşmek, harekete geçmeye yetmedi. İhmaller ötelendi, meseleler ertelendi. Ve şimdi bedelini hep birlikte ödüyoruz.

 

Bu artık sadece bir şehir meselesi değil, bir milletin vicdan muhasebesidir. Ertelenen her proje, yandaşlara peşkeş çekilen her ihale, güvenli konut yerine reklam panosu dikilen her boşluk; aslında gelecekteki bir felaketin harcını hazırladı. İstanbul’un başına gelen, bir doğa olayından çok, insani zafiyetlerin neticesidir. Çünkü afet kader olabilir, ama felaket tercih edilen ihmallerin toplamıdır.

Bugün elimizde hâlâ bir fırsat varsa, bu, geçmişten ders alma şansıdır. Artık dönüşmek zorundayız. Sadece yapılar değil, anlayışlar da değişmeli. İnsan hayatını öncelemeyen hiçbir sistem ayakta kalamaz. İstanbul’u yaşatmak, geleceği kurtarmak istiyorsak; bugünden itibaren kararlı, şeffaf, adil ve liyakatli bir iradeyle harekete geçmeliyiz.

Çünkü unutulmamalıdır ki:

“İhmaller birikir, önce vicdanı, sonra şehirleri yıkar.”

“Tedbir kuldan, takdir Allah’tan…”

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00