EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL!

Mehmet Ali Köroğlu

06-05-2025 10:08

Alman tıp öğrencisi Felix Göbel, Türkiye’de eğitim aldığı yıllarda çevresindeki Türk gençlerini gözlemledikten sonra şu cümleyi kurar:

“Dünyada kendi devletini bu kadar eleştiren, aşağılayan ve kötüleyen başka bir millet gençliği görmedim.”

Bu cümle bir yabancıya ait olsa da, aslında bizim içimizde görmezden geldiğimiz dev bir gerçeğin aynasıdır. Göbel’in sözleri bizi incitse de, inkâr edemeyeceğimiz kadar sarsıcıdır. Çünkü biz, kendi tarihine yabancılaşmış, kendi bayrağını utanarak taşıyan, kendi ordusuna güvensizlikle bakan bir gençlik inşa ettik. Ve bu inşa, öyle bir noktaya geldi ki, gençlerimizin zihinlerinde “devlet = baskı”, “bayrak = faşizm”, “ordu = şiddet” gibi kodlamalar yer etti.

Peki bu gençlik böyle olmadı da biz neyi yanlış yaptık?

DEĞERLERİNDEN KOPARILMIŞ BİR NESİL

Bugünün Türkiye’sinde gözle görülür bir gerçek var: Türk gençliği, tarihinin en büyük kimlik krizlerinden birini yaşıyor. Bir kısmı, devletine ve milletine karşı kayıtsız; hatta zaman zaman düşmanlık derecesinde bir öfke taşıyor. Özgürlüğü anarşiyle, bireyselliği benmerkezcilikle, eleştiriyi nefretle karıştıran bu tutum, sadece bireysel yozlaşma değil; aynı zamanda millet olma şuurunun da çöküşü anlamına geliyor.

Bir yanda her fırsatta devletine hakaret eden, kendi vatanını hor gören gençler; diğer yanda ABD’sinden Fransa’sına, Kore’sinden Japonya’sına kadar en zor şartlarda dahi bayrağına sahip çıkan, askerine güvenen, kurumlarına sadakat gösteren yabancı gençlik profili. Aradaki uçurumu görmek için büyük bir analiz yeteneğine gerek yok.

DEĞERLERİ ÇALINAN BİR GENÇLİK

Türk genci ne oldu da kendi toprağını, tarihini, ecdadını ve devletini küçümser hale geldi?

Bu sorunun cevabı çok katmanlı. En başta, medyadan sosyal platformlara, sinemadan akademiye kadar her alanda sinsice işleyen bir dezenformasyon mekanizması var. Bu mekanizma, Türk gencine “senin geçmişin karanlık”, “senin devletin baskıcı”, “senin ordun katil”, “senin bayrağın değerli değil” yalanlarını sistematik olarak pompalıyor.

Bu yalanları sorgulamak yerine tüketmeyi tercih eden bir gençlik, bir süre sonra kendi ülkesine karşı duyarsız, hatta düşmanca bir tavır geliştirebiliyor. Halbuki Batılı gençlik, kendi tarihindeki kanlı sömürgecilik dönemlerini bile sahiplenip, “biz buyuz ve gelişiyoruz” diyerek aidiyetini yitirmiyor.

İSLAM ÜLKELERİNDE BAĞLILIK NEDEN YERLEŞMİYOR?

İslam coğrafyasında gençlik, genellikle devletle kavgalı yetişiyor. Bunun temel sebeplerinden biri, devletlerin çoğunda adaletin zedelenmiş olması. Liyakatsizlik, yolsuzluk, zulüm gibi sebepler, gençleri devletten uzaklaştırıyor. Fakat bu uzaklaşma, bazen topyekûn bir inkâra dönüşüyor. Devlete olan tepkiler, dini ve milli değerlere de yönelince, kopuş sadece siyasal olmuyor, aynı zamanda kültürel ve manevi bir yıkıma dönüşüyor.

Türkiye’de ise bu kriz, İslam’ın özünden değil; yozlaştırılmış ve sekülerleştirilmiş eğitimden, Batı hayranlığından ve medyanın sistematik zehirlemesinden besleniyor. Gençler, modern dünyanın gösterişli vitrinine özenirken kendi iç dünyalarındaki incileri unutuyorlar. Ne yazık ki birçok gencimiz, Yahya Kemal’in ifadesiyle “kökü mazide olan âti” fikrinden habersiz yaşıyor.

BİR DEVLETİN BİNLERCE YILLIK HİKÂYESİ

Türkiye Cumhuriyeti bir anda kurulmadı. Bu devlet, 1071’de Alparslan’ın Allah’a secdeyle çıktığı Malazgirt Ovası’nda doğdu. Moğol istilasında yıkılmadı, Haçlı ordularına boyun eğmedi. Osmanlı Devleti 600 yıl boyunca üç kıtada adaleti, ilmi ve merhameti temsil etti. Evet, düşüşler yaşandı; ama bu düşüşler ihanetle değil, içerden gelen yabancılaşmayla oldu.

Kurtuluş Savaşı sadece bir cephe zaferi değildir; aynı zamanda bu toprakların sonsuza kadar bizim olduğunun ilanıdır. 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti, işgalci ordulara, emperyalizme ve mandacılığa karşı dimdik duran bir milletin iradesidir. Bu devlet, FETÖ gibi sinsi örgütlere rağmen ayakta kaldıysa; bu, hâlâ içinde cevher taşıyan bir milletin varlığındandır.

Ey genç, işte sen o cevherin ta kendisisin!

TÜRK GENÇLİĞİ KENDİ CEVHERİNİN FARKINDA MI?

Bugünün Türk gençliği, tarihsel köklerinden, kültürel mirasından ve manevi değerlerinden büyük ölçüde koparılmış bir hâlde yaşamaktadır. Modern dünyanın cazibesiyle şekillenen zihinler, Batı’nın gösterişli vitrinlerine hayranlıkla bakarken; kendi topraklarının yetiştirdiği medeniyet değerlerine ya önyargıyla yaklaşmakta ya da tamamen habersiz kalmaktadır.

Gençliğin büyük bölümü, kendine dayatılan sanal kimliklerin peşinden giderken, aslında ecdadının mirası olan adalet, ahlak, feraset ve fedakârlık gibi cevherlere sırtını dönmektedir.

YABANCI GENÇLİĞİN ÜLKESİNE SADAKATİ

Bugün bir Amerikan genci, devleti için silah taşımaktan gocunmazken; Fransız genci, tarihindeki sömürgeci geçmişi gururla savunabiliyor. Çinli genç, devleti ne derse onun doğruluğuna inanıyor. İsrailli gençler, çocuk yaşta millî bilinçle eğitiliyor ve ülkeleri uğruna ölmeyi şeref sayıyorlar.

Bu sadakat duygusu sadece beyin yıkamayla değil; sistemli eğitim, ortak kültür ve kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerle oluşuyor.

TÜRKİYE’NİN GENÇLERİNE TAVSİYEMDİR

Ey Türk genci! Sen, yalnızca bugünün değil, asırların birikimi olan büyük bir medeniyetin varisisin. Senin kanında Malazgirt var, Çanakkale var, 15 Temmuz var. Senin genlerinde fetih ruhu, adalet aşkı, mazluma merhamet ve zalime karşı öfke var. Senin cevherin Batı’nın sanal süslerinde değil; kendi özünde gizli.

Unutmayın:Yabancı gençliğin bağlılığı, onların gücünü değil, bizim gafletimizi gösterir.

YANLIŞLARIMIZ VE UZAK DURMAMIZ GEREKENLER

1.            Devlet ile hükümeti aynı şey zannetmek

2.            Tarihi meyhane sohbetlerine indirgemek

3.            Ecdadı yalanlarla itibarsızlaştırmak

 

GENÇLİĞİ KAZANMANIN YOLLARI

 

1.            Aidiyet bilinci oluşturulmalı

2.            Rol modeller inşa edilmeli

3.            Devlet sevgisi öğretilmeli

 

NE YAPMALIYIZ? DEVLETÇE VE MİLLETÇE SORUMLULUKLARIMIZ

1.            Milli Eğitim Sistemi Yeniden Şekillendirilmeli

2.            Medya Denetimi Sağlanmalı

3.            Aile Desteği Güçlendirilmeli

4.            Gençlere Sorumluluk Verilmeli

5.            Maneviyatın Gücü Unutulmamalı

6.            Milli Bayramlar ve Tarihi Günler Canlandırılmalı

7.            Devlet-Millet Bütünleşmesi Sağlanmalı

CEVHERİNİ KAYBEDEN, KENDİNİ KAYBEDER

Bu toprakların çocuğu olmak, sadece bir kimlik değil; bir sorumluluktur. Bu milletin gençliği olarak devleti sevmek, hükümetleri kutsamak anlamına gelmez. Aksine; devlete sahip çıkmak, hükümetleri gerektiğinde eleştirmekle, devleti gerektiğinde savunmakla mümkündür. Çünkü devlet, milletin hayati uzvudur. Ve o uzuv kesilirse, sadece rejim değil, ruh da ölür.

Bugün Türk gençliği kendini yeniden tanımazsa, yarın kendini başkalarının hizmetinde bulur. Bugün değerlerini sahiplenmezse, yarın değer diye yabancıların modasını yüceltir. Bugün devletini yüceltmezse, yarın devletsiz kalmanın ne demek olduğunu çok acı bir şekilde öğrenir.

Unutma ey genç:

“Yeryüzünde iz bırakmak istiyorsan, önce ait olduğun toprağın değerini bilmelisin. Bundan dolayı silkin ve kendine gel…!”

 

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00