Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal

Mehmet Ali Köroğlu

18-04-2025 11:24

17 Nisan 1993… O gün Türkiye, sadece bir Cumhurbaşkanını değil; bir dönemin ruhunu, geleceğe dair umutlarını, milletle devleti yeniden kucaklaştırma iradesini kaybetti. Ben o gün çocuktum. Televizyondan yayılan hüzünlü sesler, radyodan yükselen matem haberleri… Annemin gözyaşları, babamın suskunluğu ve evin içine çöken tarifsiz ağırlık hâlâ aklımda. Henüz neyin eksildiğini anlayamayacak yaşta olmama rağmen, o gün ülkenin içinden bir şeylerin koptuğunu hissettim.

Turgut Özal, benim çocuk hafızamda ekranlarda tebessümle konuşan, ellerini semaya açıp dua eden ve “devlet adamı böyle olur” dedirten bir isimdi. Onu tanıyan büyüklerimiz, “farklı bir liderdi” derdi. O farklılık zamanla zihnimde şekillendi. Devleti millete yaklaştıran, halkın gönlünde yer edinen, adaleti ve vicdanı önceleyen bir liderdi Turgut Özal. O çocuk halimle bile, onun içimizden biri olduğunu, bizden biri olduğunu anlıyordum.

Zaman geçti, nice siyasetçi gördük. Ama Özal’daki samimiyeti, dirayeti, milletin derdiyle dertlenme hissiyatını bir daha göremedik. Belki de o yüzden, Turgut Özal sadece bir lider değil; milletin gönlünde yaşamaya devam eden bir dua, bir umut, bir hatıradır bizim için.

 

TURGUT ÖZAL KİMDİR, NEYİ TEMSİL EDER?

Turgut Özal, Türk siyasi tarihinde çığır açmış, devlet yönetimine yeni bir ruh getirmiş bir liderdir. Malatya’nın mütevazı sokaklarından çıkıp Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst makamına yükselmiş bir Anadolu çocuğudur. O, sadece cumhurbaşkanı olmakla kalmamış; milletin gönlüne cumhur gibi oturmuştur.

Ekonomik kalkınmadan özgürlük alanlarının genişletilmesine, bürokrasinin hantallığından kurtulmasından dünyaya açılan bir Türkiye vizyonuna kadar pek çok alanda sessiz ama köklü devrimler gerçekleştirmiştir. Türkiye’yi IMF’ye muhtaç, içe kapalı bir ülke olmaktan çıkararak serbest piyasa ile tanıştırmış; girişimciliği, üretimi ve özel sektörü teşvik etmiştir. Devletin kutsal ama ulaşılmaz bir yapı olmaktan çıkıp, halkın hizmetkârı olması gerektiğini savunmuştur.

Kürt meselesi, Alevi açılımı, din ve vicdan özgürlüğü gibi konulara cesaretle yaklaşmış, devletin tüm vatandaşlarına eşit mesafede olması gerektiği fikrini dile getirmiştir. Özal, vesayet odaklarına karşı millet iradesinin yanında durmuş; her türlü ayrımcılığa karşı hoşgörü ve diyalog diliyle mücadele vermiştir.

MALATYA İÇİN BİR ONUR, TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSATTI

Turgut Özal, sadece Türkiye için değil; Malatya için de tarifsiz bir değerdir. Bu topraklarda doğmuş, bu şehrin havasını solumuş, çocukluğunun taş sokaklarından çıkarak bütün bir milleti kucaklamıştır. Malatya, onun şahsında; devletin en tepesine yürünebileceğini, bilgisiyle ve erdemiyle bir Anadolu evladının da cumhurbaşkanı olabileceğini görmüştür. O’nun varlığı, Malatya için iftihar kaynağı, ilham vesilesi olmuştur.

Ne yazık ki onun ölümü, Malatya’nın da başını eğmiştir. Bir evladını, bir umudunu, bir sesini yitirmiştir bu şehir. Ardında kalan sessizlik, sadece siyasetin değil; Malatya’nın kalbinde de bir boşluk bırakmıştır. Bugün hâlâ Turgut Özal adını duyduğumuzda gözlerimiz doluyorsa, o boşluk hâlâ hissediliyorsa; bu, onun ne kadar büyük bir değer olduğunun en açık göstergesidir.

 

 

ÖLÜMÜN ARDINDAN YARIM KALANLAR

Turgut Özal, bu ülkenin geleceği adına yürüttüğü mücadelede yalnız değildi; ardında milyonların duası vardı. Ancak ani ölümüyle, pek çok proje, pek çok umut ve pek çok hedef yarım kaldı. Bugün hâlâ konuştuğumuz pek çok sorun, onun döneminde çözüm yoluna girmişti. Eğer yaşasaydı, belki vesayet sistemi çok daha erken tarihe gömülecek; belki kardeşlik hukuku daha güçlü temellere oturtulacaktı.

Onun gidişiyle sadece bir siyasetçi değil; milletin gönlünde yeniden yeşeren umutlar da sustu. Siyasetin nezaketi, devletin merhameti, halkla kurulan gönül bağı Özal’la birlikte azalmaya başladı. Her şeyin sertleştiği, keskinleştiği, ideolojikleştiği yılların kapısı aralandı.

BİR NESLİN YİTİRDİĞİ İLHAM: GÖNLÜMÜZDE YAŞAYAN ÖZAL

Benim gibi çocuk yaşta onu tanıyan bir nesil için Turgut Özal, bir liderden çok daha fazlasıydı. O, devletle milletin barışabileceğini gösteren, her şeyin daha güzel olabileceğine dair umut taşıyan bir rehberdi. Yıllar geçtikçe onun yokluğunun ne kadar derin olduğunu daha iyi anladık. Bugün bile siyasette onun güler yüzünü, hoşgörüsünü, milletin derdini kendi derdi gibi gören tavrını özlüyoruz.

Rahmetli Turgut Özal, bizim için bir siyasi figür değil; dualarımızda adı geçen bir hayırla anılan, güzel hatıralarla dolu bir emanettir. Malatya’nın bağrından çıkan bu büyük insan, Türkiye’yi daha ileriye taşıyacak bir vizyonun adıydı. O vizyon yarım kaldı, ama hatırası milletin kalbinde yaşamaya devam ediyor.

YARIM KALMIŞ BİR CÜMLE GİBİ…

Turgut Özal’ın ardından geçen yıllar, aslında onun ne denli büyük bir kayıp olduğunu bize her geçen gün daha fazla hissettirdi. Onun yokluğunda büyüyen sorunlar, onun zamanında atılan adımların ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Bugün hâlâ çözüm bekleyen birçok meselede, onun cesareti, öngörüsü ve vicdan terazisi aranmaktadır. Özal, milletin içinden çıkmış; makamdan çok, insanlığıyla hatırlanan bir lider olmuştur.

Malatya, O’nu sadece bir evladı olarak değil; bu topraklardan çıkmış en büyük değerlerinden biri olarak bağrına basmıştır. Turgut Özal ismi, bu şehrin sokaklarında bir özlem, gönüllerinde bir gurur olarak dolaşmaya devam etmektedir. Onun arkasından dökülen gözyaşları sadece bir şahsiyetin değil, bir çağın, bir umudun ve milletle devletin kurmaya başladığı gönül köprüsünün ardından dökülmüştür

Bir devri başlatan ama tamamlayamadan aramızdan ayrılan Turgut Özal, ardında derin bir iz ve silinmeyecek bir hatıra bırakmıştır. Onun eksikliği, sadece geçmişte değil; gelecekte de hissedilecek kadar büyük bir boşluktur. Ve bizler, onu her 17 Nisan’da değil; her vicdani sorgulamada, her umut arayışında, her “acaba daha iyisi olabilir miydi?” sorusunda yeniden anacağız. ÇÜNKÜ TURGUT ÖZAL, BU MİLLETİN GÖNLÜNDE YARIM KALMIŞ BİR CÜMLEDİR…

Unutulmamalıdır ki;

“Bir millet, kendi evladını erken kaybettiğinde, yalnızca bir canı değil; nice imkânları, nice yarınları da kaybeder.”

 

DİĞER YAZILARI ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR 01-01-1970 03:00 OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00