ADİL ELEŞTİRİ ASIL SADAKATTİR

Mehmet Ali Köroğlu

28-07-2025 16:19

Son zamanlarda özellikle sosyal medyada ya da halk arasında AK Partinin bir kısım yöneticileri hakkındaki bazı eleştirilerim dillendirildiğinde, bu eleştirilerin hemen “hainlik” ya da “Cumhurbaşkanı’na zarar” şeklinde yaftalanması, siyasi iklimimizin en temel sorunlarından biri hâline gelmiştir. Oysa eleştiri, bir ihanet değil; bir aidiyetin, bir vicdanın ve bir sadakatin dışavurumudur. Eleştiriden korkmak ya yüzleşmekten aciz olmaktır ya da sahip olduğumuz yanlışları korumaya çalışmaktır. Bir kişi veya kurum, en çok içinden gelen özeleştirilerle gelişir, büyür ve arınır.

Benim yaptığım da tam olarak budur. Kimi AK Partilileri eleştiriyorum; evet. Ama bu eleştiriler, partinin omurgasına, liderine ya da davamıza değil; o omurgayı eğen, emaneti çürüten, kibir ve gafletle hakikate gözünü kapatanlara yöneliktir. Üzülerek ifade etmeliyim ki, teşkilatlarda ve yerel yönetimlerde öyle isimler var ki, bırakın partiyi temsil etmeyi, sıradan bir ahlak ölçüsünü dahi taşımıyorlar ve bunlara karşı susmak, sadece bugünün değil, yarının da vebalini üstlenmektir.

REİS’İ ELEŞTİRMEK DEĞİL, REİS’İN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEK

Bana bazen “Reis’e zarar veriyorsun” diyorlar. Hâşâ! Allah’tan dilerim ki, böyle bir düşünceye bile düşmeyeyim. Bilirim ki, biz kuluz, eksiklik ve kusur bizim fıtratımızda vardır. Ama Allah şahidimdir ki, ben Recep Tayyip Erdoğan gibi adil bir liderin, samimi eleştirilerden rahatsızlık duyacağına inanmam. Çünkü Erdoğan, milletin içinden çıkmış bir liderdir ve milletin sesine kulak vermeyi prensip edinmiştir.

Şunu unutmayalım: Eleştirinin asıl amacı yıkmak değil, onarmaktır. Yıkıcı değil, yapıcı olmak esastır. “Mümin müminin aynasıdır” (Ebu Davud, Edeb, 49) buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav). Aynada gördüğümüz kirli lekeler, aynanın değil, yüzümüzdedir. Bunu fark etmek, işte hakiki dava adamlığıdır. Kim ki eleştiriyi düşmanlık sanıyor, bilin ki o kişi asıl düşmanı dışarıda değil, içinde aramalıdır. Ya da asıl düşman o kişinin ta kendisidir.

SİYASET SADECE KAZANMAK DEĞİL, EMANETİ TAŞIYABİLMEKTİR

Siyaset, sadece seçim kazanmak, koltukları elde tutmak değildir. Siyaset, Allah katında bir emanettir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav), “Emanet zayi edildiği zaman, kıyameti bekle” (Buhari, İlim, 59) buyurarak, idarede ehliyetsizliğin ve adaletsizliğin ümmet için felaket olduğunu ifade etmiştir. Bugün bazı teşkilatlarda liyakatsizlik diz boyuysa, bu bizim değil, o yapıları savunmaktan imtina etmeyenlerin ayıbıdır.

Daha açık söyleyelim: Bazı il başkanları, bazı belediye başkanları ya da bazı meclis üyeleri, ne yazık ki halkın değil; kendi çıkar çevrelerinin, akrabalarının ve dar zümrelerinin temsilcisidir. Bu kişiler partinin omuzuna değil, sırtına binmiştir. Reis’in adını kullanarak kibir kusan, koltuk sevdasıyla milletin iradesine sırt çeviren bu güruha karşı susmak, zilleti kabullenmektir. Susmak, hainliğin sessiz ortağı olmaktır.

KUR’AN’IN EMRİ: İYİLİĞİ EMRET, KÖTÜLÜKTEN SAKINDIR

Bizim bu yazıyı yazmaktaki en temel gayemiz, bir fitne çıkarmak değil; “emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker” yolunda bir gayret göstermektir. Kur’an-ı Kerim, bu konuda şöyle buyurur:

“Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.” (Âl-i İmran, 110)

Bu ayet, sadece bir temenniden ibaret değildir. Bir görev, bir sorumluluk ve bir duruşun tarifidir. İyiliği emretmek; yanlış yapanı uyarmak, istikametten sapanı ikaz etmektir. Kötülükten sakındırmak; çıkar ilişkilerine göz yummamak, halkın hakkını çiğneyeni görmezden gelmemektir. Bu yüzden bizim yaptığımız, sadece bir eleştiri değil; bir kulluk vazifesidir. Hakkı söylemekten geri durmak, şeytanın oyuncağı olmaktır. Nefsimizi değil, hakikati savunuyoruz.

NEDEN AK PARTİ’Yİ ELEŞTİRİYORUM?

Peki, neden hep AK Parti’yi eleştiriyorum diye bir soru gelebilir. Yani diğer partilerde hiç mi sıkıntı yok, hiç mi yanlış yok? Elbette var. Ancak benim eleştirilerimdeki maksadı anlayabilmek için, bir hakikat terazisine ve biraz da ahlaki hafızaya ihtiyaç vardır. Ben Malatya İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Orada, bize yıllarca rehberlik eden çok kıymetli bir hocamız vardı: Bayram Batar. Allah kendisine sağlık ve afiyet versin. Bizler haylazlıkta zirveyi zorlarken her zaman şöyle derdi: “Oğlum, siz imam hatiplisiniz, siz Kur’an talebelerisiniz, siz Müslümansınız, sizin elbiseniz beyazdır. Bu beyaz elbise kir götürmez.”

İşte bu söz, bugün de benim vicdanımda yankılanır durur. AK Parti’yi de tıpkı beyaz bir elbise gibi görüyorum. Çünkü bu parti, sadece bir siyasi organizasyon değil; bir dava hareketi olarak kuruldu. O yüzden üzerindeki en küçük bir leke, herkesten daha fazla göze çarpar. Bizim partimiz AK Parti ve AK Parti’nin diğerlerinden farkı olmalı. AK Parti’nin yolun başında ortaya koyduğu değerlerin hepsi hâlâ korunmalıdır. Örneğin bizim Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı yolsuzluklarla, ihaleye fesat karıştırmalarla, rüşvet ve irtikap iddialarıyla anılmamamız gerekir. Çünkü biz “onlar gibi” değiliz. Olmamalıyız da. Bizim davamız sadece iktidarda kalmak değil; adaleti ayakta tutmaktır. Ve bu yüzden yaptığım eleştiriler, kaygıdan ve sorumluluk duygusundan doğmaktadır.

SADAKATİN EN YÜKSEK MERTEBESİ, YOLU UYARMAKTIR

Bugün AK Parti’nin içerisindeki bazı yapılar, öyle bir yozlaşmaya uğramış ki, eleştiriye dahi tahammül edemiyorlar. Oysa bir dava, kendi içinde özeleştiri mekanizmasını kuramamışsa, kendi çöküşünü hızlandırır. Bu bağlamda yapılan yapıcı her eleştiri, aslında partiye duyulan en derin sadakatin bir tezahürüdür.

Emin olun; bu eleştiriler, partinin değil, partiyi batırmak isteyenlerin canını yakar. Çünkü onlar eleştiriden değil; teşhirden korkarlar. Reis, adaleti esas alan bir liderdir ve eminim ki, bu yazıyı okuyacak olsa, “Helal olsun, doğruları haykırmış” der. Çünkü O, millete hesap verebilecek bir duruşa sahiptir.

Eleştirilerimiz bazı şahıslara ve onların zihniyetine veya onların bu surette gerçekleştirdikleri zulme yöneliktir. Gayemiz, birilerini küçük düşürmek değil; ümmete karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Eğer bir teşkilat mensubu, bu yazıdan rahatsız oluyorsa; bilin ki ya yanlış yoldadır ya da kendine çeki düzen verme zamanıdır.

NE DEMİŞ BÜYÜK ŞAİR MEHMET AKİF:

“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.”

 

DİĞER YAZILARI OMURGA SAHİBİ OLMAK HER ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SUSKUNLUK SARMALI: DAVAYI UNUTANLARIN SESSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT RUHU VE KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİN DOĞUŞU 01-01-1970 03:00 BARIŞIN ZAFERİ: 41 YILLIK TERÖRÜN SONU VE YENİ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIN ESİR AHLAKI 01-01-1970 03:00 KİMSE OLDUĞU YERLE ÖVÜNMESİN 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 MİZAHIN KABUKLAŞMIŞ KİBRİ 01-01-1970 03:00 CEHENNEMİN GÖZÜNDEN BAKINCA 01-01-1970 03:00 ÜMMETİN BOĞAZINDA DÜĞÜMLENEN İMDAT ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 ERDOĞAN’DAN SİYONİST ZALİMLERE FÜZELİ UYARI 01-01-1970 03:00 NE ETTİM, NE BULDUM? 01-01-1970 03:00 İTİBAR HAK EDİLİR, HEDİYE EDİLMEZ 01-01-1970 03:00 İRAN-İSRAİL SAVAŞINDA HEDEF TÜRKİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 AZ LAFTAN ÇOK İŞE: ERDOĞAN’IN SİYASET DOKTRİNİ 01-01-1970 03:00 BAĞIRAN HAKLI, SUSAN ŞÜPHELİ: POLİS MEMURLARININ ADALET SARMALINDAKİ YALNIZLIĞI 01-01-1970 03:00 YAŞARKEN GÖRMEDİK SAYGIYI, ÖLÜNCE ÇİÇEK OLDUK MEZAR TAŞINDA 01-01-1970 03:00 BAŞKALDIRIYORUZ! 01-01-1970 03:00 AYASOFYA: KILIÇ HAKKINDAN MİLLETİN SECDE HAKKINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’UN FETHİNDEKİ RUH VE KUTLU MÜJDE 01-01-1970 03:00 TÜRKLERLE SAVAŞMAYA CESARET EDEMEMEK 01-01-1970 03:00 HEM BİR ADIM ÖNDE, HEM DE GERİDEN GÖZLEYENLERİN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 BİR YÜZYILLIK İHANETİN ENKAZI ÜZERİNDE SURİYE 01-01-1970 03:00 İYİLİĞİN VE GÜZELLİĞİN BUHRANI! 01-01-1970 03:00 CEHALETİN MAHZENİNDE AKLI ARAMAK 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EKSENİ TÜRKİYE’DEN GEÇİYOR 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 BATI UYANIYOR, YA BİZ? 01-01-1970 03:00 ZAYIF MUHALEFETİN KADERİ 01-01-1970 03:00 HASTA ADAMDAN KÜRESEL DENGEYE: TÜRKİYE’Yİ MERKEZE TAŞIYAN LİDERLİK 01-01-1970 03:00 TARİHİ YAZANLARIN İZİNDE 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİ GÖRME CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUYUN HİKMETİ VE İNSANA AYNALIĞI 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE GERÇEK OLDU 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN TÜRKİYESİ VE ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR EDİYOR 01-01-1970 03:00 HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN SİYASİ PERDE 01-01-1970 03:00 EY GENÇ! SİLKİN VE KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 CANIMIZ PAHASINA: TEK YÜREK, TEK VATAN 01-01-1970 03:00 ASLUHU NESLUHU: ASLI OLAN, ASLA DÖNER 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF ERSOY’U ANLAMAK 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Pakistan’ın ebedi dostluğu 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEPREMİ 01-01-1970 03:00 İSLAM, YENİ BİR VATAN ARIYOR! 01-01-1970 03:00 DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Hatırasında Kalan Cumhurbaşkanı: Turgut Özal 01-01-1970 03:00 İNSAN, İNSANA AYNADIR 01-01-1970 03:00 BİR GECEDE DONAN UMUTLAR 01-01-1970 03:00 KÜRSÜDE ZAFER, SOKAKTA TASFİYE 01-01-1970 03:00 BAŞLIKSIZ KALACAK BİR HAKİKAT 01-01-1970 03:00 TRUMP NİHAYET AMERİKA’YI BİTİRİYOR 01-01-1970 03:00 BOYKOT 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 SÖZÜN BİTTİĞİ YER: SİYASETTE SEVİYE KAYBI 01-01-1970 03:00 Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Yıllık Sınavı 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline giden süreç 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptaline Giden Süreç 01-01-1970 03:00 SİYASETE CEMRE DÜŞTÜ 01-01-1970 03:00 SİZ KİMDEN YANASINIZ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Muhalefete Bağlı Siyasi Boşluk 01-01-1970 03:00 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EŞİĞİNDE BEKLEYEN ÜLKE 01-01-1970 03:00 KONGREDE MALATYA YOK SAYILDI 01-01-1970 03:00 ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKBAL DİYEN AK PARTİNİN YENİ SINAVI 01-01-1970 03:00 Nush İle Uslanmayanın… 01-01-1970 03:00