Sinem Hatun Davut’un sunduğu Haftanın Nabzı programında, Bakırcılar Çarşısı ve Kışla Caddesi’nde yeni yapılan dükkanlarına taşınan esnafın su, gider, elektrik ve en temel insani ihtiyaç olan tuvalet gibi hayati altyapı eksiklikleriyle baş başa bırakıldığı masaya yatırıldı; programın konukları gazeteci Güler Hazar Doğan ve Yeni Malatya Haber muhabiri Onay Ozan’ın gündeme taşıdığı bu eksiklikler karşısında esnaf, ne su damlası ne de elektrik olmadan ekmek parası kazanmaya çalışmanın imkansız olduğunu belirterek yetkililerden acil çözüm talep etti ve yaşanan büyük mağduriyetler dile getirildi.
Şehir merkezindeki ticari hayatın normale döndürülmesi amacıyla atılan adımlar büyük bir altyapı skandalıyla gölgelendi. Deprem izlerinin silinmesi ve konteynerlerin kaldırılması süreci olumlu karşılanırken; Bakırcılar Çarşısı ve Kışla Caddesi'nde dükkanların eksiklikleri dikkat çekti.
“SU YOK, GİDER YOK, TUVALET YOK: ESNAF PERİŞAN HALDE!”
Sinem Hatun Davut, Bakırcılar Çarşısı’ndaki su ve gider sorununu dile getirerek,
"Su yok, gider yok. Esnaf perişan. Şehir merkezindeki dükkanlarımızı sorunsuz, problemsiz bir şekilde esnafa teslim etmemiz gerekiyor. Biz bugün konteynerleri boşaltıp çarşı merkezinde bu problemleri konuşmamamız gerekiyor. Hele ki su problemi, gider problemi, su yok, gider yok. Çarşı merkezinde esnafın gidebileceği bir tuvalet yok. Kışla Caddesi esnafına elektrik ve su yok. Yine aynı problem. Esnaflar hala elektrik hattının bağlanmasını bekliyorlar. Şu anda yeniden yapılanma süreci yaşayan Malatya'da, yani bina yapıldıysa biz altyapıyı yapmadan mı binayı yaptık? Yani burada bir mantık hatası yok mu? Siz esnafa dört başı mamur, problemsiz bir dükkan teslim edilememişse esnafın elektriğini kesemezsiniz. Bakırcılar Çarşısı'nda esnaf gerçekten evine ekmek götüremeyecek halde ve gelen durmuyor o bölgede... Bakırcılar Çarşısı kan kaybediyor. Daha yola başlamadan kan kaybetmeye başladı. Çok acı bir durum. Kışla Caddesi'nde 45 gündür esnaf elektrik bekliyor... Başkan Sami Er'e çağrımız olsun. Bu üç problem çok anormal. Zararın neresinden dönülürse kardır"
diyerek sözlerini tamamladı.
“DEPREMDEN ÖNCE DE BU ŞEHRİN TUVALETİ YOKTU”
Güler Hazar Doğan ise konteynerlerin kaldırılması gerektiğini savunarak,
"Konteynerlerin artık kaldırılmasını, kaldırımların, yaya yollarının artık anayasada belirtilen gerçek kullanıcıya, vatandaşa, kamusal kullanıma tahsis edilmesini istiyorum. Şehirdeki o mezbelelik görüntüsünün kaldırılmasını istiyorum. Ve fakat diğer yandan konteynerdeki elektriği suyu kesiyorsunuz. Niçin? Size dükkan yaptık. Gidin buyurun iş yerlerinize taşının diyorsunuz. En temel şey su yok, tuvalet yok. Çok kötü gerçekten. Malatya'nın kaderi midir, nesidir? Depremden önce de bu şehrin tuvaleti yoktu. Şimdi bir de iş yerlerinin tuvaleti yok. Malatya halkını hiçe saydığınız ama ne işe yaradığını da bilmediğimiz o toplantılarda Malatya'nın turizmini konuşuyorsunuz ya. Tuvaletiniz yok sizin yani. Neyi konuşuyorsunuz? Sayaçları kendisi mi bağlayacak ya da kendisi bağlaması gerekiyor da esnafın bundan haberi mi yok? Eğer esnafa bu konuda 'başınızın çaresine bakın. Siz kendi sayaçlarınızı kendiniz takın' deniliyorsa bu konuda net bir açıklama yapsın... Bunlar tamamlanmadan teslim edilmemeliydi. Kısaca bunları yapmamışsanız mevcut konteynerlarda faaliyet gösteren esnafa buradan 'çıkın gidin' diyemezsiniz"
dedi.
“ALTYAPI YOK, ELEKTRİK YOK AMA ESNAFA 'GİT' DENİLİYOR”
Onay Ozan da sahadaki gözlemlerini aktararak,
“Malatya'da depremin izlerinin silinmesi lazım artık. Konteynerlerin kaldırılmasından yanayım. Ama esnafa sen bunları sağlayamadıktan sonra, altyapı sorununu çözmedikten sonra, elektrik problemini çözmedikten sonra sen esnafa 'oraya git' diyemezsin. Mantık dışı oluyor. Gittik oraya, esnaf arkadaşa sorduk, 'Ya' dedi, 'tuvalete gideceğiz tuvaletin anahtarını vermediler. Tuvalette su yok. Orada da su yok.' Ne yapacak esnaf? Ne yapacak bu şekilde? Nasıl çalışacak böyle insanlar? Bu kadar buraya dükkan yapıyor... Berber soruyormuş, 'Abi burada su yok.' Bırakıyor gidiyor. Kiralar uygun. Mesela 200 bin liraya var, 300 bin liraya var. Bu esnafın söylediği kelimeler bunlar. Oradaki sıkıntı şimdi kiradan çok vatandaşın, esnafın söylediği kelime şu yani, 'Biz burayı... Burası birçok dükkan yapılmış, zannedersem 10 yılda anca dolar.' Öyle dedi. 'Yani dolmaz' dedi. 'Bu şekilde altyapı yok, su yok, tuvalet yok, bilmem ne yok.' Gelen gidiyor, gelen gidiyor. Kiralar düşük ama gelen yok diyor. Kışla Caddesi'ndeki sorun; yüklenici firma elektrik dağıtım şirketine projeyi geç sunuyor. Yani esnaf geldikten sonra sunuyor. Projeyi beklemek zorunda kalıyor esnaf. Adamlar tabelasını asmış... Her şey içerisine girmiş, taşınmış. Elektrik yok... Bu prosedür uygulanacak prosedür de 2 ayı bulurmuş. Ya 2 ay esnaf orada ne yapacak? 'Vermeseniz keseriz' demişler, kesmişler. Yaklaşık 4 yıldır deprem geçmişi üzerinden siz bugüne kadar neredeydiniz? Esnafa fatura çıkarıyorsunuz”
diyerek durumu eleştirdi.
ROJBİN ASTEKİN