925 yıldır Türk yurdu olan şehir: Malatya

Yıllar süren kuşatma, kıtlık ve savaşların ardından Malatya’nın kapıları Danişmendlilere açıldı. 18 Eylül 1101’de Danişmend Gazi Gümüştekin tarafından gerçekleştirilen fetihle şehir Türk beldesi haline gelirken, bu tarihi olayın üzerinden 925 yıl geçti. Atilla Kantarcı, Malatya’nın fethine uzanan süreci ve Danişmend Gazi’nin şehirdeki hakimiyetini değerlendirerek, “Malatya’mızı milletimize, şehrimiz Malatya’mızı milletimize kazandıran Danişmend Gazi Gümüştegin ve onun kahraman askerlerini rahmetle anıyoruz” dedi.

KÜLTÜR - SANAT - 20-09-2026 16:29

Malatya’nın Türk yurdu oluşunun üzerinden tam 925 yıl geçti. 18 Eylül 1101’de Danişmend Gazi Gümüştekin ve askerlerinin gerçekleştirdiği fetihle şehrin tarihindeki dönüm noktalarından biri yaşandı. Aradan geçen yüzyıllara rağmen o fetih, Malatya’nın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olarak anılırken Malatya Kültür Yaşam Derneği Başkanı ve Malatya Sonmanşet gazetesi Köşe Yazarı Atilla Kantarcı, Malatya’nın Fethinin 925 Yılıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Malatya’nın 18 Eylül 1101 tarihinde Danişmend Ahmet Gazi Gümüştekin tarafından Türk-İslam sancağına katıldığını dile getiren Malatya Kültür Yaşam Derneği Başkanı Atilla Kantarcı, Danişmend Ahmed Gazi’nin 1071-1178 yılları arasında varlığını sürdüren Danişmend devletinin kurucusu ve Selçuklu hükümdarı Sultan Alparslan'ın hizmetinde bulunan önemli komutanlardan birisi olduğunu söyledi.

“DEVELİ VE ÇORUM GİBİ PEK ÇOK BÖLGEYİ FETHETTİ”

“Malazgirt Savaşı'nda da yer alan Danişmend Ahmed Gazi muharebenin kazanılmasında büyük rol oynamıştır”

diyen Kantarcı sözlerine şöyle devam etti:

“Sultan Alparslan savaşa katılan komutanlarına Anadolu’da fetihler yapmasını istemiş ve ele geçirdikleri yerlerin kendilerine verileceğini bildirmişti. Bunun üzerine Bizanslılar'dan Sivası alan Ahmed Gazi, Danişmend Hanedanı'nı kurdu. Ayrıca Amasya, Tokat, Niksar, Kayseri, Zamantı, Develi ve Çorum gibi pek çok bölgeyi fethetti. 1097 yılında Haçlılar'ın İznik'i işgal etmesi üzerine Sultan Kılıçarslan ile birlikte düşmana karşı Eskişehir’de büyük bir meydan muharebesine girdi ve savaştan büyük bir zaferle ayrıldı. Ahmet Gazi, 1098 senesinde büyük bir orduyla Malatya'ya üzerine yürüyerek şehri kuşattı. 3 yıl süren ablukanın ardından dayanamayacağını anlayan Malatya Valisi Gabriel, Antakya Prensi Bohemond’dan yardım istedi. Ordusunu toplayan Bahemond, Malatya üzerine yürüyüşe geçti. Fakat Haçlı ordusunun yaptıkları zulümleri gören Ermeniler durumu Ahmed Gazi'ye haber verdi. Yaşanan savaşta ağır bir yenilgi alan Bohemond savaşta esir düştü. Daha sonra Malatya üzerine yürüyerek burayı fethetti. Şehirde sefalet içinde yaşayan Hristiyanlara getirdiği yiyecek ve erzaklarla halkın gönlünü kazandı. Bunun yanında birçok Hristiyan Müslüman oldu. Danişmend Gazi elinde esir bulunan Bohemond’u iki yüz altmış bin dinar altın karşılığında serbest bıraktı. Ancak bu durum Selçuklu hükümdarı Kılıçarslan’la aralarının bozulmasına yol açtı. Gabriel de Urfa kontu Bautounin’i Malatya’ya çağırarak himayesine girdi.”

1101 yılında Anadolu’ya gelen Haçlı ordularının Anadolu Selçuklu ve Danişmendli kuvvetlerini yok ettiğini ifade eden Kantarcı, Melik Danişmend Gazi’nin yeniden Malatya’yı kuşattığını dile getirdi.

“ZİRAİ İHTİYAÇ MADDELERİ GETİRTEREK HALKA DAĞITTIRDI”

Kuşatmayla birlikte şehirde büyük bir kıtlık yaşandığını belirten Kantarcı,

“Şehir kuşatılınca büyük bir kıtlık başladı. Gabriel ve Rumlar, Süryani ve Ermenilerden şüphelendikleri için, onlara zulüm ederek ve mallarına el koyarak birçoğunu da öldürdüler. Süryani halk Malatya Metropoliti Barsabuni’yi Gabriel’e gönderip, onu barışa yaklaştırmak istedi. Bunu kendisine karşı bir tertip zanneden Gabriel Bar Sabuni ile birlikte birçok ileri gelenleri öldürünce, askerler ve halk gazaba gelerek ihanete mecbur oldular. Şehrin kapılarını Danişmendlilere açarak askerlerin şehre girmesini sağladılar. Melik Danişment Gazi askerlerin şevkini arttırmak amacıyla, şehrin zenginliklerinden kendilerine pay verileceğini söyledi. Şehir alınınca ganimetler dağıtıldı. Bununla beraber kimseye dokunmayarak, halkın evlerine ve işlerine dönmelerini sağladı. Bundan başka ülkesinden buğday, öküz gibi zirai ihtiyaç maddeleri getirterek halka dağıttırdı. Zindanlarda bulunan insanları hürriyetine kavuşturdu. Gabriel ve ailesi, onun zulmüne uğrayan yerli Hıristiyanlar tarafından işkence ile öldürüldü. Malatya, Danişmend Gazi Ahmet zamanında bir saadet ve bolluk ülkesi oldu. Kılıç Arslan tarafından kuşatılan ancak, Haçlıların İznik’i kuşatmaları haberi üzerine bırakılan Malatya, artık Danişmend Gazi’nin fethi ile (18 Eylül 1101) Türk beldesi olmuş, daha sonra da Selçuklular ve Danişmendliler idaresinde kalmıştır”

açıklamasında bulundu.

“ANADOLU SELÇUKLULARI İLE DANİŞMENDLİLERİN ARASI AÇILDI”

1516 yılında Osmanlı hakimiyetine giren Malatya’nın o yıllardan bugüne düşman çizmesinin çiğnemediğini söyleyen Kantarcı,

“Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan, öteden beri almak istediği Malatya’nın Danişmendlilerin eline geçmesini iyi karşılamadı. Melik Danişmend Gazi, Niksar’da tutuklu Haçlı komutanlarını fidye karşılığında serbest bırakınca, Anadolu Selçukluları ile Danişmendlilerin arası açıldı. I. Kılıç Arslan 1103 yılında Danişmendliler üzerine yürüdü. Maraş yöresindeki savaşta I. Kılıç Arslan üstün geldi. Melik Danişmend Gazi’nin 1105 yılında ölümünden sonra Anadolu Selçukluları Malatya’yı kuşattılar. Kenti elinde tutan Melik Danişmend Gazi’nin oğlu Yağısıyan fazla dayanamayacağını anlayınca kenti Anadolu Selçukluları’na teslim etti. Daha sonra 1516 yılında Osmanlı hakimiyetine giren şehrimizi o yıllardan bugüne düşman çizmesi çiğnemedi. Rahmet olsun bu uğurda canını veren kahramanlara. Malatya’mızı milletimize, şehrimiz Malatya’mızı milletimize kazandıran Danişmend Gazi Gümüştegin ve onun kahraman askerlerini rahmetle anıyoruz. Malatya’nın fethinin 925 yılı kutlu olsun”

şeklinde konuştu.

 MUTLU SARIGÜL

 

Günün Diğer Haberleri