"Kendi elimizle bereketi kaçırdık"

Tarladaki alın terinden fırındaki taze somuna kadar uzanan emek zinciri, her gün hiç tüketilmeden çöpe atılan gıdalar yüzünden heba oluyor. Malatya genelinde israfın en belirgin adresi ekmek ve taze gıda oldu. Malatyalı vatandaşlar, mutfaklarda yaşanan ziyanı ve artan gıda kaybını kendi gözlemleriyle gözler önüne seriyor.

EKONOMİ - 25-08-2026 09:56

Sabahın erken saatlerinde büyük bir emekle tezgâhlara dizilen taze ekmekler, pazar yerlerinden alınan meyve ve sebzeler ile evlerde pişirilen tencere dolusu yemek... Mutfaklarımızın başköşesinde yer alan bu gıdalar, ne yazık ki bilinçsiz tüketim ve hatalı saklama alışkanlıkları nedeniyle her gün çöp konteynerlerinin yolunu tutuyor. Vatandaşlar, bu gidişatın hem aile bütçelerini hem de vicdanları derinden yaraladığını ifade ediyor.

Vatandaşların en çok dert yandığı konuların başında ekmek israfı geliyor. Malatyalılar, evlerdeki ekmek kaybının en büyük sebebinin ihtiyaçtan fazla satın alma alışkanlığı olduğunu dile getiriyor. Fırından çıkan sıcak ekmeğin cazibesine kapılarak kişi sayısının üzerinde alım yapıldığını belirten vatandaşlar, akşam saatlerinde sertleşen ekmeklerin ev halkı tarafından tüketilmek istenmediğini söylüyor. Ertesi gün taze ekmek alındığında ise bir önceki günden kalan somunların poşetlerde unutulup zamanla küflendiğini ve doğrudan çöpe gittiğini aktarıyorlar.

Gün sonunda tezgâhta kalan ya da müşterilerin hafif sertleştiği gerekçesiyle tercih etmediği ürünleri görmenin ağır bir sorumluluk olduğunu ifade eden esnaf ise vatandaşların bayatlayan ekmekleri poşetleyip çöp konteynerlerinin kenarına asarak vicdan rahatlatmaya çalıştığını, ancak bu ürünlerin çoğunun sokakta ziyan olduğunu vurguluyor.

“PAZAR TEZGÂHINDA DÖKÜLEN SEBZELER İÇİMİZİ SIZLATIYOR”

Vatandaşlar ise sebze ve meyve israfına dikkat çekerek, “Pazara çıkınca gözümüz doymuyor; ucuz ya da taze gördüğümüz ürünü ihtiyacımız var mı yok mu bakmadan kilo kilo poşetlere dolduruyoruz. Sonra eve getirip buzdolabına tıkıyoruz, hafta sonu bir bakıyoruz ki yarısı çürümüş, kokmuş. Kendi elimizle çöpe atıp sonra da zaman zor diye dert yanıyoruz. Bir de pazardaki o görsel seçicilik yok mu... Sırf biçimi azıcık eğri, boyutu küçük ya da üzerinde hafif bir leke var diye tezgâhta bırakılan tonlarca güzelim meyveyi, sebzeyi görünce içimiz sızlıyor. Kimse yüzüne bakmadığı için hepsi gün sonunda çöpe dökülüyor. Oysa tadı aynı, vitamini aynı. Bu estetik merakımız yüzünden göz göre göre büyük bir milli serveti heba ediyoruz.” ifadelerini kullandılar.

“ESKİ TASARRUF KÜLTÜRÜNE DÖNMEMİZ ŞART”

İsrafın boyutlarını kabul eden vatandaşlar ise, “Eskiden annelerimizden, büyüklerimizden gördüğümüz o tasarruf kültürünü tamamen unuttuk, yeniden hatırlamamız lazım. Sertleşen ekmeği hemen çöpe atmak kolayımıza geliyor; oysa fırınlayıp çorbaya kıtır yapsak, robottan geçirip köfte harcına katsak ya da tatlıya dönüştürsek bir dilimi bile ziyan olmaz. Pazardan aldığımız taze gıdayı doğru saklamayı öğrenmeli, bozulmaya yüz tutan sebzeyi meyveyi de hemen turşu, salça veya konserve yapıp kurtarmalıyız. Başka türlü bu bereketsizliğin önüne geçemeyiz.” dediler.

“KENDİ ELİMİZLE RIZKIMIZI ÇÖPE ATIYORUZ”

Mutfaklarımızda her gün yaşanan gıda ziyanını ve kaçan bereketi dile getiren bir vatandaş ise, “Şu fırınların önüne, çöp konteynerlerinin yanına bir bakın hele. Vallahi günahtır, vebaldir. Biz Malatyalılar misafirperveriz, 'evde eksik olmasın' deriz; yemeği de ekmeği de hep bol bol yaparız. Ama fırından sıcacık somunu alıyoruz, akşama azıcık sertleşti mi evdekiler yüzüne bakmıyor. Ertesi gün tazesini alıp ötekini poşetle sokağın başına asıyoruz. 'Kuşlar yer, kedi yer' diyoruz ama çamurda, tozda çürüyüp gidiyor. Tencerede kalan yemeği de kimse ertesi gün ısıtıp yemek istemiyor, hoop çöpe! Pazar pazar geziyoruz; tarlada o kadar emek çekilmiş güzelim meyveyi, sebzeyi sırf azıcık şekli eğri ya da ufak diye tezgâhta bırakıyoruz. Pazarcı da satamayınca akşam döküyor çöpe. Biz küçükken ekmek kırıntısını yerde görsek öper, alnımıza koyup kenara kaldırırdık. Şimdi bu bolluktan mıdır nedir, Malatya'da kendi elimizle bereketi kaçırdık. Sonra da oturup 'hayat pahalı, geçinemiyoruz' diye sızlanıyoruz.” şeklinde konuştu.

ROJBİN ASTEKİN

Günün Diğer Haberleri