İş hayatında dengeler değişiyor

Malatya’da Suriyeli sığınmacıların ekonomik hayattaki konumu değişiyor. Kentte yapılan akademik araştırma, Suriyelilerin önemli bir bölümünün çalışma hayatında aktif olduğunu ve zamanla işveren statüsüne geçtiğini ortaya koyarken, bu dönüşüm Malatya sokaklarında da tartışılıyor. Kimi vatandaşlar bu tabloyu “çalışanın kazanması” olarak değerlendirirken, kimi vatandaşlar ise yerli halkın ekonomik hayatta geri planda kalmasından endişe ediyor.

EKONOMİ - 25-08-2026 11:06

Malatya’da yayımlanan son akademik araştırma, şehirdeki Suriyeli sığınmacıların ekonomik roldeki değişimini gözler önüne serdi. Katılımcıların yüzde 84,5’inin çalıştığını ve büyük oranının işveren statüsüne geçtiğini ortaya koyan verilerin ardından sokağın nabzını tuttuk. Malatyalılar, kentteki bu dönüşümü değerlendirirken hem özeleştiride bulundu hem de geleceğe dair kaygı ve beklentilerini paylaştı.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi bünyesinde yapılan saha araştırması, şehirdeki Suriyeli sığınmacıların yerel ekonomideki değişen rolünü net bir şekilde gözler önüne seriyor. Betül Alaca ve Doç. Dr. Vedat Yılmaz’ın imzasıyla 400 göçmenle yüz yüze görüşülerek hazırlanan çalışma; katılımcıların ezici çoğunluğunun bir işte çalıştığını ve şehre geldikten sonra yeni iş kollarında uzmanlaştığını ortaya koyuyor.

Malatyalı vatandaşlara şehirde yaşayan Suriyeli sığınmacıların zamanla işçi konumundan işveren konumuna geçmesi, ticarette aktifleşmesi ve yerel iş gücü piyasasındaki etkilerini sorduk. Saha çalışmasında vatandaşların bir kısmı duruma uyum sağlama, çalışkanlık ve geçmişteki göç tecrübeleri üzerinden olumlu ve anlayışlı yaklaşırken; diğer bir kesim ise yerli halkın pasifleşmesinden, gelecekte yaşanabilecek demografik ve ekonomik değişimlerden rahatsızlığını dile getirdi.

 “TUTAN KİMSE YOK, BURADAKİLER DE YAPSIN”

İsmini vermek istemeyen bir vatandaş, “Çok güzel bulundukları yeri geliştirmişler, ileriye taşımışlar, istihdam yaratmışlar. Güzel bence, yan gelip yatmamışlar; işveren konumuna gelmişlerse bir şeyleri geliştirmişler, taş üstüne taş koymuşlar, ellerini taşın altına koymuşlar. Tebrik ediyorum kendilerini. Buradakiler de yapsın, tutan kimse yok. İstediğimiz şekilde gerekli müracaatları yaptıktan sonra, gerekli sermayeyi bulduktan ve altyapıyı oluşturduktan sonra devlet zaten bütün imkanları bizim için de sağlar. Kaldı ki Suriyeli dedikleriniz yıllardır burada bizim vatandaşlarımız olmuş zaten, tıpkı Almanya’da Türklerin Alman vatandaşı olması gibi. Artık bu ırk üzerinden söylenen terimleri terk etmek lazım; onlar da insan, biz de insanız. Suriye dediğin şey daha düne kadar bizim komşumuzdu zaten. Hani diyorlar ya 'Bundan iyisi Şam’da kayısı', Şam dediğimiz şey Malatya'da, içinde. Bundan dolayı Malatya deniliyor, Malatya’nın eski ismi Vilayet-i Şam. Büyük bir coğrafya, büyük bir iklim, büyük bir savaş yaşadık. Bu savaştan dolayı kalkmışlar yapay sınırlar çizmişler, bunlar kesinlikle doğal değil. İnsanların bir kısmı burada kalmış, mesela Suriye’de bir sürü Türkler, boylar var. Yani biz bunları nasıl birbirinden ayıracağız? Bunlar etle tırnak gibiler, bence abartmamak lazım. Nasıl ki bizim Türkler gidip Almanya’da dönerci dükkanı açıyor, fabrika açıyor, taş üstüne taş koyuyorsa Suriyeliler de yapmış bunu. Helal olsun diyorum” dedi.

“İŞ KONTROLÜ VE DEVİR SURİYELİLERE GEÇTİ”

Şehirde ticaretin yön değiştirdiğini ve yerli halkın üretimden uzaklaştığını savunan Sertan Ağca, “Vallah şu an nereye bakarsan bak her tarafta Suriyeliler var. Şu an her tarafta işveren kısımdalar. Malatyalılar çalışmak istemiyorlar; ya Adıyamanlı getiriyorlar ya da Suriyeli getiriyorlar. Zaten Suriyeliler de şimdi Malatya’da aktif çünkü Suriyeliler işleri devraldı” ifadelerini kullandı.

Yerel halkın iş beğenmeme tutumunu eleştiren Bilal Topal ise, “Biz hak ediyoruz. İşi yapmazsak illaki birisi yapacak; bu Suriyeli olur, başka biri olur. Sıkıntı bizde. Biz kendi işimizi yapmıyoruz, başkasının verdiği işi yapıyoruz. Onda da mecbur yani, illaki o iş yapılacak. Kayısıysa da yapılacak, başka bir şeyse de... Biz çalışmıyoruz, boşluğu yabancılar dolduruyor” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇALIŞTIKLARI İÇİN KAZANIYORLAR, HAK EDİYORLAR”

Suriyelilerin gayret göstererek başarı elde ettiğini söyleyen Zafer Yiğitcan, “Suriyeliler çalışkan insanlar, çalışıyorlar. Çalıştıkları için de ekmek kazanıyorlar, iş de verirler. Bizim millet yatıyor, çalışmıyor, hazıra alışmış. O yüzden adamlar çalışıyor; çalıştıkları için de Allah onlara veriyor, hak ediyorlar” şeklinde konuştu.

Almanya’daki Türk işçi göçü örneği üzerinden konuyu değerlendiren Ahmet Yılmaz, “Türkler de Almanya’ya geçtiği zaman önce işçilerdi, sonra işveren kısma geçtiler. Adamlar çalışmış. Biz de bak, Türkler de ilk Almanya’ya gittiklerinde ne yaptılar? İşçilerdi, sonra ne oldu? İşveren oldular. Biz burada daha kolay işleri seviyoruz. Başka yerden gelenler hep ağır işler yaptılar, şimdi de demek ki onların da gözü açıldı, ticarete falan başladılar. Yani normal ya, artık Suriyelilerin bizden bir farkı kalmadı, buraya entegre oldular” dedi.

“BİZ GERİLERKEN ONLAR İLERLİYOR”

Kendi ekonomik durumunun gerilediğini ve piyasada imkanların daraldığını belirten Ahmet Korkusuz, “Biz ihtiyaç sahibiyiz, işçi kısmıyız; onlar işverenler. Geldiler, aldılar, yürüdüler. Çocuk sayısını arttırdılar, çevrelerini genişlettiler. Biz geriliyoruz, onlar ilerliyor. Biz bir çocukla kaldık, işsiz de kaldık. Her işte çalışmıyoruz, her işi beğenmiyoruz. Suriyeliler ayırt etmiyorlar, her işi beğeniyorlar, her işte çalışıyorlar, kazanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Gelecek kaygısını dile getiren Nurullah Dertli sert bir eleştiride bulunarak, “Bu ileriki zamanda bizim yerimizi alırlar, bizi gönderirler. Biz tembelleştik, kimsenin çalışmaya niyeti yok, kimsenin hevesi kalmamış. Bence bizi gönderirler yakında” derken; Soner Aksüt ise meydanın boş bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Memlekette öyle meydan onlara kalırsa onlar da tabii ki işveren kısma geçerler. Yani bizim insanlarımız biraz pasif olduğu için, onlara da bir ortam yaratıldığı için mecburen işveren kısma geçtiler. Mekan sahibi de olurlar. Bu bizden kaynaklanan bir durum bence. Gelecek seneyi düşünmüyorum Türkiye için. Nüfusu fazla olacak onların, bizim de durumumuz, şartlar ne gösterir bilmiyorum” açıklamasını yaptı.

ROJBİN ASTEKİN

Günün Diğer Haberleri