Malatya’da toplu ulaşıma yapılan zam kent gündemindeki sıcaklığını korurken, artan ulaşım ücretleri vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Malatya Minibüsçüler ve Umum Servisçiler Odası Başkanı Mesut İnce, geçtiğimiz cumartesi yürürlüğe giren yeni tarifenin perde arkasını anlattı. Zam kararının nedenlerini tek tek sıralayan İnce, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak hem esnafların yaşadığı ekonomik çıkmazı hem de fiyat artışının kaçınılmaz hale geldiğini savundu.
Gelir-gider kalemlerinin çok fazla olduğunu dile getiren Malatya Minibüsçüler ve Umum Servisçiler Odası Başkanı Mesut İnce, bunu sadece akaryakıtla ilişkilendirmenin doğru olmadığını belirtti.
“YAKLAŞIK 30 LİRALIK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”
“Akaryakıtın, mazotun fiyatıyla birlikte Türkiye'de hemen her şey aynı oranda artmaya devam ediyor” diyen İnce, “Sanayi giderleri olabilir, yedek parça olabilir, bakım-onarım olabilir. Yani bizim onlarca kalemde giderimiz var. İran ile Amerika arasındaki savaş dolayısıyla mazotun litre fiyatı malum, şu an 82-83, hatta 85 liraları buldu. Önümüzdeki günlerde 90-100 lira olacağı yönünde bilgiler geliyor. İnşallah böyle olmaz, düşer ya da en azından bu seviyelerde kalır. Şu an mazotun litre fiyatı 83-84 lira seviyesinde. Biz en son fiyat düzenlemesini yaptığımızda mazotun litre fiyatı 52-53 lira bandındaydı. Şimdi ise 83 liraya çıktı. Yani yaklaşık 30 liralık bir artış söz konusu. Bununla birlikte sanayi giderleri, bakım-onarım masrafları, SGK primleri, şoför maaşları, hareket memurlarıyla ilgili giderler ve daha onlarca kalemde artış yaşandı” şeklinde konuştu.
“BU ZAMMI YAPMAK VE UYGULAMAK ZORUNDA KALDIK”
Yeni tarifeyle bile zarar ettiklerini öne süren İnce sözlerine şöyle devam etti:
“Hiçbir taşımacı isteyerek zam yapmaz. Biz şu an mevcut tarifeyle dahi zarar ediyoruz. Şehir içindeki toplu taşıma araçlarımız para kazanmıyor. Bu zammı, şoför esnafımızın, minibüsçü esnafımızın ve halk otobüsçüsü esnafımızın tamamen zarar etmemesi, en azından biraz daha az zarar etmesi için yapmak zorunda kaldık. Artık para kazanma diye bir durumumuz kalmadı. Bunun en önemli nedenlerinden biri de şehir merkezidir. Yaklaşık 4 yıldır çarşı merkezi inşaat ve şantiye halinde. Bu noktada vatandaş neden çarşı ile mahalle arasında seyahat etsin? Çarşı hâlâ şantiye durumunda. Bu nedenle yolcu hareketliliğimiz yaklaşık yüzde 70 oranında düştü. Ancak biz bir kişi de olsa o vatandaşı evine, mahallesine götürmek zorundayız. Dakika sistemiyle çalışıyoruz. Yolcu olsun ya da olmasın, minibüs de halk otobüsü de belediye otobüsü de o güzergâhta seferini yapmak zorunda. Araçlarımızı dolduracak kadar yolcumuz yok. Sabah bir sefer yapıyoruz, 3-5 yolcumuz oluyor. Akşam yine 3-5 yolcumuz oluyor. Günün diğer saatlerinde ise seferlerimizin yaklaşık yüzde 80'inde araçlarımız neredeyse bomboş gidiyor. Artık bu zararı sürdüremeyecek noktaya geldik. Sürdürülebilir bir taşımacılık yapabilmek için bu zammı yapmak ve uygulamak zorunda kaldık.”
“BAŞKA ÇAREMİZ YOK”
Vatandaşların kendilerini anlayışla karşılamalarını beklediklerini kaydeden İnce, “Türkiye ortalamasına baktığımızda Malatya yine diğer illerin gerisinde. Büyükşehirler arasında en uygun toplu taşıma ücretlerinden biri Malatya'da uygulanıyor. Diğer şehirler henüz mazottaki son artışları tarifelerine yansıtmadı. Önümüzdeki günlerde onlar da zam yaptığında göreceksiniz ki Malatya yine büyükşehirler arasında en uygun fiyatla toplu taşıma hizmeti veren illerden biri olacak. Vatandaşlarımız kendi araçlarına akaryakıt aldıklarında ya da araçlarını sanayiye götürdüklerinde maliyetlerin ne kadar arttığını bizden daha iyi biliyorlar. Biz de isteriz ki daha ucuz taşıyalım, daha fazla yolcu taşıyalım ve vatandaşlarımızı yormayalım. Ama gerçekten vatandaşlarımızın bizi anlayışla karşılamasını bekliyoruz. Başka çaremiz yok. Ayakta kalabilmek ve toplu taşımayı sürdürebilmek için bu zammı uygulamak zorunda kaldık. Tabii ki asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızın ekonomik şartları zor. Belki onlar için farklı bir destek ya da uygulama yapılabilir. Gerçekten zor zamanlardan geçiyoruz. Malatya'nın durumu diğer şehirlerden çok farklı. Burası deprem yaşamış, büyük yıkım görmüş bir şehir. İnşallah önümüzdeki aylarda çarşı merkezi tamamlanır, esnaflar tamamen yerlerine yerleşir. Yolcu hareketliliğimiz arttığında fiyatlar da yeniden değerlendirilebilir” ifadelerine yer verdi.
“ZARAR ETMİYOR OLSAYDIK ZATEN ZAM YAPMAZDIK”
Eski yolcu sayısına ulaştıklarında fiyatların yeniden değerlendirilebileceğini belirten İnce, “Şu anda Malatya'da minibüsler eski yolcu sayısının yaklaşık yüzde 70'ini kaybetmiş durumda. Eski yolcu sayısına ulaştığımız zaman elbette fiyatların yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Biz eski tarifeyle para kazanıyor ya da en azından az zarar etmiyor olsaydık zaten zam yapmazdık. Ama artık para kazanmayı bırakın, tamamen zarar ediyoruz” dedi.
Bir yolcunun kendilerine maliyetinin yaklaşık 45 lira olduğunu savunan İnce, bunun içinde şoför gideri, SGK, vergi, araç giderleri, mazot ve daha birçok maliyet kaleminin bulunduğunu ifade etti.
“ESNAFIMIZ ARTIK BU YÜKÜ KALDIRAMAYACAK NOKTAYA GELDİ”
Elbetteki normal fiyatlarla vatandaşlara hizmet etmek istediklerini söyleyen İnce, “Biz ise o yolcuyu şu an 35 liraya taşıyoruz. Yarın çarşı tamamen açılır, şehir normale döner ve yolcu sayımız artarsa yolcu başına maliyetimiz de doğal olarak düşecektir. Biz de elbette daha uygun fiyatlarla hizmet vermek isteriz. Zaten Büyükşehir Belediyesi ile yıllardır temel politikamız buydu; vatandaşı toplu taşımaya yönlendirmek. Ancak Malatya'nın şartları çok farklı. Depremin etkileri hâlâ devam ediyor. Mazot 83-84 liraya çıkmış durumda. Giderlerimiz çok fazla. Dört yıldır birikimlerimizi bu araçları ayakta tutabilmek için harcıyoruz. Esnafımız artık bu yükü kaldıramayacak noktaya geldi” söylemlerinde bulundu.
“MAZOT FİYATLARI HERKESİ ETKİLİYOR”
Farklı bir gerçekleri olduğunu ileri süren İnce, “Bugün ücret 35 lira oldu ama buna rağmen yine zarar ediyoruz. Bir hafta, on gün sonra minibüsçü esnafıyla konuştuğunuzda bunu siz de göreceksiniz. Minibüsçü zarar ediyor, halk otobüsü zarar ediyor, MOTAŞ zarar ediyor, servisçi zarar ediyor. Aslında bugün Türkiye genelinde taşıma sektörünün büyük kısmı aynı sorunları yaşıyor. Mazot fiyatları herkesi etkiliyor. Ama bizim farklı bir gerçeğimiz daha var; deprem. Vatandaşlarımızın karşılamasını istiyoruz. Öte yandan şunu da biliyoruz: Taşıdığımız insanlar dar gelirli vatandaşlar. Fakir, fukara, emekli, öğrenci ve asgari ücretli insanlar. Bu nedenle onların yükünü hafifletecek bazı tedbirlerin de mutlaka alınması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer minibüsçünün ve servisçinin zarar ederek çalışacağını bilsek, biz daha düşük fiyatlar yaparız. Gerçekten bu yükü 4 yıldır artık cebinden ödeye ödeye geldi. Satacak, verecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Onun için burada sadece hükümetimizden bir talebimiz var. Mazot konusunda, toplu taşıma araçlarından Türkiye genelinde ÖTV alınmasın ya da farklı bir uygulama yapılsın. Böyle olursa biz de sürdürülebilir ulaşım anlayışıyla fiyatları aşağı çekeriz” şeklinde konuştu.
MUTLU SARIGÜL
