Malatya da çırak olarak adım attığı ayakkabıcılık mesleğini 43 yıldır aralıksız sürdüren ayakkabı tamir ustası Nurullah Botanlı, zanaatini aynı tutkuyla devam ettiriyor. 1983 yılından bu yana tezgâh başında olan Botanlı, günümüzde artan maliyetler ve hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşların sıfır ayakkabı almak yerine eskileri tamir ettirmeyi seçtiğini anlattı. Eskiden dükkânına daha çok kösele ve topuklu ayakkabılar gelirken, günümüz trendine ayak uyduran tezgâhında artık ağırlıklı olarak beyaz spor ayakkabıların tamir edildiğini Sonmamşet gazetesine belirtti.

6 şubat Depremlerinden önce Çınar Camii civarındaki nostaljik günlerin ve eski esnaf dostluklarının özlemini dile getiren Botanlı, geçmişin sıcaklığını bugün de tezgâhında yaşatmaya devam ediyor. Ne var ki, mesleğin geleceğini devredecek kimseyi bulamamanın hüznünü yaşayan usta, bu zanaatın son temsilcilerinden biri olmaktan endişe duyduğunu dile getirdi.

“BİRAZ PAHALI OLDUĞU İÇİN YENİDEN YENİLİYORUZ”

Malatya'da yıllardır ekmeğini taştan çıkaran, mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren 43 yıllık usta Nurullah Botanlı,

“Ayakkabı biraz pahalı olduğu için tamir yaptırıp yeniden tekrar yeniliyoruz ayakkabıları. Onun için daha güzel oluyor, daha rahat oluyor. Alıştığı ayakkabılarından dolayı insanlar vazgeçemiyor. Tamir süresinin her zaman aynı olmuyor, işin inceliklerini ve harcanan emeği işine göre değişiyor yani. Bir bakıyorsun 10 dakikada yapıyorum, bir bakıyorsun 1 saat de uğraşıyorum. Belli olmuyor."

“ESKİDEN KÖSELE GİYİLİRDİ, ŞİMDİ GENELDE SPOR AYAKKABI”

Yıllar içinde ayakkabı modasının tamamen değiştiğini, tezgâhına gelen işlerin de bu doğrultuda farklılık gösterdiğini ifade eden usta Botanlı,

“Ayakkabı değişim süreci çok oldu. Nasıl oldu? Eskiden kösele, topuklu ayakkabılar vardı. Şimdi genelde spor ayakkabı. Yani spor türü ayakkabılar, beyaz spor ayakkabıları falan. Eskiden çok kösele giyilirdi ayakkabılardan. Yani topuklu vardı, topuğunu falan çok tamir ederdik. Köselesini tamir ederdik. Ama şimdi genelde bu hazır taban dediğimiz spor ayakkabı türünden geliyor. Yine değişen bir şey yok yani, tamirimiz devamlı oluyor."

ifadeleriyle geçmişle bugünü kıyasladı.

“MESLEĞİMİZ KALAYCILIK GİBİ ÖLÜYOR”

İlkokul dördüncü sınıfta çıraklıkla bu mesleğe adım atan usta Botanlı,

“ileride bu iş olmaz, niye olmaz? Çünkü yetişen kimse yok. En son, 2010'da benim yanımda çalışan bir arkadaşım vardı. E ondan beri kimse çalışmıyor zaten. Kimse yetişmiyor daha. Vallahi bu işi yapmak isteyen birine ne söyleyeyim? İşte yetişmesi lazım yanımızda ya da bu işin okulu mu olacak artık, nasıl olacaksa. Yoksa bizim meslek ölüyor yani. Aynı şu eskiden kalaylı vardı, kalaycılar falan; onlar bitti mesela. Yani artık kimse kalay işine gitmiyor. Bizimki de ona benzer bir şey olacak herhalde. Daha önce Söğütlü Camii'nin oradaydık. Tabii oralar daha nostaljik, daha güzeldi. Orada bütün arkadaşlarımız hep beraberdik. Şimdi hep dağıldık. Dağıldığımız için kimse artık birbirinin yanında değil.”

Diyerek sözlerini tamamladı.

ROJBİN ASTEKİN