2025-2026 eğitim-öğretim yılının tamamlanmasının ardından Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez eğitim sistemindeki kronik sorunları yeniden gündeme taşıdı. Öğretmen açığı, norm fazlası uygulamaları, düşük ek ders ücretleri ve okul güvenliği gibi başlıklarda acil adım atılması gerektiğini vurgulayan Söylemez, yeni eğitim yılına sorunlarla girilmemesi gerektiğini dile getirerek önemli açıklamalarda bulundu.
2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken, fedakârca emek veren tüm eğitim çalışanlarına teşekkür ettiğini dile getiren Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, öğrencilere hayırlı, bereketli ve verimli bir tatil dönemi geçirmelerini temenni etti.
Söylemez, Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitim sisteminde aksayan yönlere ilişkin sorunların yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan çözüme kavuşturulmasını dileyerek,
“Eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize hayatlarına yenilikler katacak, huzurlu ve nitelikli bir dinlenme dönemi; mezun olan öğrencilerimizin yeni başarılar elde etmelerini temenni ediyoruz”
diye konuştu.
“BEKLENTİLER TAM OLARAK KARŞILANAMADI”
Eğitim kurumlarının güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir iklime kavuşturulması, ertelenemez bir görev olarak önlerinde durduğunu kaydeden Söylemez,
“Geride bıraktığımız eğitim-öğretim döneminin bütün yönleriyle değerlendirilmesi, eğitim sistemimizin aksayan alanlarının doğru tespit edilmesi ve yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık sürecinin kalıcı çözümler üretecek bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu eğitim-öğretim yılı, ne yazık ki okulda şiddetin eğitimin başat sorunu haline geldiği bir dönem olarak anılacaktır. Eğitim kurumlarının güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir iklime kavuşturulması, ertelenemez bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Bu dönemde, öğretmen atama ve yer değişikliği yönetmeliği, yönetici görevlendirme yönetmeliği gibi eğitim çalışanlarını ilgilendiren temel ikincil mevzuatın değiştirildiğine, norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değişikliğine ve istemedikleri tercihlere zorlandıkları süreçlere ve alan değişikliğinde beklentilerin tam olarak karşılanamadığına şahit olduk”
ifadelerini kullandı.
Olumlu ve olumsuz gelişmeleri de ifade eden Söylemez,
“Okul kıyafeti düzenlemesi, zilsiz okul uygulaması, Ramazan ayında okul etkinlikleri yapılması, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yaygınlık kazanması, mesleki ve teknik eğitime yönelik teşvikler, sıra tayini uygulamasının düzenli olarak hayata geçirilmesi de geçen dönemin olumlu gelişmeleri olarak kayıtlara geçti. Sürekli değiştirilen ikincil mevzuat, öğretmen açığı-norm kadro fazlası ikileminde beklentilere cevap vermeyen atama süreçleri, öğretmen yer değişikliği işlemlerinin rayına oturtulamayışı gibi sebeplerle eğitim sistemden beklenen yarar, umulan katkı elde edilememektedir”
şeklinde konuştu.
SÖYLEMEZ, EK DERS ÜCRETİNİN DÜŞÜKLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKTİ
“Eğitim çalışanlarının eğitimin asli öznesi olarak eğitim sisteminin merkezinde konumlandırılmamasının da bu süreçte payı bulunmaktadır” diyen Söylemez, sözlerine şöyle devam etti:
“Geleceğimizi, çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitim çalışanlarının mesleki motivasyonu, eğitimin niteliğini, dolayısıyla ülkenin geleceğini ilgilendirmektedir. İyi bir eğitim sistemi için, eğitimcilerin çalışma ortamı iyileştirilmeli, motivasyonları artırılmalıdır. Öğretmenin ek ders ücretinin düşüklüğü başta olmak üzere mali hakları geliştirilmeli, alan değişikliği talepleri karşılanmalı, öğretmen istihdamında güçlük çekilen bölgelerde görev yapanlara ilave teşvikler verilmeli, eğitim kurumu yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistem kurulmalı, eğitimin rehberlik ayağının eksiklikleri giderilmeli, öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılanmalı, ücretli öğretmen istihdamı yerine kadrolu istihdam yapılmalıdır.”
SİNEM HATUN DAVUT
