AK Partinin kuruluşunun 23’üncü yıldönümü nedeni ile dün AK Parti Malatya İl Başkanlığından bir program gerçekleştirildi. Programa AK Parti il teşkilatı ile vatandaşlar katıldı. Programda bi konuşma gerçekleştiren İl Başkanı Namık Gören, AK Parti hükümeti tarafından gerçekleştirilen çalışmalar ve hizmetler hakkında bilgi verdi.
AK Parti hükümetinde millete ait olan imkanların, milletin hizmetine sunulduğuna vurgu yapan Namık Gören, 20 yıllık AK Parti hükümetinin kendinden öceki 80 yılda yapılan yatırımları 4’e katladığının altını çizdi.

“TÜRLÜ ENGELLEMELERLE KARŞILAŞTIK”
AK Partinin temel hak ve özgürlükler üzerindeki baskı ve yasaklar kaldırdığını söyleyen Gören, “AK Parti olarak bugün 2001 yılında çıktığımız hizmet yolculuğunun 23’üncü yılını kutluyoruz. Hizmet yolculuğu adı altında çıktığımız bu kutsal yolculukta bugüne kadar 2 kapatma davası, bir muhtıra, 2 askeri müdahale, 2 yargı müdahalesi olmak üzere türlü engellemelerle karşılaştık. En nihayetinde hizmet ve eser siyasetimizden ödün vermeden yine milletimize hizmet etme şansını her defasında sandıklarda kazandık. Partimiz kurulduğu andan itibaren ülkemizde öncelikle uygulanan temel hak ve özgürlükler üzerindeki ideolojik baskı ve yasakları kaldırmak suretiyle herkesin özgürce yaşadığı bir demokratik ortam yaratmıştı. Bu, şu demek; ortaöğretim katsayı uygulaması nedeniyle hiçbir üniversiteye giremeyen imam hatipli kardeşlerimizin bu vesileyle giremedikleri üniversitelerde rektör olmaları, giremedikleri üniversitelerde öğretim görevlileri olmalarını sağladı. Yine temel hak ve özgürlükler üzerindeki baskı ve yasaklar kaldırılmak suretiyle mahkemelerde başörtüsü taktığı için yargılanan kızlarımız, bacılarımız o mahkemelerde hakim, savcı oldular, adalet dağıttılar. Bir kere AK Parti'nin en belirgin özelliği temel hak ve özgürlükler üzerindeki baskı ve yasakların kaldırılması oldu. Diğer taraftan yine millete ait olan imkanlar ve kaynaklar milletin istifadesine sunulmak suretiyle kendinden önceki dönemlerde yapılmayan, yapılamayan eser ve hizmetin 3-4 katı eser ve hizmet üretildi. AK Parti 20 yılına hükmettiği cumhuriyet tarihinde kendinden önceki 80 yılda yapılan toplam eser ve hizmetin bütün devletin, milletin imkanlarının kaynaklarının, milleti için seferber etmesi vesilesiyle kendinden önceki 80 yılda yapılan eser ve hizmetin bu dönemde her alanda 3-4 katı eser ve hizmet üretmek şerefine nail oldu. Hangi alanda olursa olsun; eğitim, sağlık, savunma sanayi, bütün bu alanlarda bizden önceki 80 yılda yapılan toplam hizmetinde 20 yılda 4 katını yaptık” şeklinde konuştu.
“BUNU DA SONRADAN ÖĞRENDİK”
6 Şubat depremlerinin ardından vatandaşlara sunulan destek ve hizmetler hakkında bilgi veren Gören, “AK Parti girdiği bütün seçimlerde yine milletinin desteğiyle AK Parti, birinci parti olarak çıkmayı başardı. En son 2023 tarihinde yapılan genel seçimlerde de ilimiz meclisteki sandalye sayısını muhafaza ettiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Sayın Cumhurbaşkanımıza, Malatyalı hemşehrilerimiz yüzde 72’nin üstünde destek vermek suretiyle bir 5 yıl daha bu devleti, ülkeyi idare görevini Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde AK Parti'ye verdi. 6 Şubat tarihinde yaşadığımız depremle birlikte devletin imkanlarının, millet için seferber edilmesinin ne demek olduğunu bir kez daha anladık. 6 Şubat tarihinde kimilerine göre bin yılın kimilerine göre de asrın felaketini yaşadık. Toplam 423 bin civarında yapı stokumuz varmış. Bunu da sonradan öğrendik. 423 bin yapı stokumuzun 130 bin civarındaki kısmı ne yazık ki ağır ve orta hasarlı. Dolayısıyla şehrimizin yaklaşık yüzde 27’si yıkılmış durumda. Depremin meydana geldiği ilk anlardan itibaren Cumhurbaşkanımızın riyasetinde Bakanlar Kurulumuz illere görevlendirilmek suretiyle saat 08.00 itibariyle görevlendirildikleri illerde vaziyet aldılar, koordinasyon yaptılar. Bu vesileyle ilimizde depremin olduğu ilk andan itibaren bir yandan arama kurtarma faaliyetleri devam ederken diğer yandan iklim koşulları da göz önünde bulundurularak geçici bir ara çözüm mahiyetinde çadır kurma işlemleri başlatıldı. Bu vesileyle ilimizde 88 bin 650 çadır kuruldu. 88 bin 650 çadırın içerisinde sivil inisiyatifin kurduğu çadır sayısı 2 bin 100. Devletimiz bir an önce vaziyet aldı, arama kurtarma çalışmaları bir yandan devam ederken diğer yandan da vatandaşların geçici olarak barınmaları adına geçici barınma merkezleri çadırlar kurdu. Bu vesileyle de ilimiz özelinde 88 bin 650 çadır kuruldu. Bir bardak suya, bir lokma ekmeğe ulaşılmaz olduğu bu dönemde AFAD'ımız hemen duruma vaziyet almak suretiyle bir kere ilimizde günlük 400 binin üzerinde yemek dağıtımı gerçekleştirdi. Temmuz ayı itibariyle süreç sonuçlandığında yemek dağıtım işi bitirildiğinde ilimizde toplam 52 milyon adet yemek dağıtımı gerçekleştirilmişti. Diğer yandan depremden zarar gören vatandaşlarımıza hane başı yardım adı altında nakdi yardımlar kapsamında hane başı 10 bin TL'den yaklaşık 1 milyar 900 milyon TL'nin üzerinde hane başı destek dağıtımı gerçekleştirildi. 85 bin hanenin üzerinde vatandaşımıza 15’er bin TL taşınma yardımı gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

“423 BİN YAPININ TAMAMI ELDEN GEÇİRİLDİ”
AFAD tarafından Malatya’ya 17 milyar TL'nin üzerinde bir nakdi yardımın gerçekleştiğini kaydeden Gören, “Yine bu dönemde hala da devam eden kira yardımı uygulaması devreye alındı. Bu vesileyle Malatya ilinde depremin olduğu 6 şubat tarihinden bugüne kadar 17 milyar TL'nin üzerinde bir nakdi yardım gerçekleştirdi. AFAD'ın, valiliğe aktardığı nakdi yardım 17 milyar TL'nin üzerinde. Diğer taraftan hızlıca yapı stokları üzerinde hasar tespit çalışmalarına başlandı. Bu vesileyle de 423 bin yapının tamamı elden geçirildi ve bu 423 bin yapının tamamının 2-3 ay gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde hasar tespitleri bitirildi, sonuçlandırıldı. Yine bu hasar tespit çalışmaları devam ederken 36 bin 46 adet binanın yıkımı gerçekleştirildi. 6 bin adet de yıkılmış binanın enkazının kaldırılması gerçekleştirildi. Toplamda 40, 45 bin bandında bina, devletimiz tarafından yıkıldı. Yıkıldıktan sonra onun enkazı olduğu gibi alındı. Şehrin dışına bir yere bırakıldı ve bu hizmetler yürütülürken vatandaşa 1 TL dahi yansıtılmadı. Bütün o enkaz kaldırma çalışmaları 5-6 ay gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde yapıldı, bitirildi. Sadece şu anda mahkemelik olan binaların enkazlarıyla ilgili henüz bir işlem yapılmış durumda değil. Onun dışındaki enkaz kaldırma işlemlerimizin tamamı bitti. Şimdilerde yeniden orta hasarlı olup da güçlendirilmeyen yapıların yıkımıyla ilgili bir enkaz çalışması yapılacak” diye konuştu.
“41 ALANDA PLANLANAN KONUT SAYISI 28 BİN 500”
Rezerv alan uygulamasının ilk defa Malatya’da başladığına dikkat çeken Gören, “Bir yandan depremle ilgili yaraların sarılmaya çalışıldığı o dönemde diğer yandan da hızlıca şehirde kalıcı konutların temelleri atıldı. İlimizde şu anda 72 bin 500 civarında hak sahibimiz var. 72 bin 500 kişi şu anda depremde mağdur olmuş durumda. Evi ya orta hasarlı ya ağır hasarlı ya da yıkılmış durumda. Şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın kırsallar da olmak üzere Malatya özelinde temeli atılan konut sayısı 40 bini geçmiş durumda. 40 binin üzerinde yapının temelleri atıldı. Bu vesileyle de vatandaşlarımızın kalıcı konutlarına geçmeleri için çalışma başlatıldı. Tabii bütün bu çalışmalar devam ederken diğer taraftanda şehir merkezinde, vatandaşımızın bize yoğun olarak talebi şehrin yeniden yerinde imarı ve inşası noktasında yoğunlaşınca talepleri olduğu gibi bakanlığımıza ilettik. Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik ve bu vesileyle de Malatya özelinde başlayan bir rezerv alan uygulaması devreye alındı. Rezerv alan uygulaması Malatya'dan sonra diğer deprem illerinin tamamına teşmil edildi. Bu kapsamda Malatya'da rezerv alanı olarak belirlenen 41 alanda planlanan konut sayısı 28 bin 500. Bütün bunların yanı sıra bizim Malatya özelinde yaşadığımız bir diğer sıkıntı çarşı merkezimizin depremle ağır hasar almış ve yıkılmış olmasıydı. Bu kapsamda Emlak Konut yönetiminde çarşı merkezimiz bir an önce hemen ihale edildi, inşasına başlandı. Şu anda çarşı merkezimizde 5 bin 79 yapının temelleri atıldı, katları çıktı. 12. ay itibariyle de peyderpey vatandaşımıza teslimatı sağlanacak” söyleminde bulundu.
“KARA PROPAGANDALARLA KARŞILAŞTIK”
Kuruldukları günden peri kara propagandalarla mücadele ettiklerini belirten Gören, “Deprem 11 il, 120 ilçe, 7 bin mahalle, 14 milyon vatandaşımızın etkilendiği bin yılın felaketi belki de dünya tarihinde kayda geçen karasal en büyük deprem olma vasfında. Bu kadar büyük bir yıkıma bu kadar büyük yaşanmış hadiseye rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde hükümetimiz hızlıca vaziyet almış ve sürecin yaşanan mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi noktasında da çok ciddi bir gayret ve çaba sarf edilmiştir. Biz kurulduğumuz 2001 yılı itibariyle işin açıkçası muhalefet adı altında kara propagandalarla mücadele etmeye alışık bir hareketiz. Kurulduğumuz günden itibaren bir yandan darbelerle, bir yandan muhtıralarla, bir yandan askeri müdahalelerine, yargı darbeleriyle, emniyet darbeleriyle engellenmeye çalışılırken diğer yandan da muhalefet adı altında kara propagandalarla engellendik. Bugün de şu anda deprem bölgelerinin tamamında Malatya'yı ayırmayacağım bütün deprem bölgelerinin tamamında işin açıkçası muhalefet adı altında yürütülen bir kara propagandayla yine karşı karşıyayız. Ne bu kara propagandalar ne de müdahaleler Allah'ın izniyle bizi yolumuzdan ayıramaz. En nihayetinde Malatya'da çarşı merkezinde 5 bin 76 yapının inşasına başlandı ve o yapılar inşa edilirken de o alana tam 13 bin 600 tane fore kazık çakıldı. Gecikmenin biraz da sebebi oydu. Zeminimizin elverişsiz olmasından kaynaklıydı. 5 bin 76 iş yeri yaptığımız o merkezde Malatyalı hemşehrilerimize gece gündüz birileri Söğütlü Cami'yi pompalamaya çalıştı. ‘Söğütlü Camii buharlaştı, kuyumculara, ranta kurban gitti’ şeklinde türlü dezenformasyonlarla kara propagandalarla karşılaştık” dedi.
“VELİ AĞBABA, BİLMEZ BU HASSASİYETİ”
Son olarak Cumhuriyet Halk Partisi ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yı hedef alan Gören, “Bir kere çarşı merkezinde büyük bir camiye ihtiyaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunu Çevre, Şehircilik Bakanlığımızla da defalarca görüştük. Çarşı merkezimizde cuma günleri esnaftan tutun da vatandaşın tamamı seccadesini eline alıp nerede bir pasaj var, nerede bir yol ağzı var, oraya seccadesini serer, cuma namazını kılmaya çalışırdı. Söğütlü Camii'nin kapasitesi 700. Yeni Caminin kapasitesi 400. Toplam bin 100 kişilik camimiz vardı Malatya'da. Ama biz bu yeni yaptığımız projeyle Söğütlü Camii'nin kapasitesini 2 bin 700’e çıkardık. Camimizi şehrin tam göbeğine oturtmuş durumdayız. Arka tarafta, sokak arasında, altında dükkanlar bulunan cami vasfını yitirmek üzere olan bir yerden hem daha merkezi bir yere, daha görünür bir alana hem de kapasitesini daha arttırmak suretiyle camimizi merkeze aldık. Bir yandan inşa ve imar faaliyetleri devam ederken diğer yandan da vatandaşımızın inanç ve değerlerine sahip çıkma gayretindeyiz. Birileri durmadan onu bir propaganda malzemesi haline getirdiler. Şimdi ben hepinizin huzurunda bir kez daha söylüyorum, Bursa Ulu Cami belki de İslam coğrafyası ibadethaneleri içerisinde şadırvanı avluda değil caminin içerisinde olan tek camidir. Sebebi; cami inşasına başlanacağı zaman orada mülk sahibi olan bir vatandaş mülkünü camiye vermek istemez, defalarca görüşülür, ikna edilmeye çalışılır. Adam razı olmaz ‘Ben mülkümü camiye vermek istemiyorum’ der. En nihayetinde bölgenin veya ilin valisi kamulaştırır, inşaata başlanır, durumdan haberdar olan Şeyhülislam hemen olaya müdahale eder. O adamın mülkünün denk geldiği yeri havuz haline getirir. Orada secde edilmesin diye. Çünkü adamın rızası yok. Adamın rızasının olmadığı bir yerde secde edeceksiniz, secde ettikten sonra yaptığınız ibadetin kabul ve makbul olmasını bekleyeceksiniz. Veli Ağbaba, bilmez bu hassasiyeti. Veli Ağbaba’da bu hassasiyet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi veya Veli Ağababa'nın bunu söylemesi kadar normal bir şey de olamaz. Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz. O hassasiyeti bilmeyebilir ama bizim arkadaşlarımızın bu hassasiyeti bilmesi lazım. Biz isminin önünde Adalet ve Kalkınma olan bir partiyiz” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
