Malatya'da her yıl yaz mevsiminin sonuna doğru yapılan siyah üzüm hasadı bu yıl da yaz mevsiminin sonunda yapılıyor. Alçak yerlerde hasadın neredeyse tamamlandığı şu günlerde yüksek kesimlerde hasat devam ederken, üzüm üreticileri kayısı gibi üzüme de devlet tarafından sahip çıkılmasını istediler.

Kayısı gibi kuru üzümün de kentin önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirten Hacı Ali Çetin isimli üzüm üreticisi, bu yıl üzüm yönünden bereketli bir sezon geçirdiklerini söyledi.

“BİRÇOK GİDERİMİZ VAR”

Siyah üzümün bu yıl bol olduğunu ifade eden Çetin, “Kara üzüm hasadı bu sene iyi oldu. Diğer yıllarda çok verim yoktu, emeğimiz boşa gidiyordu. Üzümün kilo fiyatı bazen iyi oluyor, bazen de düşüyor. Ama genel anlamda fiyatlar iyi. Üzümün uğraşı çok olduğu için insanlar emek vermeyi bırakıyor. Kayısı gibi bu ürüne de sahip çıkılsa memleketimizde çeşitlilik çok olur. Birçok giderimiz var. İlaçtır, gübredir masraflarımız çok fazla. Bazen işçi tutuyoruz onların da masaraları, yevmiyesi var. Bu nedenle bazen gelir gideri kurtarmıyor. Okullar da açılmak üzere, öğrencilerimiz var, aldığımız gelirden elimizde bir şey kalmıyor. Bizler devletimizden ilaç başta olmak üzere, çiftçilikteki giderlerimizi hafifletecek destek istiyoruz. Hiç bari elde ettiğimiz ürünlerin geliri cebimizde kalır ve bir şeye değer” diye konuştu.

“KİMSE ÜZÜM BAĞINI TERK EDİP GİTMESİN”

“Siyah üzüm her yıl yaz mevsiminin sonlarında veya sonbaharın başlangıcında hasat ediliyor” diyen Nihat Doğan isimli bağcı ise, şunları kaydetti:

“Bu noktada üzümün çok olgunlaşıp sulanmaması ve çiğ kalmaması önemli. Önce asmalardan tek tek kesilen üzümler güneş gören büyükçe bir alanda, altına karton, gazete veya muşamba konularak seriliyor. Burada güneşin ısısı ile beraber üzümler kurutuluyor. Ardından ürünler kasalara doldurulup serin bir yerde muhafaza ediliyor. Üzümün iyisi ve bozulmuş olanı ayırt edilip yeniden kasalara konuluyor ve alıcısına sunuluyor. Bu süreç biraz zor. Bu nedenle emeğimizin de karşılığını almak istiyoruz. Şehirlere göç olmaması için mutlaka desteklenmemiz lazım. Devletimiz bize destek versin ki, kimse üzüm bağını terk edip gitmesin. Depremle birlikte bağını terk edip, tekrar bağına bakmaya gelmeyenler var. Çünkü hasadın kendisini kurtarmayacağını biliyor. Bizler de bağımızı terk etmek istemiyoruz. Bu nedenle devletimizden daha fazla destek bekliyoruz.”

“ÜRETTİKÇE VAR OLURUZ”

Üretimin önemi pandemiyle ortaya çıktığını söyleyen Kadir Küfeli isimli üzüm üreticisi ise, “Üretimin önemi pandemiyle birlikte ortaya çıktı. Ülkeler birbirlerine gıda vermedi. Ülkenin parası var, parası olduğu halde başka ülkeden gıda alamadı. Üretmenin önemi buradan anlaşılmalıydı. Ancak ülkemizde çiftçilerin durumu maalesef ortada. Yeteri kadar destek verilmiyor. Bizlere destek verilse bizler daha iyi üretim yapar, daha iyi bağımıza, bahçemize sarılırız. Ürettikçe var oluruz. Hiçbir ülkeye muhtaç ve bağımlı olmayız” ifadelerini kullandı.

“BAŞKA BİR GELİRİMİZ YOK”

Devletten destek beklediklerini ifade eden Gülsüm Demiralp isimli üzüm üstencisi de, “Biz üzüm bağıyla geçimizi sağlıyoruz. Başka bir gelirimiz yok. Çoluk çocuğumuzun rızkını buradan çıkarıyoruz. Üzüm bazı yıl çok verim veriyor bazı yıllar verim azalıyor. İnişli çıkışlı yıllarımızda çok fazla etkileniyoruz. Bu nedenle devletimiz bizlere sahip çıkmalı. Destek istiyoruz ki üretimimiz biraz daha artsın” dedi.

 

haber: TAHİR ÖZÇELİK