“Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı Çalıştayı” Malatya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirildi. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası ile Moda ve Hazır Giyim Federasyonu’nun birlikte düzenlediği çalıştayda tekstilin geleceği hakkında önemli noktalara temas edildi.
“SEKTÖRÜMÜZ ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”
Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tüm, “Tekstil ve hazır giyim sadece bir iş kolu değil, ülkemizin üretimi, istihdam ve ihracatı için tam anlamıyla bir lokomotif sektörüdür. Ancak biliyoruz ki son yıllarda ciddi sınavlar veriyoruz. Sektörümüz zor bir dönemden geçiyor. Burada sadece sorunları konuşmaya değil, bu sorunlara akılcı ve kalıcı çözümler üretmeye gerek geldik. Temel amacımız nettir, rekabet gücümüzü arttırmak, katma değerli üretime teşvik etmek ve Malatya'yı tekstilde çok daha güçlü bir merkez haline getirmektir. Bu çalıştayın somut adımlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“NASIL BU SEKTÖRÜ BİRAZ DAHA YAŞATABİLİRİZ BUNUN İÇİN BURADAYIZ”
Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk ise sektöre yönelik şöyle konuştu: “Türkiye genelinde tekstil ve hazır giyim ile ilgili bir çalıştay serisi yapmayı planladık. 5 şehir ve alt sektörler olmak üzere Ağustos ayında başladığımız bu yolculukta Denizli, İzmir, Gaziantep ve bugün de Malatya'dayız. Son olarak da Diyarbakır'da yapıp fırsatlar dahilinde bunu zirveye dönüştüreceğiz. Tekstil ve hazır giyim Türkiye'de sermaye birikimine önderlik yapmış. Sanayi kültürü oluşturmuş. Tarımdan sanayiye geçişi, metropollerin oluşumu, modüler sistemle kadının daha çok sektörde olmasını sağlayan iş ortamında olmasını sağlayan ve hakikaten herkesin aşa işe ihtiyacı olduğu bir sektörün, emek yoğun bir sektörün Türkiye genelinde modüler olmasını sağlayan bir sektör. Bu sektör tekstil ve hazır giyim olarak genelinde ikisini birleştirdiğimiz zaman ihracatta da öncü sektör olmuştur. Sadece ihracatta toplamda tekstil hazır giyim ve verileri konfeksiyonu olmak üzere 35 milyar doların üzerinde ihracat yapan ancak 110 milyar dolar işlem hacmi olan gayri safi yüzde 10'u üreten bir sektörüz. 2022 sonrası ilk olarak krize giren, yerel enflasyonun artmasıyla beraber sektörün yoğun bir sıkıntılı bir sürece girmesi bugün burada yeniden bir iş modeliyle nasıl bu sektörü biraz daha yaşatabiliriz, bunun için buradayız ve Malatya'nın hacimsel anlamda çok önemli bir lokasyon olduğunu biliyoruz. Sektörümüz için, ülkemiz için yaptığımız bu hizmetin bugün de burada verimli geçmesini ve buradan mutlaka bir çıktı alarak herkesin bagajına bir şey koyması gerektiğini düşünerek bu çalıştayı yapıyoruz. Umarım hepimize mutlu bir sonla keyifli bir yeni bir yol haritası çıkarmış oluruz.”
“TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ”
Tekstil sektörünün öneminden bahseden ve sektörün geldiği son duruma değinen Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ise şunları kaydetti: “Tekstil sektörü ülkemizin üreten, istihdam yaratan ve ihracatta önemli kalem oluşturan bir pozisyonda. Ancak küresel dengeler hızla değişmekte. İşçi maliyetleri, enerji maliyetleri, özellikle Mısır, Bangladeş gibi ülkelerde bu noktada yüzde 100 -120 - 200 dolar bandında işçi çalıştırılmasıyla beraber Malatya'da da, dünyada da, Türkiye'de de tekstil sektörünün küçüldüğünü görüyoruz. Biz bazen şunu duyuyoruz. Bürokratlar diyor ki ‘Tekstili Türkiye'den kaldıralım.’ Kaldıralım da yani sen maaşını alırken bu noktada tekstilde birçok insan çalışırken, istihdam yaratılırken nasıl kaldıralım? Bunların yöntemlerini de bize söylemeniz lazım. Bugüne kadar milyon dolarlık yatırımlar yapılan ve bugüne kadar birçok insanın ekmek yediği tekstil sektörünün dönüştürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Savunmayla birleştirilip farklı bir yöne evrilmesi gerektiğine inanıyoruz. Tekstilde nitelikli ürün üretilmesine inanıyoruz. Ama şu şekilde bir anda kaldıralım mantığı gerçekten bu sektöre ve buradaki yatırımcıların hepsini bir şekilde anlamamak demek. Bu yatırımın bir anda çok yok olması demek. Bizler bazen teşviklerde bile anlaşılır pozisyonları algılayamıyoruz. Mesela bir tekstil ile ilgili teşvik verilirken makineyi yeniden aldırmaya sevk ediyor. İkinci kullanılan bir teşvik devri bile söz konusu değil tekstilde. Bunlar hepsi yeniden Çin'e veyahut da yurt dışında firmalara makinalarını satmaları için fırsat veriyor. Tekstilcimize çözüm önerisi oluşturmuyor. Bizler özellikle deprem sonrası organize sanayide 21 binken bu tekstilde çalışan sayımız 15 bine düşmüş. Malatya tekstilde önemli bir konumda organize sanayimizin yüzde 52'si tekstil ve konfeksiyon sektörü olmak üzere üretimini tamamen buna evirmiş. Ama organize sanayimizde depremle birlikte insanların bu anlamda barınacak yerlerinin olmayışı tekstil sektöründe birçok şehri terk eden nitelikli personelin olduğunu da gösterir. O anlamda 21 binken 15 bine düşmüş. 3 yılda yaklaşık 6 bin kişilik bir kaybımız var tekstil ile ilgili çalışan personelde. Tekstil fabrikaları artık dünyayla rekabet edemez pozisyonunda özellikle bunu söylüyorum. İşçi maliyetlerinin yüksekliği, üretim maliyetindeki karlılığın çoğu da işçi maliyetinden kaynaklı, işçi maliyeti düşük olduğundan farklı ülkeler tercih ediliyor. Mesela 2025 yılı hazırlık giyim ve konfeksiyon sektöründe Malatya'da önceki yıllara göre yüzde 24 düşüşle 3 milyon 793 bin dolar ihracatta kaybımız gerçekleşmiş. Bizlerin bunları konuşması, bunlara çözüm önerileri bulması çok kıymetli. Hepinizin fikri, fikirleri muhakkak ciddi kapılar açacaktır. Bizler de hem Odalar Birliği'nde, hem hükümet nezdinde problemler aktarıp bunlarla ilgili, bu konuların geliştirilmesi ile ilgili ricalarda bulunmak için elimizden gelen katkıyı sağlayacağımızı ifade etmek istiyorum.”
Muhabir: HANİFE SARI
