Malatya’nın vitrini konumundaki Cafana Mahallesi’nde yaşanan sıkıntılara ilişkin detayları paylaşan Mahalle Muhtarı Ayhan Yıldız; taş ocaklarının çevreye verdiği zararlardan hızlı tren hattı güzergahına, toplu taşıma seferlerinin azaltılmasından İkizce TOKİ konutlarının bağlanmasına kadar merak edilen birçok konuya açıklık getirdi.
Bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olan mahallede 1996 yılından itibaren asfalta yakın yeni yerleşim yerine taşındıklarını belirten Muhtar Yıldız, alt ve üst yapı sıkıntılarının çözülmesiyle daha nezih bir yaşam alanına kavuştuklarını ifade etti. Ancak mahallenin kontrolsüz sanayi ve altyapı projeleri nedeniyle atıl duruma düşürülmeye çalışıldığını vurguladı.
“MAHALLEMİZ MALATYA’NIN VİTRİNİDİR”
Cafana Mahallesi’nin tarihi arka planına ve yerleşim sürecine değinen Muhtar Ayhan Yıldız, “Mahallemiz 1111 yılı aşkın bir geçmişe sahip çok eski ve köklü bir yerleşim yeridir. Eski evlerimiz şu an bulunduğumuz noktadan yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaydı. Ancak altyapı ve üst yapı imkânlarının yetersizliği nedeniyle 1996 yılından itibaren kademeli olarak asfalta yakın olan bu yeni yerleşim yerine taşınmaya başladık. Mahallemiz konum itibarıyla Malatya’nın vitrini durumundadır. Çevre yoluna cephe, dışarıdan ve yabancı illerden gelenlerin geçiş güzergâhında yer alan son derece stratejik bir noktadayız. Burada altyapısı, üst yapısı, internet hattı ve yolları yapılmış daha nezih bir ortamda yaşamımızı sürdürmeye gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“TAŞ OCAKLARI YÜZÜNDEN SAĞLIĞIMIZDAN VE GEÇİMİMİZDEN OLDUK”
Mahallenin çözüm bekleyen en büyük ve en acil sorununun taş ocakları olduğunu vurgulayan Yıldız, “Eksik ve sorunlarımızın en başında taş ocakları geliyor. Taş ocakları mahallemizi adeta bir ahtapot gibi sarıp sarmaladı. Dediğim gibi, burası Malatya’nın vitrini, Doğu’nun Batı’ya açılan penceresidir. Gelgelelim ki bu taş ocakları yüzünden tarım alanlarımız tamamen öldü, içme suyu kaynaklarımız kayboldu, hayvancılık bitti. Açıkça söylemek gerekirse mahallece biraz şamar oğlanına dönmüş bir halimiz var. Bu konuyu çözebilmek adına Ankara’ya belki 32-33 defa gittim. Bürokratlarımızla, milletvekillerimizle, valimizle yüz yüze görüşmeler yaptık. Ancak üzülerek söylüyorum ki sonuçta bir arpa boyu yol alamadık. Yapımı süren TOKİ konutlarına sadece 500 metre mesafede çalışan bir taş ocağı var. Adeta Suriye’deki savaş dönemlerini aratmayacak şekilde her gün patlatmalar yapılıyor. Binalarımız sallanıyor, tozdan topraktan göz gözü görmüyor. Çocuklarımız sağlıklı bir ortamda yaşayamıyor, bölgede kanser ve benzeri hastalıklar inanılmaz derecede çoğaldı. Yetkililerden bu taş ocakları konusunda bize acilen yardımcı olmalarını talep ediyoruz” dedi.
“HIZLI TREN HATTI MAHALLEYİ SURİYE SINIRI GİBİ İKİYE BÖLECEK”
Gündemde olan Devlet Demir Yolları hızlı tren projesinin mevcut planlamasına da sert tepki gösteren Muhtar Ayhan Yıldız, “Şu anda gündemde olan bir hızlı tren geçiş güzergâhı projesi var. İncelediğimizde görüyoruz ki bu hat diğer mahallelerde tarım arazilerini korumak adına dağ eteklerinden geçerken, benim mahalleme geldiğinde doğrudan köyün tam içini bölüyor. Yaklaşık 80 metre genişliğinde ve 6-7 metre yüksekliğinde devasa tel örgüler çekileceği söyleniyor. Bu yapıldığında mahallemizin ortasından adeta bir Suriye sınırı gibi hat geçecek ve mahalle ikiye bölünecek. Biz bu durumu kabul edemeyiz. Bu sebeple 3 gün önce mahalle sakinlerimizden oluşan 3-4 kişilik bir heyetle tekrar Ankara’ya gittik. Devlet Demir Yolları Genel Müdürümüz ve Genel Müdür Yardımcılarımızla görüştük. Sağ olsunlar, konuya ilgi gösterdiler ve yardımcı olacaklarını belirttiler. Talebimiz çok net: Hızlı tren hattı mevcut ve eski tren hattı güzergâhını takip etsin, arazilerimiz de köyümüz de bölünmesin. Burası Malatya’nın giriş bölgesidir; gelişmeye, büyümeye ve şehirleşmeye son derece elverişli bir konumdadır” şeklinde konuştu.
“TOKİ BAĞLANDI AMA MAHALLEMİZ ATIL DURUMA DÜŞÜRÜLÜYOR”
Bölgedeki konut projeleri ve imar durumuna da değinen Yıldız, İkizce TOKİ projesinin devasa bir kısmının mahallelerine bağlandığını ancak buna rağmen temel hizmetlerden mahrum bırakıldıklarını ifade etti. Yıldız, “İkizce TOKİ konutlarından tam 11 bin 240 konut idari olarak bizim mahallemize, yani Cafana Mahallesi’ne bağlandı. Ancak bir taraftan böylesine devasa bir nüfus bize bağlanırken, diğer taraftan mevcut mahallemiz atıl duruma düşürülmeye çalışılıyor. Mahallemizde NATO boru hattı var. Bu boru hattının alt tarafının imara açıldığı söyleniyor. Fakat imara açılan bu alana şimdi Ulaştırma Bakanlığı ve Devlet Demir Yolları el koyuyor. 80 metre genişliğinde tel örgülerle mahalleyi tamamen koparmak istiyorlar. Bu tam bir çelişkidir” dedi.
“OTOBÜS SEFERLERİ DÜŞÜRÜLDÜ, DOĞALGAZ VE SU SIKINTISI DEVAM EDİYOR”
Mahallenin günlük yaşamını doğrudan etkileyen ulaşım, doğalgaz ve içme suyu sıkıntılarına da değinen Cafana Mahallesi Muhtarı Ayhan Yıldız, “Ulaşım konusunda da büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Önceki belediye başkanı Selahattin Gürkan döneminde mahallemize günde 5 otobüs seferi düzenleniyordu. Şu andaki MOTAŞ yönetimi ise ‘yolcu kapasitesi az, zarar ediyoruz’ gerekçesiyle bu sefer sayısını 2’ye düşürdü. Halbuki iddia edildiği gibi nüfusumuz az değil, aksine her geçen gün daha da çoğaldı. Otobüs şoförü personelimizden memnun olsak da vatandaşlarımız sefer yetersizliğinden dolayı mağdur durumda ve haklı olarak isyan ediyorlar. Bunun yanı sıra mahallemizde hâlâ doğalgaz yok. İçme suyu sıkıntısını hat safhada çekiyoruz. Defalarca söylememize ve yetkililerin ‘en kısa sürede hallolacak’ diye söz vermesine rağmen henüz somut bir gelişme yaşanmadı. Tabi ki biz mahalle halkı olarak peşini bırakmıyoruz, sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yetkililerden sesimizi duymalarını ve Cafana’ya hak ettiği değeri vermelerini istiyoruz.” Sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.
ROJBİN ASTEKİN
