Yıllardır gündeme getirilen ancak bir türlü somut adım atılmayan Şiro Çayı Havzası’nın tarıma kazandırılması, Malatya’nın tarımsal geleceği açısından yeniden tartışma konusu oldu. Tarıma açılması halinde sebzecilik ve seracılıkta büyük bir üretim merkezi olabileceği belirtilen havzanın bugün herhangi bir proje ya da çalışma olmadan kaderine terk edildiği ileri sürülüyor. Pütürge’nin geniş ve verimli tarım arazilerinin ise yeterli sulama imkânına kavuşamadığı iddia ediliyor. Peki Şiro Çayı Havzası’nı bu kadar önemli kılan ne? Pütürge’nin tarımsal potansiyeli neden yıllardır değerlendirilemiyor? Bölgenin üretime kazandırılması Malatya’ya ne sağlayacak? Konuyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın, havzayla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Şiro Çayı Havzası’nın son durumunun değişmediğini ileri süren Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın, havzayla ilgili şu anda herhangi bir çalışma ya da herhangi bir projenin olmadığını savundu.
“KARNIMIZI TARIM ARAZİLERİ DOYURACAK”
“Böyle güzel bir havzanın, böyle güzel bir arazinin tarımla buluşturulmaması büyük bir kayıp” diyen Ayaydın sözlerine şöyle devam etti:
“Dönüm olarak inanın ki tam olarak hesaplayamadık ama şöyle söyleyeyim: Malatya’nın ihtiyacını karşılayabilecek bir alan. Tarım ihtiyacını kesinlikle karşılayabilecek kapasitede. Siyasiler olsun, bürokrasi olsun, o dakika işine geldiği gibi konuşuyor. O anda toplumu, çiftçiyi yakaladığında ‘Biz bunu yapacağız, biz şunu yapacağız’ deniliyor. Bu sözler her zaman söylemde kalıyor. Bu konuda gerçekten duyarlı olmak lazım. Paydaşların iyi çalışması lazım. Üretmezsek aç kalırız. Bunu her zaman aklımıza sokmamız lazım. Su havzalarımızı iyi kullanmamız lazım. Tarım arazilerimizi iyi kullanmamız lazım. Yarın öbür gün, inanın bana, teknoloji bizim karnımızı doyurmayacak. Bizim karnımızı tarım arazileri doyuracak.”
“KITLIĞA DOĞRU GİDİYORUZ”
Bu alanın sebzecilik ve seracılık alanında ele geçmez bir yer olduğunu kaydeden Ayaydın, “Kıtlığa doğru gidiyoruz. Elimizde çok güzel imkânlar var, çok güzel alanlar var. Projeye gelindiği zaman herkes proje sunuyor. Ama işin ilerleme noktasında ya da bitirilmesi noktasında tövbe, kimseden ne çıt ne ses çıkıyor. Biz her zaman diyoruz: Malatya tarım ili. Buna göre ilçeleri de tarım ilçeleri. Cenab-ı Allah, Malatya’nın her ilçesine bir güzellik vermiş. Buğdayı bir yere vermiş, kayısıyı bir yere vermiş, kirazı bir yere vermiş, cevizi bir yere vermiş. Bunun gibi daha niceleri var; üzümü bir yere vermiş. Bunlara sahip çıkmamız lazım. Bizim bahsettiğimiz bu alan, sebzecilik ve seracılık alanında ele geçmez bir yer. Diyoruz ki Malatya’nın, hatta çevredeki birkaç ilin ihtiyacını bile karşılayabilecek kapasitede. Fakat burada bir eksiklik, bir boşluk var” sözlerini ileri sürdü.
“KAYBEDEN ÜLKEMİZ OLUYOR”
Havzanın tarıma açılmamasında kaybedenin Pütürge çiftçisi olduğunu öne süren Ayaydın, “Burayla ilgili bize ‘Biz yapacağız, projemiz hazır’ deniliyor. Fakat onun ertesinde, söylenen kelimelerin hepsi unutuluyor. Maalesef. Fakat ne olursa olsun burada kaybeden Malatya oluyor, burada kaybeden Pütürge çiftçisi oluyor, burada kaybeden ülkemiz oluyor. Biz bu projeyi sunmak istediğimiz zaman bize söylenen kelime zaten ‘Biz bu projeyi hazırladık, bakanlığa gönderdik’ deniliyor. Fakat bakanlıkta ne böyle bir proje var ne de böyle bir hazırlık var. Her şey lafta, her şey göstermelik. Dostlar pazarda görsün misali, ‘Biz bunu yapıyoruz’ deniliyor” şeklinde konuştu.
“TARIM ALANINDA YAPILAN HİÇBİR HİZMET YOK”
Pütürge’nin tarım arazilerinin atıl durumda olduğunu iddia eden Ayaydın, “Pütürge’de şu anda tarım alanında yapılan hiçbir hizmet yok. Pütürge’de şu anda, söyleyeyim, kanallarımız ilk yıllarda yapılan, neredeyse miadını doldurmuş 60-70 yıllık kanallarla sulama yapılıyor. Pütürge’nin o kadar güzel tarım arazileri şu anda boş bırakılmış vaziyette, atıl durumda. Bunları suyla buluşturabilirsek, çiftçiyle buluşturup ürünlerimizi ekip tarım alanlarımızı değerlendirebilirsek hem ekonomimize hem de ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlayacağız. Unumuz var, şekerimiz var, yağımız var; helva yapmaya yürek lazım” söyleminde bulundu.
MUTLU SARIGÜL
