Vatandaşlar Malatya'nın mevcut durumuna ve kentsel geleceğine dair son derece dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yaşadığı büyük kırılmaya ve duraklama dönemine işaret eden vatandaşlar; sadece turistlerin değil, kentte yaşayan vatandaşların da günlük yaşamını doğrudan etkileyen eksiklikleri tek tek sıraladı. Şehrin mevcut imkanlarının kısıtlılığından yakınan Malatyalılar, günlük sosyal yaşamı kolaylaştıracak pratik çözümlerden estetik mimari dokunuşlara kadar pek çok konudaki beklentilerini paylaştı.
Sıklıkla dile getirilen konu, gençlerin, çocukların ve ailelerin kaliteli zaman geçirebileceği alternatif sosyal mekânların azlığı oldu. Kent genelinde kapalı alışveriş merkezleri dışında gezilecek, nefes alınacak alanların yok denecek kadar az olduğunu vurgulayan vatandaşlar; geniş parklar, yeşil alanlar, doğayla iç içe piknik yerleri ve fuar konseptli dinlenme tesislerinin şehre kazandırılmasını istedi.
“DEPREMDEN SONRA HİÇBİR YERİMİZ KALMADI”
Kentteki sosyal alanların yetersizliğine değinen İlayda Rutbil, “Şu anda Malatya'nın aslında tarihi yerleri, çok güzel yerlerimiz var. Ama depremden sonra özellikle hiçbir yerimiz kalmadı maalesef. Turistlerin ilgisini çekebilecek bir yerimiz olduğunu düşünmüyorum. Yapabileceğimiz AVM dışında maalesef hiçbir şeyimiz yok. Bunun yerine gezebileceğim yeni yerler, güzel yeşillikler, oturabileceğimiz ortamlar ve aktivite yapabileceğimiz mekânlar görmek isterdim” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde kentte gezilecek yerlerin azlığından şikâyet eden İsra Eylül Topçu, “Açıkçası deniz görmek isterdim. Daha çok gezilecek yerler olabilirdi çünkü Malatya'nın gezilecek yerleri az. Daha sosyetik bir yer olabilirdi. Bence gezilmek için Malatya'ya gelinmez” derken; Tanem Paliça da “Turist olsam Malatya'ya gelmezdim büyük ihtimalle, bir şey yok çünkü. Bir deniz olsaydı iyi olurdu ya da oturulacak yerler yapsalar daha güzel olur” sözlerini kullandı.
“DENİZ OLSUN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMEZDİM”
Doğa ve sosyal imkanların geliştirilmesi gerektiğini belirten Murat Özen, "Valla deniz görmek isterdim. Gezecek yeri çok olsun isterdim, gezecek yer az. Turist olarak ben buraya gelmezdim aslında. Deniz olsun isterdim, başka bir şey istemezdim" diyerek sitemini dile getirdi. Hulusi Güldaş ise kentin tüm yaş gruplarına hitap eden alanlara ihtiyacı olduğunu belirterek, “Önce şelale gibi bir fuar, dinlenme tesisi... Gençlerin, yaşlıların, çocukların oynayabileceği geniş bir park alanı isterdim. Yazın insanın gidip baraj kenarında yüzebileceği sahillerin güzel olmasını, piknik alanlarının artmasını isterdim” dedi.
“ŞEHRİN VİZYONUNU VE TANITIMINI GÖRMEK İSTERDİM”
Malatya’nın sahip olduğu potansiyelin öne çıkarılması gerektiğini savunan İsmet Gürbüz, “Her şeyden önce turistin değerini bilen, onun bir ülke için katma değerini hesaba katarak şehrimin güzel yönlerinin tanıtılmasını isterdim. Şehrin tanıtımını, kültürel değerlerini ve bir şehrin vizyonunu görmek isterdim. Bu şehir bana ne katabilir, buradan gidince nasıl bir algıyla gidebilirim? Bunları görmek isterdim” şeklinde konuştu.
Tanıtımın önemine dikkat çeken Hüseyin Tatar ise “Malatya'nın tam olarak tanıtımının yapılmasını isterdim. Çok güzel yerlerimiz var, oraların ülkelere tanıtımı bence çok önemli. Her şey reklamla oluyor, reklam olmazsa tanıtım da olmaz” değerlendirmesinde bulundu.
"OSMANLI MİMARİSİNDE ÇEŞMELER VE SÜPER LİG ARZUSU"
Kentin tarihi dokusuna ve yerel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Adnan Karakaya ise öncelikle Gündüzbey'in görülmesi gerektiğini belirterek, “Şehrin trafiğinin güzel olmasını isterdim. Eskiden Osmanlı çeşmeleri vardı; bizim Gündüzbey'in suyu çok berraktır. Her köşede güzel, Osmanlı veya Selçuklu mimarisine uygun çeşmeler olup insanlara ikram edilmesini isterdim. Bir de Malatyaspor'un 1. Süper Lig'de olmasını isterdim, o yeterli bence” dedi.
Vatandaşların ortak temennisi; yaşanan yıkımın ardından Malatya'nın hem yerel halk hem de kenti ziyaret edecek misafirler için yeniden canlı ve cazip bir çekim merkezine dönüştürülmesi oldu.
ROJBİN ASTEKİN
