Taşmış, Gündüz, Karakaya, Belen ve Örnekköy başta olmak üzere çok sayıda alanda yürütülen madencilik faaliyetlerinin bölgenin doğal yapısını tahrip ettiğine vurgu yapılan açıklamada, grup adına konuşan Ramazan Derin, “Bugün burada toplanmamızın nedeni, yıllardır süren madenciliğin artık geri dönülmez bir yıkım boyutuna ulaşmasıdır. Doğa, vahşi tüketimin pençesinde yok olmakta. Ekosistem kendini yenileyemiyor, sürdürülebilirlik hayal olmaktan çıktı” dedi.
TARIM, HAYVANCILIK VE ARICILIK ZARAR GÖRÜYOR
Madencilik faaliyetlerinin, başta kayısı üretimi olmak üzere tarım, hayvancılık ve arıcılığı ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirten Derin, “Bilimsel veriler, çıkarılan madenlerin içeriğindeki kimyasalların insan sağlığına ve hayvan yaşamına ciddi tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Derin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesini hatırlatarak, herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı olduğunu vurgulayıp yetkililere çağrıda bulundu.
VATANDAŞLAR DURUMU ANLATTI
Bölgede yaşayan vatandaşlar da söz alarak, 1993 yılından bu yana çıkarılan profilit madeninin taşıma aşamasında bile yoğun çevre kirliliğine neden olduğunu, üzüm bağlarının, kayısı ağaçlarının kuruduğunu, arıların öldüğünü ve sebze yetiştirilemediğini aktardı. Vatandaşlar, “Yetkili kurumlar görevlerini yerine getirmeli, doğaya karşı işlenen bu suçlara artık dur denmeli” diyerek tepkilerini dile getirdi.
HUKUKİ MÜCADELE SÜRÜYOR
Basın açıklamasında konuşan Avukat Gül Erdoğan ise hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, “Madencilik şirketlerinin usule aykırı başvuruları ya da belgeleri tespit edilirse gereken hukuki işlemler yapılacaktır. Ancak asıl mücadele, sahada verilen fiili çevre mücadelesidir. Tüm çevre gönüllülerini ve Pütürgelileri bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz” dedi. Çevre gönüllüleri ve Pütürgeli vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen basın açıklaması, çevre koruma taleplerinin yinelenmesiyle sona erdi.
Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN
