Haftanın Nabzı programının moderatörlüğünü yapan Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut, Malatya’da son dönemde peş peşe meydana gelen sarsıntılar ve bölgedeki deprem hareketliliği tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Gazeteci Berkman Dulcan ile yapılan programda konuk olarak Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Yunus Gülmez oldu. Şehrin üst üste yaşadığı depremler, vatandaşlar arasında panik yaratan bilgi kirliliği ve uzmanların çelişkili açıklamaları değerlendirildi. AFAD ile Kandilli Rasathanesi arasındaki veri farklılıklarının sebeplerini harita üzerinde tek tek anlatan Yunus Gülmez, kamuoyunu meşgul eden Malatya Fay Hattı’nın son durumuna ve deprem uyarısı yapan isimlerin iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gülmez, programın ilk dakikalarında AFAD ve Kandilli verileri arasındaki farkların tamamen ölçüm istasyonlarının coğrafi konumlanmasından kaynaklandığını vurgulayarak kafa karışıklıklarını giderdi. İki kurumun da bilimsel olarak doğru sonuçlar ürettiğini belirten Gülmez, depremlerin Yeşilyurt ve Sincik ilçe sınırlarının kesişme noktasında gerçekleşmesi nedeniyle lokasyon etiketlerinde bu tür küçük kaymaların yaşanmasının son derece doğal bir durum olduğuna dikkat çekti.
“AFAD VE KANDİLLİ’NİN İKİSİNİN DE VERİLERİ DOĞRUDUR”
İki kurumun da verilerinin doğru olduğunu belirten Gülmez, “Sosyal medyada vatandaşların yorumlarını izliyorum; 'O mu bilmiyor, bu mu bilmiyor?' gibi tepkiler var. Hayır, ikisinin tespiti de doğrudur. Deprem, Yeşilyurt ve Sincik sınırının tam kesiştiği noktada meydana geldi. Cihazlar farklı konumlandığı için lokasyonlarda, derinliklerde veya virgülden sonraki büyüklüklerde ufak farklılıklar çıkabilir. AFAD’ın cihazı Sincik sınırında ölçüm yaparken Kandilli’nin aletsel verileri Yeşilyurt Salkonak bölgesini gösterdi. Burada bir kafa karışıklığına ya da kurumları suçlamaya gerek yok” ifadelerini kullandı.
“ŞİDDET İLE BÜYÜKLÜK EN ÇOK KARIŞTIRILAN İKİ KAVRAM”
Deprem sonrası yaşanan korkunun en büyük nedenlerinden birinin kavram kargaşası olduğuna dikkat çeken Yunus Gülmez, “Dün Sincik merkezli yaşanan ve vatandaşları paniğe sevk eden depremin büyüklüğü 4.2 olarak açıklandı. Büyüklük, deprem anında açığa çıkan enerjidir ve tektir. Ancak şiddet tamamen kişisel ve çevresel parametrelere dayanır. Merkez üssüne olan uzaklığınız, oturduğunuz binanın malzeme kalitesi ve altındaki zemin yapısı hissettiğiniz şiddeti değiştirir. Merkez üssüne yakın, yumuşak bir zeminde bu sarsıntıya yakalanan bir vatandaş 'Bu deprem 4.2 değil, 5.0'in üzerindeydi' der. Bu hissettiği şey şiddettir. Kurumların açıkladığı 4.2 ise değişmez büyüklüktür.” sözleriyle büyüklük ve şiddet arasındaki farkı dile getirdi.
“BÖLGEDE 6.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR”
Sinem Hatun Davut’un “Bu sarsıntılar daha büyük bir depremin habercisi mi, öncü niteliğinde mi?” sorusunu yanıtlayan Gülmez, “2020 Sivrice ve 6 Şubat depremlerinin bölgede ciddi bir stres biriktirdi. Bu sarsıntıların olduğu bölge Tekelederesi, Gülümüşağı ve Söğütlü hattına oldukça yakın. Sivrice ve 6 Şubat depremleri sonrası burası stres biriktiren bir deformasyon alanı haline geldi. Zaman zaman 5.5 veya 5.8 büyüklüğünde sarsıntıların olması olağandır. Bunlar tek başına devasa bir depremin habercisi değildir. Ancak akademisyenlerin çalışmaları neticesinde bu bölgede henüz kırılmamış bir kol olduğu ve bu kolun ortalama 6.2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelinin bulunduğu biliniyor. Risk var mı? Tabii ki var. Özellikle Çelikhan, Pütürge, Kale ve Baskil istikametindeki hattın ve çizgiselliğin uzmanlarca detaylıca çalışılması gerekiyor” İfadeleriyle değerlendirmede bulundu.
“FAL BAKAR GİBİ DEPREM TARİHİ VERİLEMEZ, KORKU POMPALAMAYIN!”
Programda gazeteci Berkman Dulcan’ın, uzman Serkan İçerli’nin elektrik öz direnç ölçümlerine dayanarak yaptığı 6.5 büyüklüğündeki deprem uyarısını hatırlatması üzerine Sinem Hatun Davut da sert tepki gösterdi. Davut, “Malatya’nın kaderi hep muallakta bırakıldı. Sürekli bir korku pompalanıyor. 'Daha büyüğü gelecek' diye diye insanlar diken üstünde yaşatılıyor. Şehri rahatlatmak varken bu korku niye?” diyerek sitemini dile getirdi.
Konu hakkında konuşan Yunus Gülmez,“Depremin zamanını ve süresini Allah’tan başka kimse bilemez ve tespit edemez. Bu iş fal bakma işi değil, bilimdir. 'Eli kulağında', 'Yarın olmazsa 3 vakte kadar olacak' gibi açıklamalar bilimsel değildir. Ben de çıkıp '100 yıl içinde deprem olacak' desem yalan söylemiş olmam çünkü deprem ülkesindeyiz. Ancak böyle tarih vererek insanları paniğe sürüklemeye gerek yok. Hocalardan bazıları tedbir alınsın diye bu uyarıları yapıyor olabilir ama uzman olmayan kişilerin, kendi alanı dışında açıklama yapması veya kesin tarihler vermesi tamamen yanlıştır” ifadeleriyle bilim dışı tahminlere karşı çıktı
“MALATYA FAYI ÖLÜ DEĞİL AMA ÇOK YAVAŞ HAREKET EDİYOR”
Malatya Fayı’nın güzergahı ve yapısı hakkında bilgi veren Gülmez, “Fay hattı Doğanşehir’den başlayıp Akçadağ, Yazıhan, Arguvan ve Arapgir üzerinden Erzincan sınırına kadar uzanıyor. Yaklaşık iki yıldır hem yerli hem de yabancı bilim insanlarından oluşan iki donanımlı ekip Malatya Fayı üzerinde saha çalışması yürütüyor. Henüz çalışmaları tamamlanmamışken masa başından 'Bu fay ölüdür' ya da 'Bu fay diridir, Malatya’yı yok edecek' demek bilimsel etiğe uymaz. Malatya Fayı ölü bir fay değildir ancak çok yavaş hareket eden bir faydır. Şu an tehlike çanlarının çaldığı, patlamaya hazır bir durum yoktur. Raporlar, hendek çalışmaları ve yaşlandırma analizleri bittiğinde en doğru sonucu yine o sahada çalışan hocalarımız açıklayacaktır” şeklinde konuştu.
"BU ŞEHRİN KADERİ SPEKÜLASYONLARA BIKARILAMAZ"
Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan gazeteci Sinem Hatun Davut ve moderatör Berkman Dulcan, Malatya’nın 6 Şubat’ta zaten büyük bir yıkım yaşadığını, halkın psikolojik olarak yıprandığını belirterek, yetkililerin ve bilim insanlarının şehre moral veren ancak tedbiri de elden bırakmayan sağlıklı bilgilendirmeler yapması gerektiğinin altını çizdiler. Bilgi kirliliğine karşı vatandaşların yalnızca resmi kurumlara kulak vermesi çağrısında bulunuldu.
ROJBİN ASTEKİN
