Serbest muhasebeci mali müşavirler, birçok sıkıntıyla mücadele etmeye devam ediyor. Daha önce yer sıkıntısı, daha sonra da yaşadıkları ekonomik problemlerle mücadele eden Serbest muhasebeci mali müşavirler şimdi de elektrik sayaçlarının yüksek gerilimden dolayı yanmasından şikâyetçiler. Bununla ilgili şikâyetlerini dile getiren muhasebeciler önemli açıklamada bulundular.

“Daha önce ilgili kurum tarafından yenilenen arızalı elektrik sayaçları, bu defa yine yanarak değiştirilmek zorunda kalınmış ve yaklaşık 80 adet sayaç yeniden değiştirilmiştir” diyen muhasebeciler, “İş merkezi sakinleri, birçok aksaklığı kendi başlarının çaresine bakarak çözmeye çalışmasına rağmen, hâlâ fiziki altyapıların eksikliği, zaman zaman internet bağlantı sıkıntıları, su tesisatlarının kış mevsiminde donarak yenilenmek zorunda kalması ve elektrik sayaçlarının yanmaya devam etmesi, bu şehirde hayatın normale dönmediğine işaret eden durumlardan biridir. Buna rağmen mücadelesini sürdüren sadece bu meslek grubu değil; diğer geçici yerleşim yerlerinde de hayata tutunmaya çalışan esnaf, sanatkârlar ve ticaret erbapları da mevcuttur. Bunca zorluğa ek olarak, mücbir sebep halinin Van depremine emsal oluşturmadan, 5 yıl 7 ay yerine 1.5 yılda kaldırılma kararı alınması, bölgede iletişim ve altyapı eksikliği, valilik hizmet binası dahil birçok kamu hizmet binası, mesken ve ticari amaç taşıyan binaların inşaat halinde olması, hayatın normale dönmediğine işaret eden durumlardan başlıcalarıdır” diye konuştular.

“SÜREKLİ ERİŞİMİN SAĞLANMASI GEREKMEKTE”

Malatyalının istek ve önerilerini sıralayan muhasebeciler, şunları kaydettiler:

“-Mücbir sebep halinin kısa aralıklarla uzatılmasındansa, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile en azından Van depremindeki gibi ya da şehirde inşasına başlanılan yapıların büyük oranda tamamlanmasından ve gerek ticari hayatın gerekse sosyolojik hayatın normalleşmeye dönmesinden sonra bitirilmiş olması, daha adaletli devlet yönetimi anlayışı ile bağdaşmış olacaktır.

-Deprem bölgesindeki esnafa verilen KOSGEB ve benzeri deprem kredisi ve hibelerinin sektör ayrımı yapılmadan serbest meslek mensupları da dahil edilerek, tüm mükellefler için mücbir sebep halindeki yaşantıda eşitliğin bozulmaması sağlanmalıdır.

-Deprem nedeniyle işyeri ya da evi yıkılmış olan vergi mükelleflerinin vergi ve prim borçlarının tamamının terkin edilerek desteklenmesi gerekmektedir.

-Vergisini mücbir sebep süresi içinde ödemek isteyen vergi mükelleflerine vergi ana parasından indirim ya da makul oranlarda ödeme olanağı getirilmelidir.

-Taksitlendirme şartları ve teminat zorunluluğu deprem bölgesi için aranmamalıdır.

-SGK borçları, özellikle küçük esnaf için ödenemeyecek noktada olup, çalışan sayısına göre kademeli olarak 5 işçiye kadar çalışanı olan işverenlerin mücbir sebep süresinde oluşmuş SGK prim borçlarının yüzde 80’i, 10 işçiye kadar çalışanı olan işverenlerin mücbir sebep süresinde oluşmuş SGK prim borçlarının yüzde 50’si, 20 işçiye kadar çalışanı olan işverenlerin mücbir sebep süresinde oluşmuş SGK prim borçlarının yüzde 30’u hazine tarafından karşılanmalıdır.

-Deprem illerindeki oda aidatları, bağlı bulunulan birlikler tarafından karşılanmalı ve il odalarına faaliyetlerinin devamı için birlikler tarafından ödenmelidir.

-Zayi olan defter ve belgelerin, noterler birliği tarafından mücbir sebep süresi içinde yıl belirtilmeden tasdik edilmesi hususunda yaşanan sorunlar giderilmelidir.

-Beyan ve bildirim gönderiminde sistem tıkanıklığına kalıcı çözümler getirilmelidir.

-Aynı türdeki bilgilerin tek bir sistemden gönderilmesi ve kurumlar arası veri transferi yapılmalıdır.

-Dijital vergi dairesi sisteminin kullanımının sadeleşmesi ve e-arşiv belgelerine sürekli erişimin sağlanması gerekmektedir.”

“UZUN VADEDE HAYATLARINI YENİDEN İNŞA EDİLEBİLİR”

Mücbir Sebep Hali’nin uzatılmasını da isteyen muhasebeciler,Malatya ve benzeri deprem bölgelerinde yaşayan halkın ve ticaret erbaplarının yaşadığı zorluklar, sadece fiziki yıkımın ötesine geçerek sosyal ve ekonomik yaşamın sürdürülebilirliğini de tehdit etmektedir. Mücbir sebep süresinin uzatılması, bölgedeki insanların ve işletmelerin toparlanma sürecine katkı sağlamak adına hayati önem taşımaktadır. Özellikle, vergi ve sigorta borçlarına getirilecek düzenlemeler, kredi ve hibe desteklerinin genişletilmesi, altyapı eksikliklerinin giderilmesi gibi adımlar, bu bölgenin tekrar ayağa kalkabilmesi için elzemdir. Ancak bu şekilde, depremzedeler uzun vadede hayatlarını yeniden inşa edebilir ve şehrin sosyo-ekonomik yapısı normale dönebilir. Devletin bu süreçte pozitif ayrımcılık yaparak, bölgedeki toparlanmayı hızlandırması ve adil bir yönetim anlayışı sergilemesi, sadece depremzedelerin değil, tüm Türkiye'nin geleceği için büyük bir önem taşımaktadır” diye konuştular.

Muhabir: TAHİR ÖZÇELİK