Gazeteci Berkman Dulcan ve Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un sunduğu BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan “Haftanın Nabzı” programı yine dolu dolu geçti. Bu kapsamda programa konuk olan Eğitimci ve KırmızıTürk Spikerler Platformu Kurucusu Cengizhan Kaya ile medyanın sıkıntıları ve talepleri konusu ele alınarak önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
Geçtiğimiz günlerde Kırmızı Türk Spikerler Platformu Hayat Dergisi tarafından yapılan Altın Başarı Ödüllerine yönelik bilgilendirmelerde bulunan Eğitimci ve KırmızıTürk Spikerler Platformu Kurucusu Cengizhan Kaya,
“Hayatımın merkezinde hep medya ve eğitim var. Ben bu iki mesleği, bu iki alanı birbirine gerçeklik ve doğruluk üzerinde yaklaştırmaya çalışıyorum. Kendi hayat akışımı buna göre dizayn etmeye çalışıyorum. Bu hikayenin en önemli noktalarından biri de Altın Başarı Ödülleri. Altın Başarı Ödülleri çıkış noktası aslında gerçekten hayatın iyilerini tespit edip daha iyi şeyler yapılabilmesi için onları bir motive edici unsur haline getirmek. Esin kaynağımın aslında ilginç bir hikayesi var. Bana göre ilginç. Ben gezegenlerle ilgili bir internet sitesi açmıştım üniversitede öğrencilik yıllarımda, bildiğiniz yani Uranüs, Neptün bunlarla ilgili yazılar yazıyordum. O dönem medyayla da bağlantısı olan bir arkadaşım vasıtasıyla biz bu gezegenlerin içine haber gezegeni diye bir bölüm açtık. Haber gezegeni yaptık. Orada haber spikerleri ile ilgili bilgileri derlemeye başladık. Sunucularla ilgili bilgiler derledik. Aradan 2- 3 ay geçtikten sonra Türkiye'deki haber spikerlerinin çoğuyla ilgili böyle bir arşiv haline geldi bu ve yine kısa bir süre sonra birden haber spikerleri bize ulaşmaya başladı. Google üzerinden kendi adını enterliyor karşısına bizim yaptığımız içerik geliyor, dolayısıyla bize ulaşıyor. Tam da o günlerde TRT'den bir telefon aldım. ‘Siz yeni medya ile ilgili böyle bir şey yapmışsınız. Televizyon programımıza konuk olur musunuz’ dediler. Ben de tabi dedim. ‘Servis ayarlayalım’ dediler. Ben dedim ki ben Malatya'dayım. Bir sessizlik oldu. ‘Gelebilir misin peki’ dediler. Gelirim dedim ve öyle başladı. Yıldan yıla biz bunu geliştirmeye çalıştık. Etkinlikler ekledik. Spikerlik ve sunuculuğun nitelikli bir meslek olduğunu toplumda rol model mesleklerden biri olduğu kanaatiyle bununla ilgili projeler ürettik. Üniversitelerle çalışmalar yaptık. Yeni medya, geleneksel medya bağlamında üniversite etkinlikleri düzenledik. Eğitimi anlamında bir eğitimci olarak spikerlik sunuculuğun aslında ciddi bir eğitim gerektirdiği kanaati üzerinden yine TRT'de farklı kanallarda, özel televizyonlarda uzun yıllar bu işi yapmış duayen kabul edilen isimlerle beraber ortak eğitim projeleri yürüttük ve o sürede de şu çıktı ortaya dedik ki biz Türkiye'de tabii ki ödül törenleri var, Türkiye'de müzik ağırlıklı, Altın Kelebek gibi dizi oyuncular ağırlıklı ödüller vardı, Kral TV ödülleri vardı, tam da o süreçte Türkiye'de artık yeni yeni haber kanalları ve haber kültürü ilerlemeye başlamıştı. Biz ilk defa yeni bir şey söyledik. Dedik ki biz tematik haber spikerliğinin farklı alanlarında bir ödül töreni yapacağız. Hatta bunu ilk söylediğimizde çok alışıla gelmiş bir şey olmadığı için ‘olmaz, herhalde yapılamaz’ dendi. Biz o süreçte bunun ilkini gerçekleştirdik. İstanbul'da defalarca yaptık. Ankara'da artık bunu gelenekselleştirdik ve programın başında sizin de söylediğiniz gibi 12 Mayıs tarihinde de 24. Altın Başarı Ödüllerini Malatya Kongre Kültür Merkezimizde gerçekleştirdik. Malatya'da ikincisiydi. Türkiye çapında da 24’üncüsüydü. Geçen hafta da 25’incisini İstanbul'da tamamlamış olduk. Bu sezon da kapattık ödül anlamında bir çeyrek asır demek bu anlamda önemli”
ifadelerine yer verdi.
“ÇOK CİDDİ BİR YOZLAŞMAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Daha sonra medyayı 10-15 yıl öncesi ile şu anı kıyaslayan Cengizhan Kaya,
“O dönem televizyon ve medyada geri dönüş sadece faks dediğimiz faks kağıdıyla bir yayına veyahut sabit bir telefonla izleyicinin o kanalı arayıp ‘bugün haber bülteninde şu oldu’ ya da ‘sizin bugün televizyon kanalınızda da bu oldu’ dediği noktadaydı. O noktadan bugün artık sosyal medyayla yani yeni medyayla, geleneksel medyanın içe geçtiği hatta birçok medya kuruluşunun hibrit dediğimiz her ikisini de içinde barındıran bir döneme geçtik. Tabii ki o dönem geri dönüş almak daha farklıydı. İzleyicilerin görüşlerini aktarması çok daha farklıydı. İçerik çok farklıydı. Mesela haber atlatma diye bir şey vardı o dönemde. Siz bir haberi bilirdiniz ama etrafınıza bile söylemezdiniz. Sadece teknik ekipten bir iki kişi bilirdi. İşte o VTR girdiği an bütün Türkiye o haberi görmüş olurdu. Bugünse baktığımız zaman işte deprem üzerinden çok yapıyoruz bunu, daha sallanırken tweet atıyor insanlar diyor ki ‘sallanıyoruz.’ Haberciliğin geldiği nokta anlamında, hız anlamında çok farklı bir noktaya geldik. Ama işin saygınlığı, doğruluğu ve haberi bir kişiden duyduğunuz zaman ona olan inanç anlamında da çok ciddi bir dezenformasyonla, çok ciddi bir yozlaşmayla karşı karşıyayız. Yani o gün siz Mehmet Ali Birand farklı bir örnektir mesela. Belki çok iyi bir diksiyona sahip değildi. Bunu kendi de söyler. Öz eleştirilerinde vardır. Belki çok ciddi bir farklı hani böyle spikerlik ve sunuculuk anlamında meziyetlere sahip değildi. Ama haberin sahiciliği, aktarış biçimi, habere sahiplenme anlamında çok farklı bir meziyete sahip”
şeklinde konuştu.
Berkman Dulcan ise,
“Şimdi maalesef bizim geldiğimiz noktada olayın muhatabına soruyu soruyoruz. Olayın muhatabından cevabı alıyoruz ama ondan sonra olayın takibi tamamen bitmiş durumda”
sözlerine yer verdi.
“CİDDİ BİR EMEK KAYBI VAR”
Konuyu değerlendirmeye devam eden Cengizhan Kaya,
“Kesinlikle bu altını çizdiğiniz nokta çok önemli. Son günlerde de tartışılıyor. İşte yaz dönemi futbolda transfer dönemidir. Son günlerde bununla ilgili spor medyasında da medyanın bir dalında da çok ciddi tartışmalar var. Sosyal medya şöyle bir şey getirdi mesela ben emek harcayarak bir habere doğrudan ulaşıyorum diyelim. Gittim mücadele ettim. Bağlantılarımı kullandım. Telefon bağlantısı yaptım. Birkaç görüşme yaptım kendi farklı farklı noktalara ulaştım. Haberi öğrendim. Haberi de yazdım sosyal medyamda paylaştım. Sadece bir dakika sonra herhangi biri hiç emek harcamadan, adınızdan bile bahsetmeden o haberi alıp kendi sayfasında paylaşabilir. Burada çok ciddi bir emek kaybı var. Çünkü siz mücadele ettiniz, habere gittiniz. Sorularını sordunuz”
cümlelerine yer verdi.
Cengizhan Kaya’nın açıklamalarına ekleme yapan Berkman Dulcan,
“Ama bunu yapan sadece bizim, içimizdeki arkadaşlarımız değil. Bunu işte Google gibi firmalar da artık yapay zeka aracılığıyla yapıyor. Senin okunmanı bile engelliyor. Yani öyle bir teknoloji çağına denk geldik ki ağzımızla kuş tutsak dahi yine de bir şeyleri yapmak için çok fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor”
diye konuştu.
“GAZETECİ OLMANIN ÇOK KOLAY OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ”
Herkesin gazeteci olmaması gerektiğini ifade eden Sinem Hatun Davut ise konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Şöyle bir durum var artık gazeteci olmanın çok kolay olduğu bir dönemdeyiz. Eğitimini almadan, ciddi bir emek ve efor vermeden, buradan altını çizelim gazeteci, olmak gerçekten bu kadar kolay değil. Eğitimini almadan alaylı bir şekilde gazeteciliğe başlayan, yıllardır gazetecilik yapan her isme büyük saygı ve hürmet duyuyorum. Ben kendi adıma işte eğitimini almamış ama 20 yıldır, 30 yıldır Malatya'da gazetecilik mesleğini hakkıyla yapan insanlar var, büyüklerimiz var. Bunlar çok kıymetli. Ama canı isteyen herkesin gazeteci olmasının bu kadar kolay olmaması gerektiğini düşünüyorum. Mesela ben nasıl gidip gazeteciliği 4 yıl okuduysam, emek verdiysem ben şu an gidip bir hastanede hemşire olarak çalışabilir miyim? Hayır. Dolayısıyla bizim meslekte de artık buna bir düzenlemenin gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani işini yıllardır alaylı bir şekilde yapan herkese saygı ve hürmet diyorum ama en azından bundan sonra şunu yapalım belli kriterlerimizin olması gerekiyor. Her elini kolunu sallayan, canı isteyen herkesin bu mesleği yapamaması gerekiyor diye düşünüyorum. Mesela inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Diyor ki ‘ben medyanın gücünden bir istifade edeyim’ Hemen kendisine bir internet sitesi kuruyor. Onunla birlikte bir şov yapılıyor. Tamamen o aslında ilk mesleğini güçlendirmek babında. Bunlara yer vermemek adına ben nasıl şu an doktor olmak istiyor. Ben nasıl gidip doktor olamıyorsam eğitimini almayan insanların da gazeteci sıfatını kullanmaması, bu işi icra etmemesi gerekiyor. Bu meslekle alakalı en önemli sıkıntı canı isteyen herkesin çok kolay gazeteci olabilmesi, bunun önüne geçebilmeliyiz. Artık mecra öyle bir tehlikeli noktaya gidiyor ki bunun önünü kesmemiz için bir an önce yasal bir düzenleme yapılması lazım.”
Gazetecilik mesleğinin kullanıldığına değinen Berkman Dulcan ise son olarak şunları söyledi:
“Pandemi dönemini bizler için şöyle bir şey vardı. Bağlı bulunduğumuz kurumlardan bir yazı aldığımızda veya e-devlet üzerinden bir çıktıyla dışarıda dolaştığımızda emniyet mensuplarına o yazıyı veya kimliğimizi gösterdiğimizde rahatlıkla işimizle ilgili olayları yapabiliyorduk. Çok ilginçtir bu pandemi dönemiyle başlayan bir şey oldu Malatya dahil adam sırf dışarı çıkabilmek için internet sitesi kurdu. Diğer yandan yasal düzenleme var da buna nasıl uyuluyor? Yani asıl önemli olan konu bu. Biz Malatya'da şunu gördük, kimse kusuruma bakmasın, bu şehirde cemiyet başkanlığı yapıp site açıp sitede künyesi olmayan insanlar var ve bu isimler bizleri Malatya'da, bunlar benim üyem diye etrafta dolaşıyorlar. Yani çok ilginç yerlerdeyiz.”
HANİFE SARI

