Deprem sonrası hükümetin bölgeye önemli yatırımlar yaptığını belirten Bülbüloğlu, bazı firmaların bu süreci fırsata çevirdiğini ve özellikle çimento tedarikinde büyük sorunlar yaşandığını dile getirdi.

“Bu aslında sadece Malatya’nın sorunu değil. Deprem bölgesi dört ilimizin yaşadığı ciddi bir sorun. Hükümetimiz bu anlamda bölgeye ciddi yatırımlar yapıyor. Ancak bu durumu çıkar olarak kullanan bazı fabrikalar var. Bunlardan en önemlisi inşaatın ham maddesi, ekmeği suyu dediğimiz çimento.” ifadelerini kullanan Bülbüloğlu, tedarikteki bu sıkıntının hem müteahhitleri hem de bölge halkını mağdur ettiğini belirtti.

ÇİMENTO KOTASI İNŞAATLARI YAVAŞLATTI

Son dönemde çimento sektöründe uygulanan kota ve bölgeye sınırlı miktarda ürün gönderilmesi nedeniyle inşaatların büyük ölçüde yavaşladığını aktaran Bülbüloğlu, sürecin inşaat faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini söyledi.

Bülbüloğlu, “Çimento sektöründe bugün, son dönemlerde yaşadığımız çimentoya kota koyulması ve bölgeye gönderilmemesi, en azından sınırlı düzeyde gönderilmesi, bugün inşaatlarımızın kısmen yavaşlamasına neden oldu.” diye konuştu.

SORUN HATAY, ADIYAMAN VE MARAŞ’TA DA VAR

Çimento krizinin yalnızca Malatya’da değil, depremden etkilenen diğer illerde de büyük sıkıntıya yol açtığını dile getiren Bülbüloğlu, “Bu sorun Hatay’da da, Adıyaman’da da, Malatya’da, Maraş’ta da aynı şekilde devam ediyor. Burada hem firmalarımız hem de çalışanlarımız zor durumda. Beton santralleri dahi beton dökemez hale geldi.” diyerek, sektörün içinde bulunduğu zor tabloyu gözler önüne serdi.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ACİL ÇÖZÜM BEKLİYOR

Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma sürecinin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için çimento teminindeki aksaklıkların bir an önce giderilmesi gerektiğini vurgulayan sektör temsilcileri, yetkililerden acil çözüm bekliyor. Çimento kotası uygulamasının bölgede yaşayan vatandaşlar ve sektörde çalışan binlerce işçi için büyük mağduriyet yarattığını ifade eden Bülbüloğlu, bölgeye özel tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT