Ankara Esnaf Çarşısına yönelik önemli bilgiler paylaşan ve bu doğrultuda yaşanan sorunlara ve daha fazlasına değinen Ankara Esnaf Çarşısı Başkanı Erol Babacan çarpıcı açıklamalara yer verdi.
“BURANIN İSİM YAPMASI LAZIM”
Açıklamasında Ankara Esnaf Çarşısı Başkanı Erol Babacan öncelikle çarşı konumuna yönelik şu cümlelere yer verdi: “Ankara esnaf çarşısı olarak çok güzel bir noktadayız. Yer olarak çok iyiyiz. Çevre Yolu’nun kenarı, 91 Bin Dev Öğrenci Ortaokulu’ nun hemen yanı, Doğa Cadde Avm’nin hemen arkası ama sadece kör nokta. Burayı bilen insan Rus Pazarı olarak biliyor. Buranın öncelikle bir isim yapması lazım. Burayı daha aktif hale getirmek için çaba harcıyoruz. Geçiçi bir yönetimiz, kimsenin burada kalbini kırma taraftarı değiliz. Sadece buradaki esnafımıza ne yapabiliriz diyoruz. Şuradan baktığınız zaman dışarıya binde bir müşteri geliyor bugün belediyemizin otobüsleri var yanı sıra duraklarımız, reklam panolarımız var o reklam panolarının belediye çok şey harcamadan çok cüzzi bir parayla reklam panolarına buranın tanıtımını yapacak içerikler asmalı, bu şekilde yapılsaydı şuanda Ankara Çarşısı çok iyi bir duruma gelmişti. Esnaf çok iyi işyapıyor olacaktı ve işlerine daha çok konsatre olmuştu”
“OTOBÜS DURAĞI YAPSINLAR İSMİNİ DE ANKARA ÇARŞISI KOYSUNLAR”
Akabinde Erol Babacan, çarşının aktif hale gelmesi adına yapılması gerekenler hakkında konuşarak şunları kaydetti: “Otobüs durağı yapsalar buraya, ismini de Ankara Çarşısı koysalar mükemmel bir şey olacak. Otobüs durağının buraya gelmesi demek buranın hareketlenmesi demek. Bir bayram geçti benim bayramda esnafım iş yapamadı, bayramdan sonra iş yapamadı, zaten ramazanda da iş yapamadı.”
“ESNAFIMIZIN BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMASI LAZIM”
Esnafa sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Erol Babacan, “Burası Ankara Esnaf Çarşısı, buraya gelen insan sayısı zaten belli, burayla ilgili güzel çalışmalar yapılıyor. Bugün yetkililer size yer veriyoruz yerlerinizi açın diyorlar esnaf ‘kapalı kalsın’ diyor. Halen depo olarak kullanılan konteynerler var. Bir esnaf sabit gelir dükkanını açar sabah 07.00’da en geç 08:00’da akşam da 19.00 en geç 20.00’da dükanını kapatır gider evine. Bugün 200 taneye yakın esnaf kardeşimiz var burada. Devlet yetkililerimizin esnafı ziyaret etmesi lazım özellikle de bu dar zamanlarda. Depremden sonra esnaf kardeşlerimizi yalnız bırakmadılar. Konteyner dükkanlar teslim ettiler. Ama esnafımızın da birbirine sahip çıkması lazım. Özellikle satılan ürünlerde biz niye Elazığ’a, Kahramanmaraş’a gidelim. Vatandaş buradan gıda alış verişi yapmıyor Elazığ’ı tercih ediyor. Neden biz bunları oralara gönderiyoruz? Gıda yüzde 100-200 satılıp da kar elde edilebilen bir ürün değil. Gıdadan yüzde 20-30 kar elde edeceksin sürümden kazanacaksın. Sen kalkıpta yüzde 100-200’lük kar elde edersen eğer burada zarar edersin müşteri kaybedersin. Mesela kayısıda stokçularımzı 120-150 TL’ye topladıkları ürünü bugün 500-800 TL derlerse stokçuluk buradadır. Bu nedir tefeciliktir benim gözümde. Devletin buna bir el atması lazım” diye konuştu.
“HERKESİN BUGÜN HERŞEYLERİ BORÇ”
Esnafın sürekli taşınma problemine ve Malatya’nın her konuda geri planda kaldığına vurgu yapan Erol Babacan, “Deprem geçti ben kendimi Şeker Fabrikası’nın arkasında buldum, 60-70 bin lira zarar ettim. Tekrar geldim başka bir noktaya en son buraya geldim. Burada biraz ayakta kaldım ama dışarıdan baktığınız zaman bütün kayısıcılar takır takır iş yaparken ben burada sinek avladım. Malatya’yı terk etmedim Malatya’yı terk etmeyen esnaflara da ben çok teşekkür ediyorum. Malatya’dan giden esnafa da ben çok üzüldüm ama şunu da bilmek lazım Malatya esnafımız her konuda çok geride. Malatya esnafımız gerçekten de Malatya insanımız her konuda çok geride. Bugün İkizce’de bir kısmı teslim olmuş geri kalan yok. Büyük bir deprem yaşamışız, bir pandemi yaşamışız, Malatya ticaretten kopmuş, ikinci afeti yaşamışız , her şey kayısıya bağlıydı, bütün çiftçilerimizin her şeyleri. Kayısı nerede, yok. Herkesin evi barkı yıkılmış, bahçelerine ev yapmışlar, bugün herşeyleri borç. Bu borcu bu insanlar nasıl ödeyecek? Bugün KOSGEB destek verdi önümüzdeki yıl ödemesi var önümüzdeki yılda bu kayısı olmayacak bütün gözlerin hepsi gitmiş. Hafife alınacak bir afet değil. Bugün devletin kayısı esnafının yanında olması lazım. Bugün diğer esnafların yanında olması gerekecek en güzel gün bugün, bugün olmazsa ne zaman olacak bu? Devletimize hak veriyorum devletimiz büyük bir devlet ve herşeyin üstesinden geleceğine inanıyorum bunun da üstesindn geleceğine eminim ama en azından diyebilir ki esnafa, çiftçiye cüzzi maddi destek sağlayayım en azından bu yılı atlatabilecek kadar. KOSGEB vergilerini 1-2 yıl kadar arka plana atsa biz en azından rahat bir nefes alabiliriz. Ama bunlar olmazsa zaten orta ensaf bitti, bir küçük esnaf bir de büyük esnaf kaldı” şeklinde konuştu.
Muhabir: HANİFE SARI
