Deprem bölgesinde ayakta kalma mücadelesi veren esnaf, bir yandan krediye erişim engelleriyle mücadele ederken diğer yandan fahiş kira artışlarıyla karşı karşıya kalıyor. Bağ-Kur borcu bulunanların ve sigortalı çalışan esnafların kredi kullanamadığı ileri sürülürken, Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı İsmet Bayram, yeni yapılan iş yerlerinin aylık kiralarının milyon lirayı bulduğunu ileri sürdü. Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Bayram, önemli açıklamalarda bulundu.
Kredilerde yaşadıkları en büyük sıkıntılardan birinin Bağ-Kur'a borcu olanların kredi kullanamaması olduğunu dile getiren Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı İsmet Bayram, diğer bir konunun ise sigortalı olanlarla ilgili olduğunu söyledi.
“ÇOK ACİL İHTİYACI OLANLARA KAYNAK GELMEYE DEVAM EDİYOR”
Sözüne
“Diyelim ki adamın bir çay ocağı var ama aynı zamanda bir şirkette sigortalı olarak çalışıyor. Bu kişilere de kredi kullandırılmıyor” diyerek devam eden Bayram, “Bir başka sorun ise eskisi gibi istediğimiz miktarda kaynağın gelmemesi. Halkbank Genel Müdürlüğü'nün, Genel Merkeze ilettiği bilgiye göre, Türkiye'deki esnafın yüzde 45-50'si aldığı kredilerle dolar, altın veya döviz alıyor; yani krediyi amacı doğrultusunda kullanmıyor. Bu nedenle bir miktar kısıtlamaya gidildiği söyleniyor. Tabii çok acil ihtiyacı olanlara kaynak gelmeye devam ediyor. Bölgemize de geçtiğimiz cuma günü kaynak geldi. 10 milyon, 5 milyon, 3 milyon gibi ihtiyaçları olanlara kullandırıyoruz. Ayrıca geri dönüşlerden elde edilen kaynakları da yeniden kredi olarak veriyoruz. Sonuçta sizin benim borcumuz var, yatırılıp geri dönüyor; onları da kullandırabiliyoruz. Ancak genel anlamda bir kaynak sıkıntımız olduğunu kabul etmemiz gerekiyor”
diye konuştu.
“BEN BUNA HİÇBİR ANLAM VEREMİYORUM”
Ekim ayına kadar konteynerlerde bulunan tüm esnafların çıkarılacağı konusunda değinen Bayram,
“Konteynerlerden çıkarılma meselesine gelince; Sayın Valimiz bu konularda çok hassas. Yetkililerle görüştüğümüzde, ‘Bu esnaf nereye gidecek, ne yapacak? Yer gösterin.’ diyoruz. Onlar da ‘Dükkânlar var ama kimse gitmiyor, evler var ama kimse gitmiyor.’ diyorlar. Biz esnafa sorduğumuzda ise teklif edilen dükkânların fiyatlarının çok yüksek olduğunu söylüyorlar. Mesela bir esnafa, Kapalı Çarşı'da bir yer teklif etmişler. Kirası aylık bir buçuk milyon lira. Bu insan bu kirayı nasıl ödeyecek? Nasıl karşılayacak? Bir de sanki kuyumcular para basıyormuş gibi bir algı var. Bunun yanı sıra Fahri Kayahan bölgesinde kiralık evler var ama fiyatlar akıl alır gibi değil. Ben buna hiçbir anlam veremiyorum. Oralarda oturan insanların büyük kısmının bu kiraları karşılayabileceğini düşünmüyorum. Kiralar 30 bin, 35 bin, hatta 40 bin liraya kadar çıkmış durumda”
ifadelerini kullandı.
“TÜKETİCİ, ESNAFIN NEREDE OLDUĞUNU BİLMİYOR”
Konteynerlerin kaldırılmasıyla birlikte iş yeri kiralarının daha da yükseleceği tahmininde bulunan Bayram,
“Bu insanlar konteynerlerden çıkıp nasıl o evlere taşınsın? Esnaf için de aynı şey geçerli. Esnafa teklif edilen dükkânların fiyatları çok yüksek. Konteynerler kaldırıldığında bu fiyatların daha da yükseleceği kanaatindeyim. Benim şahsi görüşüm, altyapısı tam olarak tamamlanmamış bir süreçle karşı karşıya olduğumuz yönünde. Eğer rezerv alandaki tüm dükkânlar kiralamaya açılmış olsaydı, belki bu sorunlar bir nebze hafiflerdi. Ancak sınırlı sayıda dükkân açıldığı için burada da sıkıntılar yaşanıyor. Sıkıntı gerçekten büyük. Çünkü depremden önce insanlar 20-25 yıldır aynı yerde faaliyet gösteriyordu. Kimin ne sattığını, kimin nerede olduğunu herkes biliyordu. Şimdi ise tüketici, esnafın nerede olduğunu bilmiyor. Bu nedenle ticaret hacminde ciddi bir daralma yaşandı. Özellikle deprem bölgelerinde ve bize bağlı illerde bunu çok net görüyoruz. Adıyaman'da da Malatya'da da durum aynı. Örneğin bir vatandaş Orhan Usta'dan bir ürün almak istiyor ama onun nerede olduğunu bilmiyor. Ulaşamayınca da alışverişten vazgeçiyor. Böyle olunca hem müşteri alamıyor hem de esnaf satış yapamıyor”
şeklinde konuştu.
“ESNAF ALDIĞI KREDİYLE NASIL PARA KAZANACAK, NASIL BORCUNU ÖDEYECEK?”
“Ayrıca verdiğimiz kredilerin faiz oranları düşük görünse de çeşitli kesintiler eklendiğinde maliyet yüzde 30'lara kadar çıkıyor” diyen Bayram,
“Devlet bankalarından kredi kullanıldığında ise oranlar yüzde 65-70'leri bulabiliyor. Bu şartlarda esnaf aldığı krediyle nasıl para kazanacak, nasıl borcunu ödeyecek? Sonuç olarak çok sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Elbette bunun büyük bir felaket olduğunu kabul ediyoruz. ‘Asrın felaketi’ deniyor ya, gerçekten çok büyük bir olay yaşandı. Ama şunu da kabul etmek lazım ki demek ki ülke olarak böyle büyük bir depreme ekonomik açıdan yeterince hazırlıklı değilmişiz. Özellikle mülk sahipleri neden bu kadar yüksek kira talep ediyor? Sonuçta burada depremzedeler yaşıyor”
açıklamasında bulundu.
“ORADA DA AYNI HİKÂYELERİ DİNLİYORUM”
Depremlerden sonra dostluk, ahbaplık, arkadaşlık, hatır gönül ilişkisinin geri planda kaldığını savunan Bayram,
“Bakın, insanlar depremden sonra şunu gördü: Türkiye genelinde, özellikle deprem bölgesinde yaşam anlayışı değişti. Dostluk, ahbaplık, arkadaşlık, hatır gönül ilişkileri geri planda kaldı. İnsanlar daha fazla para kazanma peşine düştü, fırsat kollamaya başladı. Bunu kendi ilçemde de görüyorum, Malatya'da da görüyorum. Adıyaman'a, Besni'ye, Gölbaşı'na sık sık gidiyorum. Orada da aynı hikâyeleri dinliyorum. Çok farklı şeyler anlatılmıyor. İnsanlar daha fazla kazanç elde etme kaygısıyla hareket ediyor. Bunun temelinde de yine ekonomide yaşanan sıkıntılar yatıyor. İnsanlar geleceğinden emin olabilse, yarın ne olacağını bilse daha esnek davranabilir. Ama herkes, ‘Yarın başıma bir felaket gelirse ve kenarda 3-5 kuruşum olmazsa ne yaparım?’ diye düşünüyor. Bu nedenle elindekini daha yüksek fiyata satmaya çalışıyor. Ancak bu hoş bir durum değil. Bunu yapan esnaflara, hangi sektörde olursa olsun, ben kızıyorum. Çünkü ben de aynı sorunları yaşıyorum. Neler yaşıyoruz, yaşadıklarımız akıl, mantık işi değil”
ifadelerini kullandı.
Mülk sahiplerine uyarıda bulunan Bayram,
“Mülk sahipleri öbür dünyaya giderken bu mülklerin hiçbirisini yanlarında götüremeyecekler. 3 günlük bu dünyada biraz mütevazi davranmaları gerekiyor”
dedi.
SİNEM HATUN DAVUT
