Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB)’nin 2026 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi.  Mevcut başkan Şevket Keskin tek liste ile girdiği seçimde, delegelerin oylarıyla güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçildi.

Alanda yaptığı konuşmada Şevket Keskin esnafın sorunları ve taleplerine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasında Şevket Keskin, öncelikle oda ile ilgili olarak şu sözlere yer verdi: “Yeni siyasetçiler odayla dernekler arasında ne olduğunun farkında değil. Oda statüsü ayrıdır, dernek statüsü çok ayrıdır. Bunları bilmiyorlar, farkında değiller ama biliyorum ki bunlar en kısa zamanda bunların arasındaki farkı öğrenecekler. Biz Esnaf Odası olarak hiç kimsenin, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi, orta bahçesi, yan bahçesi olmadık. Biz sadece merkez, bizim bütün üyelerimizde, bütün siyasi partilerde Üyemiz var. Onları ben saygıyla selamlıyorum. Kendileri herkesin gönlünde bir parti vardır ama biz hiçbir zaman odalara bunu sokmadık. Biz sadece merkezde durduk. Bütün siyasi partilerde üyemiz var. Hepimizin sevdiği bir lider vardır, bir parti vardır. O parti herkesin kendisinindir ama biz o partiyi odalarımıza sokmadık. Hep dışarıda tuttuk. Bunu da bütün Malatya biliyor. Herkesin gönlünde bir parti vardır ama biz hiçbir zaman odalara bunu sokmadık. Bizim oda başkanlarımız ve yönetim kurullarımız arasında hiçbir zaman ayrım, kayırım olmadı. Gecemizi gündüzümüze vererek esnafımıza hizmet ediyoruz.”

“MALATYA’YI AZ HASARLI İL İLAN ETTİLER”

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ağır bir süreçten geçtiğini de ifade eden Şevket Keskin, “Özellikle depremde gerçekten çökmüş bir Malatya, yıkılmış bir Malatya ile karşı karşıya kaldık. Cenabı Allah bir daha böyle bir yıkımı dünyanın hiçbir yerine göstermesin, ülkemize de göstermesin. Değerli arkadaşlar, esnafın hangi sorunu varsa hem yerelde hem de Ankara’da gerçekten gücümüzün yettiği kadar güçlü bir şekilde sizin hakkınızı, Malatya’nın hakkını savunmaya başladık. Bazıları bizi eleştiriyor. Canları sağ olsun. ‘Elinde bir mavi dosya var, Cumhurbaşkanı’na götürüp dosyayı sunuyor’ diyorlar ama gerisini bilmiyorlar. Kendileri dosyanın içerisinde ne olduğunun farkında değil. Orada esnafın sorunları, Malatya’nın sorunları olduğunun farkında değil bu arkadaşlar. Cumhurbaşkanlığından başka üst bir makam yok. En üst makam Cumhurbaşkanı makamı. Bizden başka Malatya’da gidip de Cumhurbaşkanı’na Malatya’nın sorununu anlatan biri varsa çıksın, elini kaldırsın. Koordinasyon toplantılarında sivil toplum kuruluşları arasında tek ben vardım. O günkü oda başkanlarımızın çoğu da bizimle beraberdi. Malatya’yı az hasarlı il ilan ettiler. Orada kıyameti kopardık. Bakanlarla çatıştık. Milletvekillerine söylemiyorum ama bakanlarla gerçekten mücadele ettik. Bir sahaya inin dedim. Fırfırlı arabalarla gelip dolaşıp da memleketin ne olduğunun farkında değilsiniz. Gelin sadece bir Akpınar’a bakın.7 bin tane esnafın yerle bir olduğunu bir görün, gözlerinizle görün ki gidip yukarıda anlatasınız dedim. Biz birlik beraberlik içerisinde olduğumuz müddetçe Malatya’nın hakkını savunmak boynumuzun borcudur. Demin de söyledim, bizim elimizde mavi dosya var, biz bu dosyayı sayın cumhurbaşkanımıza sunuyoruz ama başkaları Sayın Cumhurbaşkanına yaklaşamıyor. Ama bakın ben size bir şey söyleyeyim. Sizin elinizde, koltuklarınızın altında hepinizin kırmızı dosyası var. Benim oda başkanlarımın içerisinde kırmızı dosyası olan hiçbir oda başkanım, yönetim kurulum yok. Ama gerçekten baktığınız zaman herkes çıkıp konuşuyor. Eskiden söylerlerdi ya, dilin kemiği yoktur. Herkes bir şeyler söyler. Eleştiri yapacaksanız gerçekten benim adım Şevket Keskin, çıkın gerçekten eleştiri yapın, karşı karşıya gelelim. Köşelerde oturup, köşelerde yazmayı artık pek fazla umursamıyorum. Gerçeği söylüyorum. Hiçbir oda başkanım da umursamıyor” şeklinde konuştu.

“DÜKKÂN SAHİPLERİ DEPREMDEN BİLE ÇOK BÜYÜK BİR SIKINTILI SÜREÇ YAŞATMAYA BAŞLADILAR”

Malatya çarşısının yeniden yapılmasının ardından esnafın taşınması gerektiğini de dile getiren Şevket Keskin, “Evet, şimdi Malatya çarşısı yapıldı. Artık bundan sonra yapılacak başka bir şey yoktur. Malatya’mızın ayağa kalkması için esnafın taşınması lazım. Malatya’yı eski günlerine kavuşturmak istiyorsak o iş yerlerine taşınmak boynumuzun borcu. Ama bir gerçek var, esnaf olmadan çarşı olmaz. Esnaf olmadan ticaret olmaz. Dükkân sahipleri, inanın ki depremden bile çok büyük bir sıkıntılı süreç yaşatmaya başladılar. Böyle bir fahiş fiyata dükkân kiraya verilir mi? Yazıktır, günahtır. Allah’tan korkun. O zaman benim esnafım konteynerden çıkmaz arkadaş, çıkamaz. Açık söylüyorum bunu bakanlık olsun, vilayet olsun, büyükşehir olsun, oda başkanlarımızla beraber oturup o fiyatları belli bir ölçüye çekmemiz lazım. Sen bir dükkânın fiyatını kalkar da 1 milyon 500 bine, 2 milyona verirsen benim esnafı taşımam çok zor olur. Ben açık söylüyorum, çok zor olur. Taşınanlar var. Gördüm, gerçekten taşınanlar var. Büyük para verenler var. Ama inanıyorum ki bir yıl sonra bu insanlar sermayesini bitirecek, oralardan çıkış yapacaklar. Onun için ben tekrar sesleniyorum hem bakanlık tarafına hem Sayın Valime, belediye başkanlarına, milletvekillerine siz milletin vekilisiniz, kaçmayın. Milletvekilinden, milletten kaçılmaz. Gelin esnafın önüne düşün, oturun. Ortak akılla Malatya’yı ve esnafını nasıl ayağa kaldıracağımızı konuşalım. Esnaf ayağa kalkmadıkça, ben Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu defalarca arz ettim, esnafı ayağa kaldırmadan, Sayın Reis, memleketi ayağa kaldırmanız mümkün değil. İnsanların karnını doyurmadan mutlu edemezsiniz dedim. Gelin bu ticareti ayağa kaldıralım. Ticaret ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz dedim” ifadelerine yer verdi.

“SANAYİ SİTESİ BÖYLE OLMAMALIYDI”

Sanayi sitesiyle ilgili süreci de eleştiren Şevket Keskin, “Şimdi kaldı bir sanayi sitemiz. Bu sanayi sitesinin böyle olmaması lazım. Defalarca söyledik. Kimseye sormadan gittiler, 714 dükkân yaptılar. Eyvallah dedik. Yanına ilave yapılacak şey yok. 714 dükkân; insanımızın 930 tane ağır hasarlı yeri var dediler. Dükkânı çıkanlar gitsin. Doğru, haklısınız. Ama geri kalanı nereye götüreceksiniz? Bir adres gösterin ya. Gösterin ki ben de esnafa söyleyeyim, bakın burada yer var. Sen eğer zamanında bizimle oturup konuşsaydın, ilk yaptığımız temaslarda 2 bin 500 tane iş yerini betonarmesiyle yapsaydın bugün bir sıkıntı çıkmazdı. Sana sormadan, kimseye sormadan insanlar tek tek taşınırdı. Ama bugün esnaf bana soruyor, oda başkanına soruyor ‘Başkanım, bizi kaldırırsınız da nereye götüreceksiniz?’ Vallahi biz de bilmiyoruz diyoruz. Çünkü buralar yapılırken ne bize sordular ne başka yere sordular. Çarşı yapılırken de sormadılar. Ben bir bakana dedim ki Bakırcılar Çarşısı yapılıyor dedi. ‘Temelini atacağım’ dedi. Gerçi sonra temele su doldu. Dedim Sayın Bakan, temelini attınız da  kaç tane bakırcımız olduğunu biliyor musunuz? ‘Ben ne bileyim’ dedi. ‘Size de sormadılar mı?’ dedi. Vallahi sormadılar dedim. ‘Ben sana sorayım’ dedim. Eğer bize sorsalardı, Akpınar Çarşısı’nı böyle yapmazlardı. İlk zaman Emlak Konut’un çizdiği bir proje vardı. Billboardlarda yayınlandı. Bunu defalarca söyledim. Bu projeyi gelin yapın. Cadde AVM gibi dört tane blok sistemi kurana kadar götürün. Niyazi Mısri tarafındakilere üstüne konut verin, bu taraftakilere vermeyin. İki katlı yapın dedim. Bu camiyi meydana çekmeyin dedim. Söylediğim zaman bazıları diyor ki, ‘Acaba başkan camiye mi karşı?’ Bunu söylediler.  Ben dedim ki Cezmi Kartay Caddesi ile Kışla Caddesi arasında belediyenin 7-8 dönümlük yeri var. Oraya çekin, iki caddeyi açın. Bir cuma camisi mi, deprem camisi mi; 50 bin kişilik, 20 bin kişilik, 30 bin kişilik bir cami yapın. Meydanımız yok. Malatya’da meydan var mı? Meydanı olmayan bir şehiriz. İlk yapılan yerlerin de Şire Pazarı’nda sıkıntılı olduğunu biliyorum. Ama diğer tarafta gerçekten Niyazi Mısri’den bu tarafa kadar güzel yerler yapmışlar” diye konuştu.

“BİZİ ELEŞTİRENLER ÇIKSIN BAKALIM SİZ DE BİR HÜNERİNİZİ GÖSTERİN”

Malatya’ya uzun yıllardır hizmet ettiğini belirterek, eleştirilere karşı açık olduğunu söyleyen Şevket Keskin son olarak şunları kaydetti: “Ben 30 yıldır bu işi yapıyorum. O kırmızı dosyası olanlar, benim hakkımda yanlış bilgi verenler, erkekse hepinizin yanında söyleyeyim güçleri yetiyorsa beni çıkarsınlar, karşıma çıkıp konuşalım. Bakalım ak mı, kara mı? Kimin suçu varsa çıkıp bu millete anlatalım. Ben geldiğim zaman Malatya’da site yoktu. Bu memlekete çok site kazandırdık. Çok emek çektik. Hatta siyaset zamanında bütün dağında, taşında, toprağında izim var. Çeşmesinden elektriğine, elektriğinden suyuna kadar. Bizi eleştirenler çıksın bakalım siz de bir hünerinizi gösterin. Bizim kimseye verecek bir haracımız yok. Biz hesabı Allah’a vereceğiz. Geri dönüp millete vereceğiz. Geri dönüp Malatya’ya hesap vereceğiz. Onun için her zaman alnımız açık, yüzümüz ak. Eğer bir yanlışım varsa söyleyin, ben bu görevi yapmam. Sonuna kadar beraber Malatya için, esnaf için çalışmak bizim boynumuzun borcudur.”

HANİFE SARI