Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya İl Başkanı Gökhan Gök ve yönetimi, Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği’ne (MAGİNDER) bir ziyaret gerçekleştirerek Malatya’daki rezerv alanlar ve yerinde dönüşüm çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Malatya’da rezerv alanlarında birkaç kişinin yürütmeyi durdurma kararı alması nedeni ile sürecin yavaş ilerlerdiğine vurgu yapan Salih Karademir, devletin kimsenin hakkına tenezzül etmeyeceğinin altını çizdi.

“DEVLET KİMSENİN HAKKINI YEMEZ”

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren MAGİNDER Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, “Malatya'mız çok zor durumda. 6 Şubat'ın yaralarını sarmaya devam ediyor. 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya devam ederken depremin ilk saniyesinden beri sahada olan MHP İl Başkanımıza teşekkür ediyorum. Malatya sevdalısı, Malatya için çalışıyor. 6 Şubat'tan itibaren Malatya'mız için fazlasıyla hem yönetimi hem teşkilatı Malatya'nın her sokağında her köşesinde depremzede vatandaşlarımızın sıkıntılarını hem çözmeye hem de sorunlarını dile getirmeye çalışıyor. Bizler de aynı şekilde MAGİNDER ailesi olarak başkanımıza destek olmak için her zaman yanında olduğumuzu söylemek istiyoruz. Malatya'mızda sürecinden bu yana bir bilgi kirliliği var. Vatandaşımız huzursuz. Özellikle rezerv alanlarla ilgili sıkıntılar var. Ama biz şunu söylemek istiyoruz, bizim için önemli olan devlettir. Devletimizin verdiği bilgiler, vatandaşımız için en net bilgilerdir. Diğer sahada gezen dedikodu, spekülasyon bilgilerin vatandaşımızı huzursuz etmesini istemiyoruz. O yüzden vatandaşımızın özellikle devlet kanallarından verilen bilgileri, devlet kurumlarından verilen bilgileri dikkate almasını özellikle söylüyoruz. Malatya’mızda rezerv alanlarla ilgili de sıkıntılar var. Rezev alan içerisinde bulunan 3-5 bina sahibinin sıkıntı çıkarması, bu alanlarda yapılaşmayı engellemesi birçok vatandaşımızı zor duruma sokmaktadır. Biz buradan başkanımızla birlikte şu çağrıyı yinelemek istiyoruz, vatandaşlarımız devletimize ve valimize güvensinler. Geçen hafta 6 şiddetinde bir deprem yaşadık. Devlet kimsenin hakkını yemez. Devlet kimsenin hakkına tenezzül etmez. Devletimiz var ki biz varız. En kötü devlet, devletsizlikten iyidir. Biz devletimize, valimize güveniyoruz. Dolayısıyla özellikle şehir merkezinde bir an önce yapıların yapılmasını, şehrimizin eski günlerine kavuşmasını istiyoruz. Ben tekrardan MHP İl Başkanımız Gökhan Gök'e ve yönetimine teşekkürlerimi iletiyorum” şeklinde konuştu.

“BİR ŞEKİLDE SÜREÇ İLERLİYOR”

Rezerv alanlarında yaşanan sıkıntılar hakkında bilgi veren MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök ise, “6 Şubat depremlerinin olduğu günden bugüne sahaya baktığımız zaman sahada MAGİNDER'in yaptıklarının karşılığı olarak beklenti içerisinde olmaksızın, herhangi bir hesap içinde olmaksızın siyasi veya ticari anlamda sürecin sonunda sadece tek amaçları, tek niyetleri Malatya'nın bir an önce ayağa kaldırılması noktasında sürece katkı sunmak olan kardeşlerime tekrar şükranlarımı sunuyorum. Malatya'mız 6 Şubat depreminde Hatay'dan sonra en fazla yarayı alan ilimiz. Ama en fazla yara alan illerin içerisinde olmasına rağmen belki de ciddi anlamda da eksiklerde olsa bir şekilde süreç ilerliyor. En büyük sıkıntılarımızdan biri de rezerv alanların tespiti noktasında.  Rezerv alanları içerisinde bulunan bazı ağır hasarlı yapıların mahkeme yolu ile işleyişinin durdurulması ve işleyişin aksamasıyla alakalı ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bununla ilgili Salih Başkan’da biraz önce dile getirildi. Burada yaklaşık 4-5 bin hak sahibi olan vatandaşlarımız 2-3 kişinin şikayeti veya mahkeme yolu ile durdurulması sonucunda projenin ilerlemesinde sıkıntı yaşanıyor. Ama bizim en büyük şanslarımızdan biri de yeni valimiz Sayın Serdar Yavuz'un her anlamda sahada olup Malatya'nın toparlanması noktasında tüm yükümlülüğü ve sorumluluğu üzerine alıp sahada devletin varlığını hissettirmesi” ifadelerine yer verdi.

“HİÇBİR SIKINTI YOK”

Malatya’da yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm noktasında belediyelerde ruhsat verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydeden İl Başkanı Gök, “Elbette devlet varlığını hissettirecektir ama unutmayalım ki devlet, millet için vardır. Bizim temel anlayışımız, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’.  Bu anlayışla sahada olan amirlerimiz olsun, devlet erkanımız olsun, vatandaştan kopmadan bir şekilde projelere yönlendirilmesi noktasında çalışmalarına devam ediyorlar. Mutlaka eksikler vardır, mutlaka bir yerde yanlış olabilir ama bunların tamamlanması noktasında veya bunların giderilmesi noktasında devletimiz en büyük hassasiyetini gösterip vatandaşımızı da mağdur etmeyecektir. Bizim büyükşehir belediye başkanı ve ilçe belediye başkanlarıyla yaptığımız görüşmelerde şu anda yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm adı altında adlandırdığımız ruhsat verme olayında şu anda bir sıkıntımız yok. En büyük sıkıntımız şu anda kat maliklerin kendi aralarında yaşadıkları sorunlardır. Şu anda elindeki projesiyle gidip de kat malikleriyle anlaşan veya proje yapacağı saha ile ilgili sorunu olmayan müteahhitlerin şu anda projelerini alıyor. Bununla ilgili hiçbir sıkıntı yok. Bununla ilgili kimse ne algı yaratmaya çalışsın, ne de kimse bunun üzerinden yerel yönetimi bir şekilde sorumluluk altında bırakmaya çalışmasın. Çünkü şu anda ruhsat verilme noktasında hiçbir sıkıntımız yok” diye konuştu.

“MALATYA’MIZ ÇOK CİDDİ BİR ZAMAN KAYBETTİ”

Malatya’nın en büyük avantajlarından birinin yerel yönetim ile merkezi hükümetin uyum içerisinde çalışması olduğunu belirten Gök, “Murat Kurum'un gelmesiyle birlikte özellikle sayın bakanımızın yeniden görev almasıyla birlikte Malatya çok ciddi bir ivme yakaladı. Sayın bakanımız ilk ziyaretini yaptı ve toplamda 3 kez Malatya’ya ziyarette bulundu. Sahaya hakim bir insan, yerinde olayı çözen bir bakanımız. Çünkü saha hakimiyeti tamamen sağlanmış durumda. Daha önceki bakanımıza da ve bu hizmeti veren bakanlarımıza da teşekkür ediyoruz ama Murat Kurum Bakanımızın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olması münasebeti ile Malatya’mız çok ciddi bir zaman kaybetti. Yeniden bakan olması ile birlikte o açağı da kapatmaya başladık. Bir taraftan çarşımız yapılmakta, diğer taraftan rezerv alanlarda ihaleler bitme noktasına geldi. Yerinde dönüşüm ile ilgili ruhsatlar verilmekte. AFAD üzerinden yerinde dönüşüm için kredi destekleri verilmeye başlandı. Bizin en büyük avantajlarımızından biri de ne olursa olsun yerel yönetim ile merkezi hükümetin uyum içerisinde çalışması. Kooridneli bir şekilde yerel yöneti,m ve merkezi hükümet uyum içerisinde çalışırsa Malatya’mız bir an önce ayağa kalkacaktır. Özellikle esnaflarımız bir an önce güvenli iş yerlerine taşınmaya başlayınca şehrimizin toparlanmaya başladığını göreceğiz. TOKİ evlerinin teslim törenleri hala devam ediyor. Yarın da büyük ihtimalle Çamurlu mevkiinde kura çekimi var. Devletimiz her anlamda sahada varlığını hissettiriyor” söyleminde bulundu.  

“ASAYİŞ İLE İLGİLİ CİDDİ SIKINTILARIMIZ VARDI” 

İnsanlara sadece güvenli evler tahsis etmekle sorun ve sıkıntıların çözülemeyeceğini kaydeden Gökhan Gök, “Geçtiğimiz hafta 5.9 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Deprem bölgesiyiz, depremle yaşamayı öğrenmeliyiz ama depremle yaşamayı öğrenemiyoruz. Deprem ile yaşamayı öğrenmektense güvenli evler, güveli işyerleri ve güvenli sahalar oluşursa Malatya’mızı yeniden ayağa kaldırabiliriz. Malatya’yı ayağa kaldırmak zorundayız. Ne olursa olsun saha hiçbir zaman boşluğu kabul etmez. Bizim en büyük endişemiz Malatya’dan giden vatandaşlarımızı gittikleri yerlere alışması ve tekrar dönmemesi. Biz şehrin demografik yapısının değişmesinden çok korkuyoruz. Böyle bir endişemiz var.  İş gücü sıkıntımız var. Organize Sanayi Bölgesinden en iyi fabrikanın yüzde 65-70 kapasite ile çalıştığı söylenmekte. Bununla birlikte depremden sonra asayiş ile ilgili ciddi sıkıntılarımız vardı. İnsanlara sadece güvenli evler vermek ile sıkıntılar çözülmüyor.  Asayiş anlamında da güvenliğin sağlanması noktasında da Sayın valimiz Seddar Yavuz'un gelmesiyle birlikte ciddi anlamda sahada şu anda sonuçlar alınmaya başladı. Sokak hayvanlarıyla ilgili bir kanun tasarısı vardı. Yaşlılarımız sabah namazında camiye gidemiyordu. Çocuğumuzu, kardeşimizi akşam sokağa bırakamayacak olduktan sonra eve hapsettikten sonra o şehir kültürünü oluşturmamızın da mümkün olmayacağını biliyoruz. Her şeyin başı ne olursa olsun güvenlik. Her şeyin başı ne olursa olsun asayiş. Bu anlamda devletimiz güçlü” ifadelerini kullandı.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ