Kanserle ilgili uzmanların uyarısı, erken tanının hayati önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye genelinde ücretsiz olarak sürdürülen kanser taramaları sayesinde meme, kolon ve rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok hastalık erken evrede yakalanabiliyor ve tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor. Bu anlamda erken tanı ve tedavinin önemi tekrar yinelenirken Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (MEAH) Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Feyza Fırat Atay kanser, kanserde erken tanı ve teşhis yöntemleri hakkında önemli bilgilendirmede bulundu.

Kanserin vücuttaki normal hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması, ölmesi gereken hücrelerin ölüm programından kaçarak adeta ölümsüzlük kazanması sonucu ortaya çıkan kötü huylu tümörleri ifade ettiğini dile getiren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Feyza Fırat Atay Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin yeni kanser vakasının teşhis edildiğini söyledi.

“PEK ÇOK KANSER TÜRÜ ERKEN TEŞHİS EDİLDİĞİNDE TAMAMEN İYİLEŞTİRİLEBİLMEKTEDİR”

“Dünya genelindeki istatistiksel veriler göz önünde bulundurulduğunda ise 2030 yılına kadar milyonlarca yeni kanser vakasının ortaya çıkması beklenmektedir” diyen Dr. Atay,

“Bu nedenle kanserin erken tanısı, teşhisi ve koruyucu sağlık önlemleri büyük önem taşımaktadır. Koruyucu önlemlerden bahsedecek olursak; obezitenin önlenmesi, tütün kullanımının kısıtlanması, alkol tüketiminin azaltılması, güneş ve ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak başlıca korunma yöntemleri arasında yer almaktadır. Tarama programları ise henüz herhangi bir hastalığı olmadığı düşünülen, sağlıklı görünen ve şikâyeti bulunmayan bireylerde uygulanan muayene ve tanı yöntemleriyle olası hastaların erken dönemde belirlenmesini amaçlamaktadır. Tarama yöntemleri sayesinde kanserler daha erken evrede tespit edilmekte ve tedavi başarısı önemli ölçüde artmaktadır. Çünkü pek çok kanser türü erken teşhis edildiğinde tamamen iyileştirilebilmektedir. Kanser taramaları, 2004 yılında kurulan ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) olarak bilinen merkezlerde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Ülkemizde yaklaşık 208 KETEM merkezi bulunmaktadır. Ayrıca Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) de ücretsiz kanser taramaları konusunda hizmet vermektedir”

ifadelerini kullandı.

MEME KANSERİ TEDAVİSİ YÜKSEK OLAN KANSERLERDENDİR

Kanser türlerine göre taramalardan bahseden Dr. Atay şunları kaydetti:

“Akciğer kanseri, dünya genelinde her yıl yaklaşık bir milyon ölüme neden olan ve özellikle ileri evrelerde oldukça ölümcül seyreden bir kanser türüdür. Tütün kullanımının azaltılması, akciğer kanserlerinin büyük bir kısmını önlemek için tek başına bile oldukça etkili bir yöntemdir.

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Yaklaşık her 6-7 kadından birinde yaşamı boyunca meme kanseri gelişebilmektedir. Erken yaşta adet görmek, geç menopoza girmek, hiç emzirmemek, geç yaşta doğum yapmak ya da hiç doğum yapmamak ve bazı hormon ilaçlarının kullanımı önemli risk faktörleri arasındadır. Yirmi yaşından sonra her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapılması, kırk yaşından sonra ise hekim önerisine göre yıllık veya iki yılda bir mamografi çektirilmesi erken teşhis açısından büyük önem taşımaktadır. Meme kanseri, erken yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğu kanserlerin başında gelmektedir.

Kolon kanseri ise özellikle 50 yaşından sonra hem kadınlarda hem de erkeklerde daha sık görülmektedir. Ne yazık ki erken evrelerde çoğu zaman belirti vermediği için ileri aşamalarda tespit edilebilmektedir. Gizli kan testi yapılması ve 50 yaşından sonra belirli aralıklarla kolonoskopi uygulanması sayesinde erken tanı mümkündür.

Rahim ağzı (serviks) kanseri de özellikle kadınlar için önemli bir sağlık sorunudur. Vakaların büyük çoğunluğundan HPV (İnsan Papilloma Virüsü) sorumludur. Özellikle HPV'nin 16 ve 18 numaralı tipleri serviks kanseri gelişiminde önemli rol oynamaktadır. HPV korunmasız cinsel ilişki yoluyla bulaşabilen bir enfeksiyondur. Aynı zamanda aşı ile önlenebilmektedir. Aşının yaygınlaştırılması ve toplumda cinsel sağlık eğitiminin artırılmasıyla serviks kanserlerinin büyük bir kısmı önlenebilir. Düzenli smear testi ve HPV-DNA testi ile erken teşhis mümkündür.

Cilt kanseri ise diğer bazı kanser türlerine göre daha nadir görülmekle birlikte, özellikle melanom alt tipi oldukça ölümcül olabilmektedir. Ultraviyole ışınlarından korunmak ve düzenli olarak güneş koruyucu kullanmak cilt kanseri riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.”

Dr. Atay, erken teşhisin önemine dikkat çekerek,

“Şunu unutmamalıyız ki kanserin kendisinden değil, geç teşhis edilmesinden korkmalıyız. Kanserlerin çok büyük bir kısmı erken tarama ve erken teşhis sayesinde tamamen tedavi edilebilen hastalıklardır”

dedi.

HÜSEYİN KOCAMAN