Malatya'da dar bütçeyle çocuk okutmanın zorluklarını ve artan yaşam maliyetlerini dile getiren vatandaşlar, Okul kantinlerinde bir tost ve ayranın 130 liraya satıldığı eğitim kurumlarındaki bütçe yükü ile Meclis lokantasında kavurmalı tost menülerinin 84 lira olmasına sert tepki gösterdi. Merkezi yönetimdeki imkânlar arasındaki uçuruma dikkat çeken vatandaşlar, çocukların okulda bir ayran ve tosta verdikleri ile Meclis'teki uygun fiyatlı menülerin sunulmasını hem ekonomik bir çelişki hem de vicdani bir yük olarak değerlendirdi.

Konuyla ilgili konuşan vatandaşlar, dar gelirli ailelerin her gün çocuklarına tost ve ayran bile alamayacak ekonomik sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Yaşanan bu tablo karşısında derin bir çaresizlik hisseden bazı vatandaşlar ise durumu ironik bir dille eleştirerek tepkilerini gösterdi.

"ÜLKE OLARAK BOZULDUK, HAK EDİYORUZ"

Röportajda hayat pahalılığının temelinde toplumsal bir bozulma yattığını savunan vatandaş Ahmet Uçar, “Şu dışarıda gördüğünüz lokantalarda, kafelerde ne varsa ben çocuğuma kendi evimde hazırlıyorum. Hem daha sağlıklı oluyor, hem daha maliyeti düşük oluyor. Bu sorun hani Meclisin yapması değil; yani bu toplum olarak, bütün olarak tepki vermediğimiz süre içinde sizin gibiler benim gibilere daha çok soru sorar, onlar da düşük fiyatlara daha çok yemekler yerler. Mesele onların yemesi değil. Toplum olarak hepimiz gücümüz yettiğince hırsızız. Hani helalimiz yok, haram... Biz toplum olarak bozulduk. Allah ne diyor: 'Siz neye layıksanız, ben başınıza ona layık idareciler gönderirim,' diyor. Biz demek ki layık idik, başımıza gelenler de..." dedi.

“SESİMİZİ DUYURAMIYORUZ”

Okul kantinlerindeki fiyatların yüksekliğinden yakınan Seniver Baydar, “Hiçbir şey söylemiyorum artık. Zaten her şey almış başını gitmiş. Sesimizi kaç senedir duyurmaya çalışıyoruz, olmuyor. O şekil devam edip gidiyor. Yani yanlış bir şey, çocuklar okulda... Yani benim çocuklarım da okula gidiyor, yapacak bir şey yok. Ben de karşıyım ama ne diyebilirim?” ifadelerini kullandı.

“TERSİ OLMASI GEREKİYOR”

Durumu büyük bir adaletsizlik olarak nitelendiren Erkan Özçelik, “Büyük bir adaletsizlik. Tam tersi olması gerekiyorken... Burada öğrenci var, veliler var. Para cebine koyamayan velilerimiz var, öğrencilerimiz var. Yani tam tersi olması gerekir. Orada 84 TL, orada 500 TL olması lazım. Parayı alan onlar. Parayı öğrenci almıyor ki. Öğrenci zaten babası zar zor eline tutuşturup okula gönderiyor. Yani bir simit 20 TL olduğu yerde öğrenci ne yapacak?" şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARIN GELİRİ VEKİLLERDEN FAZLA!”

Milletvekillerinin maaşları ile asgari ücretle geçinen ailelerin çocuklarının durumu arasında ironik bir kıyaslama yapan Mustafa Işık, “İyi onlar milletvekili, daha az maaş aldıkları için onlarınki daha az oluyor! Çocukların geliri onlardan fazla olduğu için... Öyle! Bir emekli milletvekili veya normal milletvekili şu anda 500-550 bin lira maaş alıyor. Ama asgari ücretle çalışan bir insan da normal çocuğunu zorla okula gönderiyor. Kınıyorum. Çok para. Yani öyle olmaması lazım”

“HAYAT PAHALILIĞINI DÜŞÜNEREK HAREKET ETMELİ”

Vatandaşın yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çeken Ali Seydi Çatalkaya, “Şimdi vekillerin bunu daha iyi düşünmesi lazım. Yöneticilerimizin bunu düşünmesi lazım. Bizim vatandaş olarak herhangi yapacağımız bir şey yok. Biz ne yapsak her şey yanımızda kalıyor zaten işte. Gördüğünüz gibi nereye gitsem bir hayat pahalılığı var, insanları gerçekten zorluyor. Vekillerimiz bunu düşünerek hareket ederlerse iyi olur. Vatandaşa bu konularda yardımcı olurlarsa hayat pahalılığı konusunda, daha iyi bir ülke olabiliriz diye düşünüyorum” sözlerini kullandı.

“HER KONUDA ADALETSİZLİK DİZ BOYU”

Okul masraflarının servis, kitap ve kantin giderleriyle birlikte binlerce lirayı bulduğunu belirten Cahit Aluçoğlu, “130 lira tost okullarda. Yazık, günah ya! 130 lirayı veremeyen ne kadar veliler var biliyor musunuz? E öbürü... Arkadaşları yesin, o seyretsin. Devlet her okulda yemek yapsın, versin, değil mi? Ya da 130 lira olur mu? Meclis'te 84 lira. Gel haydi buyur! Her çocuğun nefsi var. çocuk ne olacak, Yarın öbür gün anasından babasından gıcık alacak. Onların anası babası verebiliyor, siz niye veremiyorsunuz? demez mi ya Yazık, günah; bunun üstünde devletin durması lazım. Devlet yemek versin. Çocuklara da kimse kuruş verip okula göndermesin mesela... Şu adaletsizliğe bak. Her konuda neredeyse adaletsiz duruma geldik” diyerek cümlelerini tamamladı.

ROJBİN ASTEKİN