İnsanlık tarihinden çok daha eskiye uzanan geçmişiyle bilinen üzüm, dünyanın en eski kültür bitkileri arasında yer alıyor. Araştırmalara göre yabani asmanın tarihi insanlık öncesine dayanırken, üzümün kültüre alınmasının M.Ö. 5000-6000 yıllarında Kafkasya ve Anadolu'da başladığı, ardından dünyanın birçok bölgesine yayıldığı ifade ediliyor. Günümüzde yüzlerce farklı çeşidi bulunan üzüm; potasyum, demir, magnezyum ve çeşitli mineraller açısından zengin yapısıyla dikkat çekiyor.

PEKİ ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI NELEDİR?

Üzüm çekirdeği, özellikle dolaşım sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle dikkat çeken doğal besinlerden biridir. En önemli özelliklerinden biri, kan damarlarının yapısını desteklemesi, güçlendirmesi ve sağlıklı şekilde işlevini sürdürmesine katkı sağlamasıdır. Kalp ve damar sağlığı açısından içerdiği güçlü antioksidan bileşikler sayesinde uzun yıllardır bilim insanlarının ilgisini çeker. Özellikle Fransa'da yapılan araştırmalar bu konuda önemli veriler ortaya koymuştur. Doymuş yağ tüketiminin oldukça yüksek olduğu Fransa'da kalp ve damar hastalıklarının beklenenden daha düşük seviyelerde görülmesi, ‘Fransız Paradoksu’ olarak adlandırılır. Yapılan incelemelerde, bu durumun nedenlerinden birinin üzüm, üzüm çekirdeği ve üzümden elde edilen doğal ürünlerin düzenli olarak tüketilmesi olabileceği değerlendirilir.

İLTİHAP OLUŞUMUNU AZALTIR

Üzüm çekirdeğinin yapısında bulunan güçlü antioksidanlar, damar duvarlarının korunmasına yardımcı olurken kötü kolesterolün damar yüzeyinde birikmesini zorlaştırır. Aynı zamanda kandaki yağ oranının dengelenmesine destek sağlayarak damar sertliği riskinin azalmasına katkıda bulunabilir. Bu özellikleri sayesinde yıpranmış ve zayıflamış damarların korunmasına yardımcı olduğu düşünülür. Siyah ve kırmızı üzüm kabuğunda bulunan doğal bileşiklerin de hücreleri oksidatif stresten koruduğu, kalp-damar sağlığını desteklediği ve bazı araştırmalarda kanser riskini azaltıcı etkiler gösterdiği ifade edilir. Bunun yanında üzüm çekirdeği sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına katkı sağlayabilir, bağırsak hareketlerini destekleyebilir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabilir. Yağ metabolizmasını desteklediği, cildin daha canlı görünmesine katkı sunduğu, alerjik reaksiyonların hafiflemesine yardımcı olabileceği ve eklem sağlığını desteklediği de dile getirilir. Ayrıca iltihap oluşumunu azaltmaya, tansiyonun dengelenmesine, bağırsakların düzenli çalışmasına, romatizmal rahatsızlıkların etkilerinin hafiflemesine ve böbrek taşı ile kum oluşumunun atılmasına destek olabileceği yönünde görüşler bulunur. Damarlarda kolesterol birikimini azaltmaya katkı sağlaması da dolaşım sistemi açısından önemli avantajlarından biri olarak gösterilir. Özellikle siyah üzüm çekirdeğinin kan yapımını destekleyici özelliklere sahip olduğu da halk arasında yaygın olarak dile getirilir.

DAMAR YAPISINI DESTEKLER

Üzüm çekirdeğinin dolaşım sistemi üzerindeki etkileri arasında kan akışını desteklemesi de yer alır. Bu nedenle damar sağlığını korumaya yönelik uygulamalarda ve özellikle varis tedavisinde, doktor önerisi doğrultusunda uygulanan tıbbi tedavileri destekleyici olarak kullanılabilir. Vücudumuzdaki tüm organ ve dokular, kılcal damarlar aracılığıyla oksijen ve besin maddeleriyle buluşmaktadır. Bu nedenle kılcal damarların sağlıklı olması, genel sağlık açısından büyük önem taşır. Damarların zayıflaması veya elastikiyetini kaybetmesi kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir ve zamanla çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Hücrelere yeterli oksijen taşınamaması, birçok organın işlevini olumsuz yönde etkileyebilir. Aynı şekilde kılcal damarların zarar görmesi de farklı rahatsızlıklara yol açabilir. Üzüm çekirdeği, damar yapısını destekleyerek dolaşımın daha sağlıklı gerçekleşmesine katkıda bulunabilir. Bu nedenle ödem nedeniyle oluşan bacak şişliklerinin azaltılmasına yardımcı olabileceği de belirtilmektedir. Ayrıca göz sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olduğu, göz çevresindeki kılcal damarların korunmasına destek verdiği ve bu sayede görme fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlayabileceği ifade edilir. Damar elastikiyetini artırması sayesinde tansiyonun dengelenmesine yardımcı olabileceği de öne sürülür.

HÜSEYİN KOCAMAN