6 Şubat 2023’te Malatya’nın yaşadığı asrın felaketi yalnızca binalarımızı yıkmadı. Binalarımızın içinde ve Malatya coğrafyasında yaşanan kültürel yapımız da zarar gördü. Şehrimizi yeniden yapısal açıdan ayağa kaldırırken kültürümüzü de yerli yerine oturtmalıyız. Bizi biz yapan kültürümüzden ve inancımızdan vazgeçmemiz söz konusu olamaz. Bu nedenlerle Malatya Sonmanşet gazetesi olarak şehrin önde gelen isimlerini hazırladığımız röportaj sayfamızda konuk edeceğiz. Haftada bir gün yayımlayacağımız bu röportajlarla kültürel yapımızın genç kuşaklara aktaracağımızı düşünüyoruz. Bu haftaki konuğumuz Malatyaspor’un unutulmaz kalecilerinde Recep Solmaz. Sporcu kimliğiyle bir zamanlar adından sıkça söz ettiren Recep Solmaz ile gerçekleştirdiğimiz röportajı beğenilerinize sunuyoruz.
Okuyucularımıza kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
23 Aralık 1960 yılında Malatya’nın Sıtmapınarı semtinde doğdum. Sümer İlkokulu ve Sümer Ortaokulunu bitirdikten sonra endüstri meslek lisesinden mezun oldum. 2 dönem ticaret lisesinde de öğretimime devam ettim. 2 çocuk sahibiyim, emekliyim.
Doğup büyüdüğünüz mahallede spor yapacak ya da top oynayacak bir alan var mıydı?
Sümerbank işçi evlerinde oturduğumuz için çocukluğumuz Sümer İlkokulu ve Sümer Ortaokulunun bahçesinde cumartesi, pazar günleri sabahtan akşama kadar futbol oynayarak geçiyordu. Tabi bu oyunlarımız, biz farkında olmadan futbol altyapımızı pekiştiriyordu.

Futbola ilk nerede başladınız, ilk lisansınız hangi kulüpte çıktı?
Mahallemizdeki ağabeylerimiz Malatyaspor genç takımında futbol oynuyorlardı. Onların referanslarıyla (Erdal Karakurt, Şahin Gültekin) Malatyaspor genç takımına gittim. İlk lisansımda Malatyaspor genç takımında çıktı. Orada çok güzel arkadaşlık ortamı vardı. Bu güzel ortam sayesinde kendimi geliştirme imkânım oldu.
Spor hayatınızda unutamadığınız anılarınız var mı?
Spor hayatımda yaşadıklarımı birkaç anıyla anlatmam mümkün değil. Futbola başlayıp bırakana kadar hayatım çok güzel anılarla doldu. Genç takıma gittiğimde ilk antrenmana çıktığım zaman 9 kaleci vardı. Ben ve 9 kaleciydik. Pazar günü Malatyaspor genç takım maçına gittiğimde 9 kaleciden hiçbirimiz maçta oynatılmıyordu. Malatya Demirspor’dan Ramazan Kabak, Malatya İdmanyurdundan Cemal sahte olarak kalede oynatılıyordu. Burada rakip takımlarda hep sahte oyuncularla sahaya çıkıyorlardı. Düşünebiliyor musunuz 9 kaleci 1 kaleci etmiyorduk. 2-3 yıl bu böyle devam etti. Hiçbir gün antrenman kaçırmadan İnönü Stadının toprak zemininde çok acılar çekerek formayı kapma mücadelesi verdim. Yine bir gün Gaziantepspor şampiyonluk maçında takımımızı yalnız bırakmamak adına soyunma odasında otururken antrenörümüz rahmetli Bedir Kanlıdağ ağabeyimiz kadroyu açıklarken kaleci olarak beni saydı. Hem çok sevindim hem de çok korktum. Rakip bizi yenerse şampiyon olacak. Böyle stresli bir maçta Şeker Stadından Gaziantepsporu 2-0 yenerek gol yemeden iyi bir maç çıkarmanın mutluluğuyla kaleciliğe ilk adımımı atmış oldum.
İlk profesyonel sözleşmeyi hangi kulüp ile imzaladınız?
İlk profesyonel sözleşmemi Malatyaspor ile yaptım. Sırasıyla Eskişehir Havagücü’nde 2 yıl, bir yıl Siirt Köy Hizmetleri Spor, 2 yıl Hatayspor, bir yıl Bandırmaspor, bir yıl da Marmarisspor’da kalecilik yaptım. Diğer yıllar Malatyaspor’da oynadım.

Futbolu bırakmaya nasıl ve neden karar verdiniz?
Futbolu 34 yaşında bıraktım. Bu yaştan sonra idmanlar yorucu oluyordu. Gençlerle ortak yönlerimiz çok azdı. Ben hayatıma yön vermeyi düşünürken genç arkadaşlarımız başka iletişim ile meşgul oluyordu. Salonda TV izlerken ben o dönemde olan maçları takip ederken onlar pembe dizilerle uğraşıyorlardı. Benim yüzümden TV izleyemiyorlardı, baktım olmuyor, Marmarisspor’dan sonra bırakmaya karar verip, Malatya’ya döndüm.
Antrenörlük kursunu nerede aldınız? Hangi kulüplerde görev yaptınız, halen çalıştırdığınız kulüp var mı?
Futbolu bıraktığım an TFF en az 10 yıl profesyonel oyun oynayan futbolcuları TFF A antrenör kursuna davet etti. Mersin’de yapılan bu kursa bir ay giderek TFF A lisansımı aldım. Daha sonra profesyonel kaleci antrenörlük kursu açıldı. İstanbul Beylerbeyi’nde 15 gün o kursa giderek diplomamı aldım. Tercihim kaleci yetiştirmek olduğu için TFF A lisansımı kullanmıyorum, bu yüzden güncelleme yapmadım.

Gençlere spor yapmak ve sporcu olmak konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?
Gençlere tavsiyem iyi arkadaşlarla zaman geçirsinler, sporun hangi dalı olursa olsun mutlaka kaliteli bir ortamda zaman geçirsinler. Arkadaş seçerken dikkatli olsunlar. Sigara, alkol veya uyuşturucu kullanan kişileri değil sevgi, güzel ahlak sahibi, gülerek tebessümle vakit geçirebilecekleri kişileri arkadaş olarak seçsinler. Sporculuk ayrı bir okuldur, bunu sakın unutmasınlar. Bu okulda diploma yok ama vücutları için sağlıklı bir beden oluşturacaklarını bilsinler. Küsme, darılma, kırılma olmadan, paylaşmayı ve bölüşmeyi spor sayesinde öğreneceklerini bilmelerini isterim. Bunu okullarda değil mahallelerde arkadaşlar arasında çok daha güzel öğreneceklerdir.
Gençler günümüzde spor yapabilecek alan ve saha bulabiliyor mu? Bu konuda seçilmiş ve atanmış yöneticilerimize nasıl seslenmek istersiniz?
Spor yapabilecek saha ve alanlar Malatya’da belli bir yerde toplanmış. Yeşilyurt’ta Yeşiltepe ağırlıklı olarak Malatya’da doğu-batı, kuzey-güney yönlerinde spor tesisi yapılmalıdır. Futbol sahası olmasa da voleybol, basketbol, kapalı spor sahaları, suni çim sahaları, doğal çim sahaları, sporla alakalı tüm branşlarda tesisler şehrimizin her yönüne yapılmalı. Gençlerimiz boş vakitlerini okul bahçelerinde değil, kendileri için yapılmış tesislerde geçirmeli. Bu tesisleri yapan yöneticiler de fırsat bulduklarında faydalanmalı.
Spor demek sadece futbol değil. Diğer spor branşlarında gençlerimize önerileriniz olabilir mi?
Gençlerimize futbolun dışında da sevgisine göre güreş, boks, taekwondo, voleybol, basketbol, tenis, hentbol, cimnastik dallarında da kendilerine göre branş seçebilirler.

Günümüzde uyuşturucu çocuk ve gençlerin en büyük düşmanı. Bu konuda ailelere nasıl bir çağrıda bulunursunuz?
Çocuklarınızı sevin mukayese ederek dışlamayın. Yapamaz diye aşağılamayın unutmayın ki uyuşturucu batağındaki herkes sevgiden, ilgisizlikten, aşağılanmadan, özentiden dolayı kötü insanların ellerine düşüyor. Çevre faktörü çocuğunuzu parasız bırakmakta. Bu zehir tacirlerinin istediği bir davranış olduğunu da unutmayın.
Formasını giydiğiniz Malatyaspor sizin için ne anlam taşıyordu?
Formasını giydiğim Malatyaspor takımında futbol oynamak ayrıcalıklı bir durumdu. Adeta dokunulmazlık bir durum. Şehrin Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü sizi tanıyor. Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal bile isimle tanıyor seni. Bundan büyük onur ve gurur olabilir mi? Bu yaşımda hala Malatyaspor severler sevgi ve saygıda özen gösteriyorlar, hepsine çok teşekkür ediyorum.

Malatyaspor sizin için bir aile anlamını taşıyor muydu?
Bana göre aile ortamında konuşulan, tartışılan, paylaşılan, doğru tespitler, bilinenler, duyulanlar, yalanlar, yanlışlar, boş vaatler, samimi olanlar, dürüst olanlar kısaca çözüm odaklı olmayan tüm fikirler, düşünceler, aile dediğimiz ortamlarda medenice tartışılır konuşulur, sohbet tadında yapılması gereken en doğru kararlar Malatyaspor için şehrimiz için alınır. Aile ortamı dediğimiz kişiler baba, anne, evlatlar, amcalar, dayılar, halalar bunlar kan bağı olan birinci kuşak. İkinci kuşak evlatlar, kuzenler derken bir bakıyorsun memleketimin güzel insanları Kanal Boyundaki (şimdi Millet Bahçesi) İnönü Stadında 15-20 bin kişiyle kocaman bir aile olarak hep bir ağızdan Malatya Malatya diye 90 dakika, takımlarının galip gelmesi için destek veriyorlar. Soruyorum sizlere Malatyaspor gol attığı zaman yanındaki taraftara sarılan, kucaklayan, öpen, sevincinden ağlayan zıplayanlar, o an senin kardeşin, amcan, dayın, yeğenin kadar yakın olduğunu o günleri yaşayan biri olarak kan bağı olmasa da Malatya sevdalısı, Malatyaspor sevgisini senin baban, amcan, dayın oluyor. Bu stad’taki aile kulüp başkanının, yöneticinin dahi ismini bilmeden bu sevinci bu sevgiyi hep beraber paylaşıyorlardı.
Dönemin bürokratlarının sizlere bakış açısı nasıldı?
Malatyaspor’un başkanları, şehrin güvenilir üstadlarındandı. Şehrin valisiyle, belediye başkanlarıyla, emniyet müdürleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla büyük bir aile ortamı vardı ve o dönemlerde bu durum takım üzerinde olumlu motivasyon sağlıyordu. Bu bürokratik yapı 10-15 günde bir mutlaka Orduzu Pınarbaşındaki Malatyaspor tesislerine ziyarete gelir, antrenmanlarımızda bizlerle futbol oynarlardı. Ertesi günkü maçta alınacak galibiyetin ardından makamlarında bizlerle ikramlı sohbet eder, maçın analizini yapardık. Yine bir Malatya’daki Süper Lig’de, Bolusporu 3-2 yendiğimiz maçın ertesi günü çarşıya çıktığımda Vali Konağında Sayın Valimiz Kutlu Aktaş makam aracıyla durup halimi hatırımı sorup galibiyetimi tebrik ettikten sonra beni makam arabasıyla hükümet konağına getirdiğini hiç unutmam. İşte valisiyle, belediye başkanıyla, emniyet müdürü, sivil toplum kuruluşlarıyla Malatyaspor ailesi olarak tanındık, sevildik, sabah maç günü saat 5-6 stad kapılarında maç saatini bekleyenler, yorgan battaniye ile gelen taraftarlarımıza mahçup olmamak için sahada onur şeref mücadelesi yaptık. Şimdi bakıyorum jenerasyon farklılığı olabilir ama bir yerde Malatyalı olarak yanlış yaptığımız bir siyah çizgimiz var nedenlerini sorgulamak kimse istemiyor. Malatyaspor kulübü layık olduğu yere mutlaka gelecektir. Bu kulüp herkese nimet olmuştur, kıymetini bilen huzurlu bilmeyenlerde acısını mutlaka görecektir.

Malatyaspor hakkındaki temennileriniz nelerdir?
Sizler bu yazımı okurken Yeni Malatyaspor kongre sürecini tamamlamış olacak. Yeni bir sayfa, yeni bir bakış açısıyla Yeni Malatyaspor sıkıntılarından sorunlarından arındırılmış bir şekilde sahada mücadele eden, antrenörlüğünü yaptığım gençlere bir umut güven tazeleyerek beklentilerin üzerinde bir motivasyonla sezonu tarih yazarak kapatırlar. Hatalar zinciri var, altyapı 4-5 tane genç diğerleri tecrübeli 1-2 tanede liderlik özelliği olan futbolcu kadrosu olduğu zaman siz bu gençlerden verim alırsınız, takımın tamamı altyapı olduğu zaman tecrübesizlik zaafiyetler getirir. Bu gençler liderin olmadığı yerde zafer kazanamazlar, yasaklar nedeniyle oluşturulan bu gençlerimize de gerekli desteği vermemiz sonuca bakmaksızın görevimizdir diye düşünüyorum. Temennim güçlü veya güçlendirilmiş bir yönetim, yasaklardan yolsuzluklardan, küskünlüklerden nefretlerden arındırılmış, profesyonel şeffaf bir yönetim anlayışı ile tekrar büyük bir Malatyaspor Ailesi olabiliriz umuduyla.
Malatyaspor’da sizin de oynadığınız takıma Brezilya’dan 3 ünlü futbolcu gelmişti bunlardan söz eder misiniz?
Carlos, Malatyaspor’a geldiğinde dünyanın bir numaralı kalecisiydi. Malatya’ya gelmeden önce Brezilya dünya şampiyonu olmuştu. O şampiyon takımın kalecisi Carlos’tu. Aynı takımın santraforu Serginho, sol açığı Beyaz Pele olarak anılan Eder idi. Bu oyuncuların Malatyaspor’a transferi dünya futbol gündeminde birinci sıraya gelmişti. Hatta dünyada futbol ile ilgilenenlerin önlerine bir harita koyup bu dünya şampiyonu Brezilya’nın 3 büyük futbolcusunu transfer eden Malatya şehri dünyanın neresinde diye harita inceledikleri konuşuluyordu.

Malatyaspor’un ligdeki durumunu nasıl görüyorsunuz? Malatyaspor kulübünün şu anda yaşadığı olaylara bakışınız nasıl?
Benim oynadığım Malatyaspor kulübe şu an BAL liginde güzel günlerine dönmek için mücadele ediyor. Bu mücadelenin bir kişinin parasal gayretleri ile başarılı olması çok zor. Malatyaspor kulübünün yaşaması için şehrin tüm yöneticileri maddi olmasa da manevi olarak yanlarında olduklarını hissettirirlerse Malatyaspor eski güzel günlerine döner diye düşünüyorum. Buradan yeni sezonda başarı dileklerimi iletiyorum. Bunun yanında BAL liginde mücadele edecek Yeşilyurtspora, Girmanaspora, Arapgirspora başarılar dilerim.
Malatyaspor’da görev alacak insanlarda ne gibi özellikler ararsınız?
Malatyaspor’da görev alacak insanlardan parası olanlar, cimri olmayanlar, egosuz, beden dili, tatlı dilli olmazlarsa bir de hocanın kadrosuna, antrenmanına karışmazlarsa çok daha iyi yöneticilik yaparlar.

Malatyaspor yapısı bu şehir için ne anlam ifade ediyor?
Malatyaspor baldır, pekmezdir, tatlıdır, sevgidir, saygıdır. Pazar günleri 20 bin kişinin izleyip mutlu oldukları düğündür. Sevinçtir, paylaşmaktır, kardeşliktir, dostluktur.
Malatyaspor, Malatyalılar üzerinde sosyolojik ve psikolojik olarak nasıl bir etkiye sahiptir?
Malatyaspor insanların her yerde konuştukları, sıkıntılarını unuttukları, dertlerine derman buldukları, hüzünlerini, acılarını, kederlerini, sevinçlerini rahatlıkla konuştukları büyük bir millettir.

Malatyaspor, Malatya’da, Türkiye’nin 81 ilinde ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Malatyalılar için nasıl bir anlam taşıyor?
Özlem, hatıra, anılar, her Malatyalının geçmişinde mutlaka bir Malatyaspor anısı vardır. Gerek televizyon gerekse canlı bir Malatyaspor maçını her Malatyalı mutlaka izlemiştir. Anlatmaya da bayılır.

Farklı etnik yapı ve inançlara sahip Malatya’da, Malatyaspor’un birleştirici özelliği olduğunu düşünüyor musunuz?
İşte can alıcı nokta burası. Farklı etnik yapı, inançlara sahip olanların pazar günü tek düşündükleri şey galibiyettir. Hiç kimsenin nedir, necidir, kimsin, kimlerdensin sorulmadan, tanımadan, bilmeden atılan golün sevinciyle sarılan, öpülen tek yer futbol stadıdır.


RÖPORTAJI HAZIRLAYAN : MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
