Malatya Kültür Festivali’nin açılış programını takip eden BUSABAH TV ekibi, etkinlik boyunca gelişmeleri canlı yayınla izleyicilere aktardı. Festival alanında çeşitli konuklarla kısa röportajlar gerçekleştiren ekip, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile de bir röportaj gerçekleştirdi. Başkan Er ile yapılan kısa görüşmenin ardından belediyenin basın ekibinden “Kimden izin aldınız da röportaj yapıyorsunuz?” şeklinde bir tepki geldi. Yaşanan gelişme, Berkman Dulcan’ın moderatörlüğünü yaptığı Haftanın Nabzı programında ele alındı. Programda, söz konusu gelişmenin Malatya Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı Kubilay Bilal Öztürk’ün görev anlayışı, basın özgürlüğü, belediyelerin basın politikaları ve sosyal medya kullanımı açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Programın moderatörü Berkman Dulcan, geçmiş dönemlerde belediye başkanlarıyla röportaj yapılması konusunda benzer bir uygulamanın bulunup bulunmadığını gündeme getirdi. Dulcan, Kültür Yolu Festivali sırasında Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in farklı sosyal medya hesaplarına konuk olduğunu belirterek, BUSABAH TV ekibinin gerçekleştirdiği röportajın ardından yaşananlara dikkat çekti. Dulcan, “Kültür Yolu Festivali'nde Sami Er her gün bir sosyal medya ekibinin konuğu oldu. Yani sosyal medya uzmanıyım diyor da adamın takipçisine bakıyorum, 600-700 kişi, bilemedim 1000 kişi. Bunu sosyal medya fenomeni olarak görmüşler, Başkana bununla röportaj verdiriyorlar. Bizim ekibimiz Başkanla röportaj yaptı diye Basın Daire Başkanı arattırıyor ve şunu sorduruyor: 'Kimden izin aldınız da Başkanla röportaj yaptınız?' Bizim dönemimizde böyle bir şey var mıydı?” ifadelerini kullandı.

AKBOĞA’DAN SERT DEĞERLENDİRMELER

Programın konuğu gazeteci Necdet Akboğa ise tartışmayı yalnızca röportaj izni üzerinden değerlendirmedi. Akboğa, kentte basın, sosyal medya ve yöneticiler arasındaki ilişkiye yönelik eleştirilerini sert ifadelerle dile getirdi. Akboğa, belediyelerin ve yöneticilerin sosyal medya üzerinden oluşturulan görünürlüğe fazla önem verdiğini savunarak, bu durumun kentin gerçek sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini belirtti. Akboğa, “Ağzını yırtarlar adama, Malatya'yı dar ederler. ‘Köpeksiz köyde değneksiz dolaşma’ mevzuları var ya. Şimdi ortam birazcık paraya döküldüğü için, herkes satın alındığı için, herkese sus payı dağıtıldığı için çakalları meydana salıp ellerine birer tane cep telefonu verip; tipsiz, kişiliksiz, ne olduğu belli olmayan kişileri gönderip sokaklarda insanlara provokasyonlar yapıldığı için, kanun ve nizam uygulanmadığı için, vergiler verilmediği için bütün meydan çakallara kalmıştır. Aslanları bağlamışlardır zincire, çakallar meydandadır ve bu çakallara yön verenler, yüz verenler, besleyenler büyük çakallardır. Çakalların da hükmü kurtlar ayağa kalkana kadardır. Şimdi kurt ayağa kalkarsa sadece bir tanesini boğup geçmez biliyor musun? Belki bir tanesini yer ama 10 tanesini boğar gider, kurdun da öyle bir özelliği var” şeklinde konuştu.

“BU ŞEHRİ YÖNETENLER PARMAKTA OYNATILACAK KADAR HAFİF OLMAMALI”

Akboğa, sosyal medya hesapları üzerinden kent yöneticileriyle yakın ilişki kurmaya çalışan kişilerin de yöneticilerin karar mekanizmalarını etkilememesi gerektiğini söyledi. Kent yöneticilerinin sosyal medya üzerinden oluşturulan baskılardan uzak durması gerektiğini ifade eden Akboğa, yöneticilerin makamlarının ve sorumluluklarının ağırlığına uygun hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Akboğa, “Şimdi herkes aklını başına alsın, bu şehir sahipsiz değildir. Sosyal medyada orada burada dünya paralar harcayarak bu ülkenin, bu devletin ve bu şehrin yöneticilerini parmağında oynatmaya kalkmasın. Bu şehri yönetenler de parmakta oynamasınlar, parmakta oynayacak kadar da basit ve hafif olmasınlar. ‘Başkanım göz kırp, Başkanım yan dur, Başkanım havaya bak, Başkanım yere bak…’ Hani tekerleme vardı ya çocuk oyunlarında; ‘Havaya bak, yere bak, avanak’ derdik. Şimdi tam da bu durumu yaşıyoruz” diye açıklamalarda bulundu.

ASFALT PAYLAŞIMLARINA SERT TEPKİ

Programda belediyelerin gerçekleştirdiği hizmetlerin sosyal medya içeriklerine dönüştürülmesi konusu da gündeme geldi. Özellikle asfalt çalışmalarının sosyal medya paylaşımlarına konu edilmesini eleştiren Akboğa, belediyelerin hizmetlerini tanıtmak için gençlerin ve sosyal medya ekiplerinin kullanılmasını sorguladı. Akboğa, “Asfalt dökümü yapıyorsun, kız çocuklarını tutmuşsun asfaltı tanıtıyor. Hangi kültürünüzde vardı sizin daha düne kadar, ne işi var bunların? Asfaltını tanıtacaksan git sen kendini tanıt. Senin hizmetini tanıtmak için 17-18 yaşındaki çocukların ekrana çıkması mı gerekiyor ya? Siz hangi aklı yaşıyorsunuz ya? Size kim bu aklı veriyor? Siz nasıl yöneticisiniz ya? Siz nasıl bu memleketin, bu devletin, bu insanların paralarıyla makam arabalarına binip dünya kadar para harcayıp ondan sonra ‘Sağa dön, sola dön, sırıt, konuş, gül, dişini göster, göz kırp...’ Bu mudur ya sizin başarınız?” şeklinde konuştu.

“ŞEHRİ YÖNETİN, ŞU SOSYAL MEDYA SEVDASINDAN VAZGEÇİN”

Akboğa, sosyal medya kullanımına ilişkin eleştirilerinin son bölümünde ise yöneticilerin vatandaşla kurması gereken ilişkinin “tıklanma” ve sosyal medya görünürlüğü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kentin farklı ilçelerinde ve mahallelerinde yaşayan vatandaşların sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlardan ziyade doğrudan hizmet beklediğini ifade eden Akboğa, yöneticilerin önceliğinin kentin sorunlarını çözmek olması gerektiğini belirtti. Akboğa, “Hangi Pütürgeli sosyal medyadadır teyze? Sana oy veren Kaleli, sana destek veren, sana dua eden Orduzulu hangi sosyal medyada seni tıklamıştır? Tıklanmak mıdır bütün mesele? Bütün hayatınız tıklanmak üzerine midir, parmak üzerine midir, işaret üzerine midir? Şehir bununla yönetiliyor ya; varsa yoksa ellerine bir cep telefonu, sağa dön sola dön... Bu nedir? Şehri yönetin, şehrin yollarını yönetin, şehrin geleceğini yönetin, şehrin vizyonunu yönetin, şehre bir şey katın ya! Kültür neyi vermişsiniz. Her birinizin etrafında 10 tane, 20 tane cep telefonu taşıyanı var. Herkes aklını başına toplasın, şu sosyal medya sevdasından vazgeçin" ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.

HANİFE SARI