Deprem bölgesinde konut üretimini hızlandırmak için başlatılan yerinde dönüşüm projeleri, ödeme krizine takıldı. Müteahhitler, 3 aya yaklaşan hak ediş süreleri nedeniyle projelerde yavaşlama yaşanırken Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Mehmet Bülbüloğlu Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Yerinde dönüşüm projelerinde son bir, bir buçuk aydır çok ciddi anlamda şikâyet aldıklarını dile getiren MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu, hem vatandaşların hem de müteahhitlerin kendilerini yoğun bir şekilde aradığını söyledi.

“YERİNDE DÖNÜŞÜMDE ÇOK CİDDİ SAYIDA PROJE SÖZ KONUSU”

“Bunun sebebi ise yerinde dönüşüm hak ediş ödemelerinde ciddi problemler yaşanmasıdır” diyen Bülbüloğlu, “Bakanlığımız tarafından yapılan hak ediş ödemeleri şu anda 70-75 günü, hatta 90 günü bulmuş durumda. Dolayısıyla firmalarımız artık bu süreci kendi mal varlıkları ve sermayeleriyle devam ettiremeyecek bir noktaya ulaştı. Yerinde dönüşümde çok ciddi sayıda proje söz konusu. Bu nedenle inşaatlarda bir yavaşlama yaşanıyor. Vatandaşlarımız da inşaatların ilerlememesinden dolayı derneğimizi ve şahsımı arayarak şikâyetlerini dile getirmeye başladı” dedi.

“VATANDAŞLAR VE MESLEKTAŞLARIMIZ CİDDİ ZARAR GÖRECEK”

Hak edişlerin düzenli bir şekilde ödenmesi gerektiğine dikkat çeken Bülbüloğlu, “Bizler de bu konuyu bakanlığa ilettik ancak hala bir düzelme söz konusu değil. Açıkçası yerinde dönüşümde zaten ciddi anlamda zaman kaybettik. Bu nedenle özel bir hassasiyet gösterilerek hak ediş ödemelerinin düzenli şekilde ve maksimum 45 günü geçmeyecek biçimde yapılması gerekiyor. Aksi takdirde hem vatandaşlarımız hem de meslektaşlarımız ciddi zarar görecek. Çünkü mevcut savaş ortamı nedeniyle başta mazot olmak üzere inşaat malzemelerinde ciddi dalgalanmalar yaşanıyor. Çimento, beton, cam gibi sektörün ana kalemlerinde mazota bağlı olarak ciddi fiyat artışları meydana geliyor ve gelmeye de devam ediyor. Hak ediş ödemelerinin gecikmesi ve piyasadaki dalgalanmalar nedeniyle bu inşaatların yarım kalma riski de ortaya çıkacaktır. Bu nedenle deprem bölgesine özel hassasiyet gösterilmesini ve hak ediş ödemelerinin hızlandırılmasını sizler aracılığıyla da ifade etmiş olalım” şeklinde konuştu.

“ÇAĞRIMIZIN KARŞILIKSIZ KALACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”

Daha önce hak ediş ödemelerinin 30-35 güne düştüğünü hatırlatan Bülbüloğlu, “Yılbaşından hemen sonra Sayın Bakanımız Malatya’ya geldiğinde Kentsel Dönüşüm Başkanlığı yetkilileriyle görüştük. Kendisine bir rapor sunduk. O dönemde bir iyileşme oldu ve ödeme süreleri 30-35 güne kadar düştü. Ancak şu anda bakanlık yetkililerinden net bir cevap da alamıyoruz. Açıkçası ‘Şu tarihe kadar düzelteceğiz’ şeklinde bir açıklama yapılmıyor. Buradan bir çağrıda bulunuyoruz. Sayın Bakanımız Murat Kurum, Malatya’nın hassasiyetlerini ve eksiklerini çok iyi bilen bir isimdir. Bu çağrımızın karşılıksız kalacağını düşünmüyorum. Buradaki hak ediş ödemeleri yalnızca müteahhitlerin çıkarı açısından değil, vatandaşlarımızın konutlarına bir an önce kavuşması açısından da büyük önem taşıyor. Hak edişler nedeniyle yerinde dönüşüm projelerinde bir yavaşlama söz konusu” ifadelerine yer verdi.

“Firmalarımızın mali açıdan sorun yaşaması, çek veya senetlerinin karşılıksız kalması durumunda inşaatların ilerleyişi de duracaktır” diyen Bülbüloğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Bu durumda en büyük zararı yine Malatya’mız ve vatandaşlarımız görecektir. Müteahhit firmalarımız şu anda ellerinden gelen fedakârlığı yapıyor. Çok büyük maliyetlerin altına giriyorlar. 90 güne, yani 3-3 buçuk aya kadar bu süreci öz sermayeleriyle tolere etmeye çalışıyorlar. Ancak mevcut ekonomik şartlarda ve yüksek enflasyon ortamında firmalarımızın buna dayanma gücü sınırlı. Bu nedenle inşaatların yarım kalmaması ve projelerin hızlanması için ödemelerin acilen yapılması gerekiyor. Şimdi, inşaat sektörü yalnızca ilimizde değil, Türkiye genelinde daralma sürecine girdi. Bunun en önemli nedenlerinden biri de inşaat maliyetlerindeki artıştır. Yeni imar alanları açılıyor. Malatya’da da yeni yaşam alanları, iş merkezleri ve konutlar üretmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızın daha sağlam ve sağlıklı konutlara erişebilmesi için üretimin devam etmesi şart. Ancak mevcut ekonomik koşullarda bizler artık konut üretmekten ve inşaat yapmaktan çekinir hâle geldik. Eğer bu sorunların önüne geçilmezse sektör giderek daha da yavaşlayacak. Buna bağlı olarak ihtiyaç duyulan bağımsız bölüm, dükkân ve iş yeri sayısı azalacak. Türkiye genelinde kentsel dönüşüm ihtiyacı olan birçok ilimiz bulunuyor. Bu illerde de dönüşüm süreçleri yavaşlayacak, hatta duracaktır. Oysa inşaat sektörü yaklaşık 200-250 iş kolunu besleyen stratejik bir sektördür. Hem ülke ekonomisinin devamı hem de vatandaşlarımızın temel hakkı olan barınma hakkının korunması açısından inşaat malzemelerinde fiyat istikrarının sağlanması büyük önem taşımaktadır.”

“YAPI MÜTEAHHİTLİĞİ BELGELERİYLE İLGİLİ ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILACAK”

Öte yandan müteahhitliğin sınıflandırılmasıyla ilgili yeni bir gelişmeyi açıklayan Bülbüloğlu, “Bunun dışında yapı müteahhitliği sınıflandırmasıyla ilgili de gelişmeler var. Geçen hafta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İnşaat Sektör Meclisi’nde bir toplantı gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Yapı İşleri Genel Müdürümüz ile Mesleki Hizmetler Genel Müdürümüz de toplantıya katıldı. Bugün ise bu toplantının devamı niteliğinde ikinci bir toplantı bakanlıkta gerçekleştirildi. Yapı müteahhitliği sınıflandırması yıllardır hem derneğimizin hem de konfederasyonumuzun talep ettiği bir düzenlemeydi. Ancak uygulamada bazı maddeler var ki sektörde faaliyet gösteren firmaların önünü tıkıyor ve ne olduğu bilinmeyen yeni firmaların da sektöre girmesine neden oluyor. Bizler uzun süredir bu konudaki şikâyetlerimizi dile getiriyorduk. Gerçekleştirilen bu iki toplantı neticesinde, yakın zamanda bakanlığımız tarafından yeni bir yönetmelik yayımlanacağı ve yapı müteahhitliği belgeleriyle ilgili önemli değişiklikler yapılacağı yönünde söz aldık diyebiliriz. Yakın zamanda Resmî Gazete’de yayımlanacaktır. Sizler de oradan veya bizler aracılığıyla gelişmeleri takip edebilirsiniz” söylemlerine yer verdi.

SİNEM HATUN DAVUT