Kimi vatandaşlar ekonomik koşullar nedeniyle alışverişin sadece zorunluluktan ibaret olduğunu savunurken, kimileri ise deprem sonrası yaşanan psikolojik baskının insanları alışveriş yoluyla mutlu olmaya ittiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Şehirde yaşanan yıkımın ve geçim derdinin gölgesinde biçimlenen bu yanıtlar, Malatya sokaklarında tek bir "doğru" olmadığını, vatandaşların ekonomik gücüne ve ruh haline göre alışverişe çok farklı anlamlar yüklediğini gözler önüne seriyor. Bir tarafta artan kira fiyatları ve emekli maaşlarının yetersizliği nedeniyle temel mutfak masrafını bile zorunlulukla karşılayan bir kesim yer alırken, diğer tarafta ise depremin getirdiği ağır travmayı ve sosyal durgunluğu vitrin gezerek, harcama yaparak veya sokaklarda vakit geçirerek aşmaya çalışan bir kitle dikkat çekiyor. Böylece çarşı pazardaki kalabalık, dışarıdan bakıldığında bir refah göstergesi gibi algılansa da arka planında hem derin bir ekonomik mücadeleyi gösteriyor.

“MUTLU OLMAK İÇİN YAPILAN İSRAFTIR”

Hayat pahalılığına ve düşük emekli maaşlarına dikkat çeken Dursun Yarış, “Mutlu olmak değil. Herkes ihtiyacı için alışveriş yapar. Mutlu olan fuzuli alışveriştir, bana göre israftır. Benim ihtiyacım varsa alışverişimi yaparım, yoksa ne lüzum var fuzuli alışveriş yapayım? Ben devletime esnaf olarak 1962’den 2010’a kadar vergi ödedim. Esnafsın ya; levha parası öde, dernek parası öde, kooperatif parası öde... Öde öde durmadan, esnafsın öde! Bağ-Kur'dan emekli oldum, 23 bin lira maaş... Nasıl ben fuzuli yere para harcayabilirim? Bir ev kirası almış başını gidiyor, ne yapacaksın? Bak ben 95 yaşında bir vatandaşım, Turgut Özal Üniversitesi'nin en yaşlı talebesiyim. Hayat çok zor. Kimler için zor? Ufak emekli için zor. Zaten büyükler almış yürümüş gidiyor” dedi.

“DEPREM SONRASI PSİKOLOJİK OLARAK KENDİLERİNİ ALIŞVERİŞE VERİYORLAR”

Vatandaş Yılmaz Bozdemir ise şehirdeki alışveriş hareketliliğinin deprem psikolojisiyle bağlantılı olduğunu savundu. İnsanların мораl bulmak adına harcama yaptığını dile getiren Bozdemir, “İnsanlar sadece mutlu olmak için alışveriş yapıyorlar. Çünkü bu deprem sonrası insanlarda psikolojik olarak bir baskı ve kendini salmışlık oluştu. Bunun devamında da mutlu olmak için kendilerini alışverişe veriyorlar. Gerekli harcamalardan ziyade gereksiz harcamaların insanları mutlu ettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“MUTLU OLMAK İÇİN HARCAMA YAPMAK BÜTÇE MESELESİ”

İsmini vermek istemeyen bir vatandaş, harcama alışkanlıklarının kişilerin gelir düzeyine göre değiştiğini belirterek, “Bu durum tamamen bütçe ve derece meselesi. Genel olarak ülkemizde vatandaşlar ihtiyaç için harcama yapıyor. Toplumun çok az bir kısmının mutlu olmak için bu harcamayı yaptığını düşünüyorum. Maddi geliri ve durumu daha yüksek olan insanlar bunu daha kolay yapabiliyor” şeklinde konuştu.

“İHTİYACI OLAN İŞİNİ GÖRÜR EVİNE GİDER”

Sokaklardaki kalabalığı ve fuzuli gezmeleri eleştiren Alattin Tutal, insanların çoğunun ihtiyaç dışı dışarıda olduğunu öne sürdü. Başka şehirlerden örnek veren Tutal, “Genelde mutlu olmak için yapıyorlar ya. Şu kalabalığa baksan hiç ihtiyacı var gibi durmuyor. İhtiyacı olan çıkar, alışverişini yapar, evine gider. Kastamonu’ya gittim, gündüz sokakta kimse yoktu. Esnafa sordum, ‘Herkes evinde, fuzuli gezmiyorlar’ dediler. Bizim insanlarımız fuzuli geziyor, gezmeyi seviyorlar” dedi.

“KİM 'AÇIM' DİYORSA YALAN SÖYLÜYOR”

İnsanların cebinde birden fazla kredi kartı olduğunu ve zorunluluktan değil keyfi harcama yapıldığını iddia eden Mehmet Korkmaz, “Nereye gitsen dolu. Kim diyorsa ki 'açım', yalan söylüyor. E tabii ki mutlu olmak için alışveriş yapıyorlar. Adamın cebinde 5-6 tane kart var. Bir kart yetmiyor mu? 'Fuzuli alışveriş yapmıyoruz' diyenler doğruyu söylemiyor” ifadelerini kullandı.

“BU ZAMANDA MUTLU OLMAK İÇİN ALIŞVERİŞ YAPMAK LÜKS”

Mevcut ekonomik şartlarda keyfi harcama yapmanın mümkün olmadığını belirten Cemal Kaya, “Bence insanlar tamamen ihtiyaçları olduğu için zorunlu alışveriş yapıyor. Şu zamanda mutlu olmak için alışveriş yapmak biraz lüks ve yüksek bir şey. Her şey zorunluluktan” değerlendirmesinde bulundu.

“BU SİSTEMDE MUTLU OLMAK İÇİN ALIŞVERİŞ İMKÂNSIZ”

Vatandaş Rahmi Badem ise hayat mücadelesi içinde insanların sadece evi geçindirmek derdinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İnsanlar tamamen ihtiyaçları olduğu için alışveriş yapıyor. Eve bir şeyler götürmesi gerekiyor, onun için mecburiyetten yapmak zorunda kalıyorlar. Mutlu olmak için yapmıyorlar, bu mevcut sistemde öyle bir şey mümkün değil.”

ROJBİN ASTEKİN